Google Arama

Custom Search
el yapımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
el yapımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Tank Maketi Yapımı ( Minyatür- 5 Dakikada-Yapıştırıcısız)


Okulda sıkıcı geçen derslerde aklıma gelip, beni epeyce eğlendirmiş kolay ve ilginç, aynı zamanda etkileyici olan ince kartondan savaş tankı yapımı. Tüm tank, topu topu 3 parça kartondan oluşuyor. Sağda solda dağıtılan yemek salonu, gece partisi tanıtımları ya da ilaç kutularının ana gereci olan ince kartonlar işinizi oldukça görür. Sözü uzatmadan ivedi bir biçimde aşamaları aktarıyorum:

Kartondan 5 Dakikada Tank Yapımı:

-Araçlar

 *Makas (Kolaylık açısından gerekli ama olmasa da olur)
 *Cetvel (Kolaylık açısından gerekli ama olmasa da olur)
*Kalem (süsleme ve çizim için)

-Gereçler
*Karton ya da kalın kağıt

Yapılışı

  Yukarıdan görüldüğü üzere oldukça az gereçle bu tankı yapabilirsiniz. Makasınız yoksa keseceğiniz yerleri aşağıda gösterilecek olan kesim çizgilerinden bir kaç kez sağa sola katlayabilir ve böylece kağıdı kesim çizgisi boyunca zayıflatarak ortaya çıkan katlama izinden kağıdı kolayca elinizle ayırabilirsiniz. Cetveliniz yoksa biraz göz kararıyla ya da çevrenizdeki düzgün küçük cisimleri ölçekleme yapmada kullanabilirsiniz. Ben silgime eşit aralıklarla çizikler atar, kendi uyduruk ama eşit bölünmüş cetvelimi yapardım. Aşağıdaki ölçüleri örnek olarak verdim (bulduğum en uygun ölçüler). Siz kendinize güveniyor ya da değişik tank biçimleri denemek istiyorsanız ustalaştıkça kafanıza göre değişiklikler yapabilirsiniz.

 * Şimdi elinize aşağıdaki ölçülerde (12-7cm) dikdörtgen bir karton alın, ardından makasla gösterilimiş çizgiler boyunca belirtilen uzunluklara göre bu kartonu kesip toplamda 3 ana parça elde edin. (A,B,C)   

basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi
Resim1:Tüm Tankın Oluşacağı 12 ye 7.5 cm lik Ana Karton Ve Ondan Ayrılacak Parçaları  

 * Kesim işlemini ''B'' parçası üzerinde sürdürüyoruz. Aşağıda, ''B'' ile gösterilen parçadaki ''X'' ile gösterilen kesikli yerleri kesip atın, işe yaramayacak. Diğer kısımları verilen uzunluklara göre kesin. En ortadaki birer santimetrelik 4 adet çizgi, kartonun üzerine açılmış ince yarıklar olarak kalacaklar. Bu 4 kesik yarığı gösteren üst sağda  çizginin ölçüleri, diğer üçü içinde geçerli. Hepsi bu şekilde kesilecek.
 UYARI: Özellikle ortadaki yarıklar ve diğer kesikler olabildiğince ince ve düzgün olmalı. Yoksa parçaları birbirine geçirdiğinizde birbirini tutmazlar ya da düzkün katlanmazlar. 


basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi
Resim2: Ana parçadan Ayrılan B Kısımının Üzerinde Yapılacak Kesim İşlemleri. Kesikli Çizgilerle Gösterilen Her Çizgi Verilen Ölçülere Göre Kesime Uğrayacak.

 * Şimdi ''C'' ile gösterilen parçayı alın ve aşağıda görüldüğü üzere kesikli çizilen yerlerden gerektiği kadar kesin. ''X'' ile gösterilen parça işinize yaramayacak o bölümü de atabilirsiniz.  

basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi
Resim3: ''C'' Üzerinde Kesim İşlemleri

   * Tüm kesim işlemleri bittiğinde elinizde aşağıdaki gibi üç parçadan oluşan, eğilip bükülmeye ve birbirine geçirilmeye hazır kartonlar olacak ...Bu kartonların üzerindeki beyaz kısımlar yarık olarak bıraktığımız kesikler. Dışarıdaki kesikler katlama işlemleri için, içerdeki yarıklar ise içlerine başka parçalar geçirmek için kullanılacak.
basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi

Resim4: Tüm Kesimlerden Sonra Elde Edilen Ve Tüm Tankı Oluşturan 3 Parça.

  * Şimdi ''B'' parçasını elinize alın ve gösterilen çizgi ekseninde aşağı doğru düzgünce kıvırın. Kıvırırken cetvel, kitap, uç kutusu ve benzeri düzgün araçlardan yararlanabilirsiniz. Aşağı kıvırdığınız bu kısımlar tankımızın tırtıl (palet)  sınırlarının ve dişli çarklarının çizileceği alan olacak. 
basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi
Resim5: B Parçası Mavi İle Gösterilen Eksenler Boyunca Aşağı Doğru Katlanıyor. Katlanan Kısımlar Olabildiğince Dik Durmalı Ve Dışarı Kanat Gibi Açılmamalıdır. 

 * ''B'' parçasının önünde ve arkasında bulunan beyaz kesik çizgilerinden aşağıda görüldüğü gibi katlayarak bu alanları aşağıya doğru eğin. Bu eğimli yüz  tankımızın ön vce arka göğüsleri olacak. Eğer isterseniz bu işlemden sonra eğdiğiniz bu parçaların ortasından bir büklüm daha yaparak iyice aşağı kıvırın ve iki büklümlü bir şekile sokun. Böylece daha doğal ve güzel bir daire-göğüs elde edebilirsiniz. Konunun en sonuna koyduğum görsellerde olduğu gibi; tanklarımı yaparken bu bölümü iki kez kıvırmıştım. 

  basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi

Resim6: ''B'' Parçasının Önlerinin Aşağı  Doğru Kıvrılarak Eğim Yapılması. Bu Kısımlar Tankın Etkileyiciliğini Artırıyor Çünkü Aşağı Doğru Kavislenen Parçalar Kağıda Dolgunluk Etkisi Veriyor.

* Şimdi sıra ''C'' parçasını, diğer deyişle tankımızın ''taret'' denilen üst kısmını katlamakta. Aşağıda görüldürü gibi üzerinde siyah çizgiyle gösterilmiş kesikleri olan düzgün dikdörtgen ''C'' parçamızı 2. ve 3. aşamaları izleyerek katlıyoruz. 

 basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi



Resim7: Tankı Taretinin (üst kısımının) Oluşturulması.

*Tank topunun yapımı için ''A'' olarak gösterilen uzun ince dikdötgenimizi aşağıda açık mavi eksenle gösterildiği üzere tam ortasından boylu boyunca katlıyoruz. Hepsi bu kadar.

basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi



Resim8: Tank Namlusu

*
Son aşama: Tankın 3 parçasının birbirine geçirilmesi. Tankın A,B,C parçalarının üzerindeki siyah kesimler;  önceki adımlarda bir kesiciyle düzgün olarak kartonlara açtığımız yarıklar. Bu yarıklara parçaların alt kısımlarını sokup yerleştirdiğinizde, sokulan parçanın diğer yüzde çıkan çıkıntılarını sağa ya da sola kıvırın. Böylece parçalarınız yapıştırıcıya gerek duyulmadan kıvrılarak birbirlerine kenetleneceklerdir. Diğer yüzden çıkan bu çıkıntılar eğer ilk adımlardaki kesim işlemlerini düzgün yapmışsanız yüksek olasılıkla küçük üçgenler şeklinde olacaktır.
  Tank topunuz olan katlanmış ''A'' kartonunuzun bir ucunu da, tankınızın ''C'' parçasının ön yüzünün ortasına daha önceki adımlarda açtığınız, siyah ile gösterilmiş ince yarığa geçirin. Yarığınız kartona açılmış ince bir kesik şeklinde olduğundan, top namlusunun yarığa giren kısmını baş parmağınızla sıkarak birleştirin ve öylece sokun. Zorlanabilirsiniz ama bu yarık ne kadar dar ve düzgün çizgi şeklinde kesilmişse sokulan parça o kadar iyi içeride tutunacaktır. Top namlusu geçirildikten sonra yamuk durabilir, onu da namluyla oynayarak ya da girdiği yarıkta oynamalar(genişletme)  yaparak giderebilirsiniz.  



basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi
Resim9: Tüm Parçaların Birleştirilmesi. Kırmızı Oklar Ve Kesikli Çizgiler Parçaların İzleyeceği Yolu Ve Yönü Gösteriyor.

 *Aşağıda ki çizim, parçaların birbirine nasıl kenetleneceğini gösteriyor. Turuncu  boyalı çember, bir parçanın yarığa geçirildiğinde kartonun öteki yüzünden çıkan küçük kısımlarını gösteriyor. Bu küçük kısımları, parçları bozmandan parmağınızla yana katlamalısınız.  Açık yeşil boya, öteki yüzden çıkan parçayı simgeliyor.



   basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi

Resim 10: Kıvırarak Kenetleme

   basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi
Resim11: Yukarıdan geçirilen Parça Aşağıdan Bu Şekilde Çıkıyor. Bu Parçada Sağa Ya Da Sola Kıvırılarak Kenetlenme İşlemi Sağlanıyor. 

* İŞTE SON!
  Tankınız bitti! Şimdi uygun bir kalemle  tankınızın üzerine aklınızda ne türlü bir tank varsa ona göre boyama ve çizimler yapabilirsiniz...Aşağıdaki resimler bitmiş bir tanktan. Daha sonra  ekleyeceğim bir ili görselle, değişik türde tankların yapılabileceğini görebilirsiniz.  Çizim İşlemlerini parçaları birleştirmeden önce yaparsanız zorlanmazsınız, çünkü tank oluşturulduktan sonra onu bozmadan üzerinde çizim yapmak ustalık istiyor. 


basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi
Resim12-13: Bitmiş Bir Tank. Bu Tankı İstediğiniz Şekilde Boyayabilir, Süsleyebilir İşi Abartmak İsterseniz Metla Levhalardan Bile Oluşturabilirsiniz. Bu Tankların Yapımında Makas Ya Da Cetvel Kullanmadım...

basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi

basit, el yapımı, ev yapımı, evde, hobi, home made, kağıt, kağıttan, kolay, maket, origami, oyuncak, oyuncaklar, panzer, silah, tank, tasarim, ugrasi
Resim14-15: Ayak Üstü Yapılmış Bir Başka Model (Çeşit)... Bu Tankın Üstü 3 Kez Değil, 2 Kez Katlanmış. Bu Nedenle  Basit Bir Üçgen Şeklinde Gözüküyor. Siz de Değişiklikler Yapmakta Özgürsünüz. Bu Tanklardan Kendi Tank Ordularınızı Kurabilir, Ve Sergileyebilirsiniz.   


Anılarda Kalan Tasarımlarım =Yükseklik Ayarlı Çivi=


UYARI: Tasarımı denemenizi güvenliğiniz açısından asla önermiyorum!

Yükseklik Ayarı Özellikli Patlayıcı Düzenek ''=ÇİVİ=''
Bir önceki konu başlığında tasarımını anlattığım; yere temas ettiğinde patlayan ''ÇİVİ'' adlı tasarımımın işlevselliğine yeni bir boyut katarak oluşturuduğum tasarımdır.
Bir önceki tasarımdaki düzenek; arkasında taşıdığı kanatçıklar yardımı ile atıldığı konumdan patlayacağı yere varıncaya kadar dönerek serbedt düşüş yapıyor ve yere temas ettiği anda kontak yapmaya ayarlanmış anahtarın yardımı ile de düzenekteki patlayıcı kısmı ateşliyordu.
 Bu tasarım ise ''yere değme bağımlılığından kurtulmak ve düzeneğin bırakıldığı yerden belli bir uzaklığa ya da yüksekliğe geldiği zaman patlaması'' üzerine düşünülmüş bir yapıdaydı.
Dış Ve İç Yapısı; Önceki ''ÇİVİ'' tasarımında olduğu üzere aynı araç ve gereçlerden oluşuyordu. Ancak en önemli gözle görülür değişiklikler; Kanatçıkların eğimsiz olması, başlık kısmında ufak bir pervanenin bulunması, İlk ''ÇİVİ'' tasarımında görülen kayaklı sürgülerin olmaması ve patlayıcı başlığın kopuk şekilde durmamasıydı.
Çalışma Biçimi ise eğer uygun yükseklikten yere doğru düşey atış söz konusuysa şu şekildeydi;
''ÇİVİ'' Patlayıcı başlığı altta kalacak şekilde yavaşça yere doğru dikey düşüşe bırakılır ve çok kısa bir süre sonra patlayıcı başlığın ucundaki pervane hava akımının etkisiyle dönmeye başlar... 
Dışarıda dönmekte olan pervanenin bağlı olduğu milde bu sırada dönerken, patlayıcı başlığın iç kısmındaki makaraya bağlı ipi sarmakta ve sarılan ip te kendsine bağlanan elektrik anahtarı görevini üstlenmiş olan esnek bir teli kendisine doğru çeker...
Bu çekiş sonucunda makaraya doğru yaklaşan anahtarlama teli, makaraya değmeden yolunun üstündeki pilin karşı kutbuna bağlanmış olan tele değer ve anahtarlamayı gerçekleştirerek  patlayıcının ateş almasını sağlayacak enerjiyi üzerinden geçirir.
Sonuç olarak karşımıza patlamak için yere değme zorunluluğundan kurtulmuş bir düzenek çıkar. Buradaki en ilginç şey; İp uzunluğunun ayarlanarak  ipin sarılma zamanının ayarlanması ve buna bağı olarak ne yükseklikte patlayacağının isteğe göre belirlenebilir olmasıdır.
Kanatçıklara neden eğim vermediğim konusuna gelince: Eğer bu tasarıma eğimli kanatçıklar eklemiş olsaydım, çivinin gövdesi yapısı nedeniyle havada dönerken, pervane de kendi eğiminin etkisiyle dönmeye çalışacak ve aynı yöne doğru dönmeye çalıştıkları için kuvvetlerini sıfırlayarak pervane hiç bir şekilde makarayı saramayacaktı. Ya da zıt yönlere doğru dönerlerse, ayarladığım yükseklikten çok daha kısa bir uzunluk değerinde ateşleme olacak ve istenmeyen bir durum ortaya çıkacaktı. 
Çalışıp çalışmadığını hiç denemediğim bu tasarımın o yıllarda yapmış olduğum çizimi aşağıdadır... 


Tam Boyut--->

Resim1: Tozlu bodrum katı dosyalarından bloğa... 

Piramit Yapımı (Saklama Kutusu)


Osiloskop Simülatörü, Programı (Yazılımı) Direnç Hesaplama Programı Zırh (Miğfer) Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi yazılım program indir bedava ücretsiz freeware direnç hesaplama programı nasıl hesaplanır hesapla renk kodları kod hesaplayıcı download oşiloskop simülasyon görüntüleyici modelleme sinüs dalga kare dalga üreteci frequency oscilloscop patlayıcı barut bomba füze çivi fişek kız kaçıran fünye maytap havai fişek mermi tasarım proje çizim piramit taş eser tarihi yapıt yapı saklama kutusu kutu hediye taş prizma eski mısır firavun imhotep mumya arkeolojik arkeoloji alan matematik hesabı sihirli büyülü gizemli sayılar formülü
Resim1: Bir Mastaba. Bilinen Düzgün Yüzeyli Piramitlerden Önce Bu Türden Basamaklı Piramitler Yapılırdı. Daha Sonradan Basamakların Arası Kireç Taşlarıyla Doldurularak Pürüzsüz Piramit Yapımına Geçildi. Bu Yazıda Mastaba Benzeri Bir Piramit Yapılacak. Yaptığınız  bu Piramidin İçine Saklamak İstediğiniz Ufak Şeyleri Koyabilirsiniz, Çünkü Onun İçi Bir Daha Açılmamak Üzere Dikkat Çekmeden Kapalı Kalacak.
 Kartondan piramit yapımı, benim eski Mısır tarihine ilgi duyduğum zamanlarda ilgilendiğim kolay bir uğraşıydı. Aslında piramit yapmak istediğimde bu yapıtımın kendime göre büyük ve oldukça sağlam bir şeylerden yapılmış olmasını istemiştim. Doğal olarak bu iş için en uygun gereçler taş ve çamur olacaktı.
İri, geniş ve derince bir çukur açıp, içini elde ettiğim çamurla doldurdum ve kare şeklinde açtığım temeli, önceden hazırladığım çamur kalıplarından çıkardığım küp şeklindeki çamur tuğlalarla doldurmaya çalıştım. Ama ne yazık ki büyük bir piramit için dağ gibi yığılı bir çamur birikimi gerekiyordu ve bunu da elde etmek benim gibi bir bastıbacak için oldukça güçtü. Tüm bunların yanı sıra kıvamlı bir çamuru küp şekline sokmak ta ayrıca bir uğraşı alanıydı.
 Çamurdan piramit tasarımını bu zorluklarından ötürü rafa kaldırdıktan sonra işin aslına uygun olarak piramidi taştan yapmaya karar verdim Bu iş için de, evimizin önündeki park inşaatından kalma altıgen beton kaldırım taşlarını kullandım. Günümün yarısını bu işe verdikten sonra kendime sonunda irice ve düzgünce bir piramit yapmayı başarmıştım. İçinde odaları ve yapıyı tutan kolonları bile vardı.
Bu şekilde ama daha ufak çaplı pir piramidi de  evimizin hemen önündeki tepenin yamaçlarına yapmıştım. Ama bu piramit bir ''yer altı piramidi'' idi. Bu ilginç öyküyü de ileride bir başka yazımda anlatacağım.
Sağlam piramidimi mahalledeki çocukların hırçın ve haşin ayaklarının altında yıkılana kadar bir iki gün izledim evimizin balkonundan. Daha doyamamış olacağım ki yeni bir piramit yapma isteği oluşmuştu hemen içimde.  Ama bu kez ne gün boyu taş taşıyıp ellerimi parçalamaya, ne de dakikalar boyu çamur karıp yüzümü gözümü toz toprakla doldurmaya hiç niyetim yoktu.
 İstediğim şey elimde tutup masamın üzerine koyabileceğim ve gururla izleyebileceğim, ufak çaplı bir piramit yapmaktı. İlk anda ''Bunu yapmaya ne var, 4 tane üçgen karton kesip koni biçiminde yapıştırıver'' gibi bir düşünce  geçmişti aklımdan ama bu yöntem oldukça kolay, bir o kadar da eğlencesiz, anlamsızca ve gösterişsiz bir şey olurdu. Bir piramidin yapımında on binlerce taş kullanılıyorsa, bende piramidim için kare şeklinde üst üste dizebileceğim onlarca parça kullanabilirdim. Bunların her birini tek tek yerleştirirken geçen zaman ise benim zaman geçirmeme ve eğlenmeme yeter de artardı bile.
Piramitler Üzerine Ayrıntılı Bilgi (Tıkla)

YAPIMI

Araçlar:
*Makas
*Cetvel
*Kalem
Gereçler
*Kalınca Karton (Piramitlerde kesme taşlar kullanılır, bizde düzgün kesilmiş kare kartonlar kullanacağız)
*Uhu yada benzeri yapıştırıcı
KUSURSUZ PİRAMİT
Bir piramidin yapımı önce göze kolay gözükür.  Gelişigüzel kesilmiş kartonları sıra sıra dizerek bu işin yapılacağı yanılgısına düşmekte pek zaman almaz. Sonuçta bu şekilde düşünüldüğü zaman öyle ya da böyle mutlaka ''kusurlu'' bir piramit elde edilir. Yapı malzemeleri artar, eksilir, tabakalarda boşluklar oluşur, son sıralarda düzensiz yığılmalar olur, zirve sağa ya da sola yatık olur ve buna benzer bir çok sorunla karşılaşılır.
İşte bu türlü sorunlar beni epeyce yormuştu ama bir tasadüf sonucu ulaştığım bir yöntem beni farkında olmadan iyi ve ''kusursuz'' bir piramit yapma yoluna sokmuştu. Yıllar sonra çoktan unutmuş olduğum bu yöntemi bu gün (hiç sevmesemde) matematiğe döktüm ve kuralını tam olarak buldum.
BÜYÜLÜ ALANLAR
İlk önce alan çıkarımını anlatmam gerek çünkü kusursuz bir piramit yapımı için kaç parça kartonun kullanılması gerektiğine alan hesaplamasıyla başlayarak ulaştım.
Osiloskop Simülatörü, Programı (Yazılımı) Direnç Hesaplama Programı Zırh (Miğfer) Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi yazılım program indir bedava ücretsiz freeware direnç hesaplama programı nasıl hesaplanır hesapla renk kodları kod hesaplayıcı download oşiloskop simülasyon görüntüleyici modelleme sinüs dalga kare dalga üreteci frequency oscilloscop patlayıcı barut bomba füze çivi fişek kız kaçıran fünye maytap havai fişek mermi tasarım proje çizim piramit taş eser tarihi yapıt yapı saklama kutusu kutu hediye taş prizma eski mısır firavun imhotep mumya arkeolojik arkeoloji alan matematik hesabı sihirli büyülü gizemli sayılar formülü
Resim1a: Mısır Piramitlerinin Öndeki Küçük Olanlarına Bakılırsa Ana Yapının Aslında Basamaklı Olduğu Görülebilir.
Uyarı: Bu hesaplar bir kenarı 1 birim olan bir kare karton öngörülerek yapılmıştır. Birim olarak ister cm ister mm ya da başka bir ölçü kullanın değişen bir şey olmaz. Ayrıca taş(ya da karton) yerleştirme düzeni şöyledir:
Her taşın üzerine konulan yeni taş, altındaki taşın yarı genişliği kadar geride olacaktır. 
En Tepeden En Tabana
1.Sıra (Tepeden) 1 birim karelik 
2.Sıra 4 birim karelik,
3.Sıra 9 birim karelik, 
4.Sıra 16 birim karelik, 
5.Sıra  25 birim karelik, 
6.Sıra 36 birim karelik, 
7.Sıra  49  birim karelik, Yer kaplayacak.
 Ama oluşan tabanın ortası boş kalacak. Biz bu ksıım doluymuş gibi düşünüp alan hesabı yaptık.
Örnek vermek gerekirse 7 tabakalı bir piramit yapmak için tabaka olarak 7.sıradan başlayacaksınız ve bu tabaka tam olarak 49 birim karelik alan kaplayacak.
Karenin alan formülü =a2  olduğundan bu da demek oluyor ki 7. sıra olan taban alanınız bir kenarı 7 birim olan büyük bir kare olacak. (49 nın kökü=7) Bu kareyi de eşit boyutlarda kestiğiniz küçük kare kartonlardan oluşturacaksınız doğal olarak. 
BÜYÜLÜ SAYILAR (KOLAY YÖNTEM)
Alan çıkarımı anlaşılması zor geldiyse ben doğrudan her tabakada kaç karton kalıp kullanacağınızı yazayım. Bende alan hesabını sevmediğimden alan hesabınan sayı çıkarımını yaptım en sonunda.
En Tepeden En Tabana
1.Sıra Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 1 tane olmak üzere TOPLAM 1 Karton 
2.Sıra  Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 2 tane olmak üzere TOPLAM 4 Karton  
3.Sıra Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 3 tane olmak üzere TOPLAM  8 Karton
4.Sıra Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 4 tane olmak üzere TOPLAM  12 Karton
5.Sıra Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 5 tane olmak üzere TOPLAM 16 Karton 
6.Sıra  Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 6 tane olmak üzere TOPLAM 20 Karton
7.Sıra Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 7 tane olmak üzere TOPLAM  24  Karton
Görebildiyseniz kenar başına düşen karton sayılarının karesini alarak Alan Hesabına ulaşılabilir.
7. Sıradan sonrasına nasıl ulaşabilir?
Bu karton dizme düzeninin en güzel yönü bitirdiğiniz her tabakada bir öncekinden bir eksik karton kullanarak yukarı doğru yükselmeniz. Bu da işinizi çok kolay kılıyor. Diyelim ki 8 Tabakalı bir piramit yapacaksınız, o zaman Bir kenarında 8 kare olan bir tabakadan başlayacaksınız. 8 kare X 4 köşe =32-4=28 Karton kulanacaksınız. 32 den 4  çıkardık çünkü 4 köşedeki kartonlar fazladan birer kez sayıldıkları içi 4 karton fazlaymış gibi bir sonuç çıkıyor.
Ben hesap kitap anlamam derseniz Toplam karton sayılarına bakın, 4 er 4 er artıyorlar. 8. tabakada 7. Tabakadaki toplam karton sayısı olan 24 e 4 karton daha ekleyin eder size 28 sonucu.  
ÖZETLE: Tabandan tepeye 24, 20, 16, 12, 8, 4, 1 karton kullanacaksınız.
BU YAZIDA 6 KATLI BİR PİRAMİT YAPILACAK.
ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim2: Düz Bir Zemin Bulunur, Üzerine İlk Parçalar Yerleştirilir. 6 Katlı Bir Piramit Yapılacağından Tabanın Bir Kenarı 6 Parçadan Oluşuyor.
ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim3: Tüm Kartonlar Yerleştirilip Yapıştırıldığında Taban Bu Şekilde Oluşmuş Olacak.
ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim4:İkinci Sıranın Çıkılması. Koyduğunuz Parçalardan Oluşan Büyük Karelerin Köşeleri Kendisinden Altta Ve Üstte Olan Tabakaların Köşeleriyle Aynı Çizgi Üzerine Denk Gelmeli.
ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim5: EN ÖNEMLİ KURAL: Bir Üst Tabakaya Koyduğunuz Her Parça, Altındaki Parçanın Yarı Uzunluğu Kadar Gerisinde Olmalıdır. 

ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim6: Sona Yaklaşılıyor. Piramidin Bitmesine Yakın Olduğu Zamanda Bu Delşkten İçeri Saklamak İstediğiniz Şeyi Atabilirsiniz. Sonraki Katları Çıkınca Tepe Kapanacak... Koyduğunuz Şey Eğer Piramidi Salladığınızda İçeride Ses Çıkaracak Birşeyse Piramidin İçini Pamuk Ya Da Benzeri Bir Şeyle Doldurmanızı Öneririm.


ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim7: Ve Son... Artık Elinizde İçinde Saklamaya Değer Bir Şeyi Koyduğunuz İlgin Bir Piramit Var.

ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim8: Yandan Görünüş... 
ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim9: Piramidin İçindeki Boş Alanlar.(Turkuaz renkte) İçeride Kolon Görünümlü İki Sütun Var. Ben Bunları İçeriden Piramide Destek Olması İçin Katları Çıkarken Yerleştiriyordum Ama Sizin Güçlü Bir Yapıştırıcınız varsa Bu Desteklere Gerek Yok sanırım... Bu Boş Alan Sizin Saklama Kutunuz Olacak.
BİRİSİ SİZE GELİP BU NE? DEDİĞİNDE SİZ DE ''HİÇ, CANIM SIKILDI PİRAMİT YAPTIM'' DİYECEKSİNİZ.  VE PİRAMİDİNİZİN İÇİNDE BİR ŞEYİN OLUP OLMADIĞINI KİMSE DÜŞÜNMEYECEK BİLE:)
İçine Saklayacak Hiç Bir Şeyim Olmasa Bile;                                                                                                         Kartondan yapmış olduğum bu piramidin yanı sıra, epeyce bir süre elime geçirdiğim küp benzeri her gereçten piramit yapmak artık bende bir alışkanlık olmuştu. Her sabah kahvaltısında masanın üzerindeki şeker kutusunun içindeki küp şekerlerden irili ufaklı bir sürü piramitler ve binalar yapmam da doğal olarak ev sakinlerinin çok ta hoşuna gitmiyordu. Sonuçta haklıydılar da,çünkü şekerlere çıplak ellerimle dokunup dakikalarca oynamam, üstüne masayı ve onun çevresini batırmış olmam temizlik açısından pek iyi bir şey değildi.  Lise yıllarımda da bir mermerciye gidip küp şeklinde yüzlerce ufak mermer taş kestirerek evde binalar ve piramitler yapmak istememe karşın da bir türlü bu isteğimi gerçekleştiremedim. Roma mimarisine olan ilgimin de beni sürekli köprülü ve kubbeli binalar yapmaya itmesine karşın üstelik. Tüm bunlara karşın eğlenceli vakit geçirmemi sağladığı için bu uğraşıyı oldukça severdim. 
ORTA ASYADAKİ TÜRK PİRAMİTLERİ 
Yıllarca herkeste olduğu gibi bana da ''Piramit'' dendiğinde aklıma ilk olarak Mısır gelirdi ama son yıllarda yaptığım araştırmalar sırasında Türklerinde bir zamanlar piramit yaptığını, hatta bu piramitlerin Mısırlılardan çok önce ve çok daha büyük  bir şekilde yapıldığını öğrendim. İlk olarakta İkinci Dünya Savaşında Görev Alan bir Amerikalı pilot farkına varmış bunların. ''Beyaz Piramitler''  olarak bilinen bu yapıtların içinde ön Türklerden kalma mumyalar bile var ama ne yazık ki Çin bu bölgeye giriş çıkışlarda sorun çıkardığı için yeterli araştırma yapılamıyor.
Resim10:Bir Türk Piramidi. Bu Alan Son Yıllarda Çinli Çiftçilerin İstilasına Uğramış Ve Uygur Türklerinin Azınlık Durumuna Düştüğü Bir Yer. Piramitlere Sonradan Ağaçlandırma Yapılmış.
Resim11:Bir Türk Piramidi Daha. Beyaz Piramitler Google Earth Aracılığıyla Uzaydan Da Görülebiliyor.

Zırhlar (Çocukça Zırh Yapmak...)


                                       Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi su kadırga savaş zırh orta çağ eski Türkler oyun savaşı kartopu mahalle içi çatışma tüftüf çamur siper karton alüminyum ip uhu roma zırh teneke çelik demir koruma kurşun geçirmez kalkan kılıç yelek asker botu üniforması
Resim1: Bir Romalı Lejyoner
Bir parça bükülebilir karton, incece olanından kara bir ip, iğne, adi bir bant ve uhu…
Sanırım bunlar işimi görür!
Ama bu karton çok ince değil mi ki?
Olsun yahu, çamur toplarına karşı koysa yeter…
Hadi bakalım aç tarih kitaplarını, olmadı biraz da savaş filmi izle, seç beğen al kendine bir savaş zırhı!...
 
  Askeri kıyafetler neden ilgi çekicilik konusunda bu kadar iyidirler bilinmez. Duruşlarında, renklerinde bir ayrıcalık vardır genelde. Özellikle eski savaş kıyafetleri bu konuda oldukça değişik biçimler seriyor meraklı gözlere. Çağımız da her hangi iki değişik milletten birer askeri yan yana koysalar, üniformalarının üstündeki bayraklar ve yazılar olmasa çoğu kez ayırt edemeyiz kimden olduklarını. Ama eskiden öyle miydi ya, kahverengisi, kırmızısı, yeşili, demiri, bakırı, örme zincirleriyle doğu ve batı medeniyetleri oldukça değişik kıyafetler kullanmışlar savaşlarda.
 Özellikle Avrupa ordularının zırh konusunda işi fazlaca abarttıklarını düşünmemek olanaksızdır. Bir Avrupa Ortaçağ atlısının görünümü, boyası dökülmüş parlak bir kola kutusunu andırır neredeyse. Sanırım Türklerde çeviklik, beden gücü ve hız daha çok önemsendiği için zırh konusunun üzerine fazla düşmemişiz. Türk askeri, rahat giysiler giymelidir ki, koşan bir attan ötekine atlayıp uzun eğri kılıcını ya da osmanlı tokadını var gücüyle basabilsin düşmanın üzerine. Söz gelimi Orta Çağ Avrupa savaşlarında binlerce Avrupalı asker, yalnızca zırhlarının ağırlığı ve çokluğu yüzünden çamura saplanıp boğularak ölmüşler bir çok savaşta…
 İşte, aklımdan bu türlü düşleri ve düşünceleri geçirdiğim çocukluk zamanlarımda hep aynı soru aklıma gelirdi: ‘’Neden benim de beni koruyacak, arkadaşlarım arasından sıyrılmamı sağlayacak, ve mahalle savaşlarında gücüme güç katacak bazı giysilerim olmasın?’’
            Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi su kadırga savaş zırh orta çağ eski Türkler oyun savaşı kartopu mahalle içi çatışma tüftüf çamur siper karton alüminyum ip uhu roma zırh teneke çelik demir koruma kurşun geçirmez kalkan kılıç yelek asker botu üniforması karakalem resim çalışması çizilir karikatür canlandırma çizgi film animasyon
Resim 2: Bütün Savaş Zırhlarımı Giydiğimde Tam Donanımlı Bir Asker Olarak Üstteki Gibi Görünürdüm... Başımda Silindirik Ve Oldukça Terletici Bir Kask, Elimde Akasya Kılıcım, Kalın Oluklu Kartondan Çift Katlı Ağır Bir Kalkan (üstünde düşsel devletimiz Franpiyus un imgesi var), Bol Cepli Ve Yeşil Askeri Tarzda Pantolon Ve Kollarımla Bacaklarım Dışında Tüm Bedenimi Kaplayan Tek Parça Silindirik Kartondan Zırh. Franpiyus Bu Askerle Sonsuza Kadar  Yaşayacak!...
  Bir elimde uzun ince akasya dalından kesme kılıcım, öteki elimde taze karılmış çamurdan atışa hazır toplarım… Peki, açıkta kalan bedenimi ne koruyacaktı? Her mahalle savaşında üstüme giydiğim mavi kot ceketim sağlamdı sağlam olmasına ama, bu beni ne kadar bir asker gibi gösterebilirdi ki?
  Ve böylece bende başladım kendime bir zırh hazırlamaya. Bu yapacağım zırh, doğal olarak elimde işlenmeye en elverişli gereç olan kartonlardan oluşacaktı. Giyeceğim zırhların en kolay yapılan biçimlerden de olması şarttı. Örneğin Roma lejyonerlerinin bedenlerini saran üst üste bindirilmiş omuzdan askılı levhalar göze oldukça kolay geliyordu. Şu avrupa da sıkça kullanılan silindir kutu şeklindeki miğferlerinde yapılması pek zor değil gibiydi hani. 
 Saatlerce elimde cetvel, mezura, kurşun kalem ve kitaplarla ölçüler alıp her yerimin uhu ve bantla kaplanmasına aldırmadan bir çok kesim yaptım. Sonunda da elimden kullanışlı bazı modeller çıktı. Zırhım ünlü sarar markasının takvim olarak çıkardığı ince ve sert kartondan oluşmuş, dışı bembeyaz ama boyalı olan iç tarafı plastik kaplamayla kaplanmış bir yapıdaydı. Ayrıca suya karşı nasıl oluyorsa oldukça dayanıklıydı da bu karton.
 Tam Kapalı Kaskım
 Kask, daha önce de belirttiğim gibi silindir şekline getirdiğim dikdörtgen şeklindeki kartonun tepesine dairesel bir kapak takmamla oluşmuştu. Kulak kısımlarında ise dışarıdaki seslerin girmesi için bir sürü ufak delik, Burun kısımları ise daha çok süs için açılmış olan iki küçük üçgencikten oluşuyordu. Kendi sesimin kapalı silindirden dışarıya boğuk çıkmaması için de ağız bölgesinde yeterli büyüklükte bir açıklık vardı.
                             Zırh (Miğfer) Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi su kadırga savaş zırh orta çağ eski Türkler oyun savaşı kartopu mahalle içi çatışma tüftüf çamur siper karton alüminyum ip uhu roma zırh teneke çelik demir koruma kurşun geçirmez kalkan kılıç yelek asker botu üniforması karakalem resim çalışması çizilir karikatür canlandırma çizgi film animasyon model maket 3D kafa koruma
Resim 3:  Kaskın Önden Görünüşü. Tam Kapalı Bir Yapıda Olmasından Dolayı Bu Kaskı Kafaya Sabitleyecek Herhangi Bir Araca Gerek Yoktu...  
                             Zırh (Miğfer) Zırh (Miğfer) Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi su kadırga savaş zırh orta çağ eski Türkler oyun savaşı kartopu mahalle içi çatışma tüftüf çamur siper karton alüminyum ip uhu roma zırh teneke çelik demir koruma kurşun geçirmez kalkan kılıç yelek asker botu üniforması karakalem resim çalışması çizilir karikatür canlandırma çizgi film animasyon model maket 3D kafa koruma
Resim 4: Üstten Görünüş
                             Zırh (Miğfer) Zırh (Miğfer) Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi su kadırga savaş zırh orta çağ eski Türkler oyun savaşı kartopu mahalle içi çatışma tüftüf çamur siper karton alüminyum ip uhu roma zırh teneke çelik demir koruma kurşun geçirmez kalkan kılıç yelek asker botu üniforması karakalem resim çalışması çizilir karikatür canlandırma çizgi film animasyon model maket 3D kafa koruma
Resim 5:  Ve Alt Taraf... Kaskın Altına Açılmış Olan Merdiven Şeklindeki Kesikler, Omuzlarımın Aşağı Yukarı Hareketlerini Engellememesi İçin Açmıştım. Hızlı Bir Şekilde Kılıç Sallarken Kaskın Konumunu Bozmaması Gerekirdi. 
 Yarı Açık Miğfer
Yarı Açık Miğfer, tam kapalı olan miğferimin görüş alanımı büyük oranda daraltmasından, hava geçirmez olduğu için kafamı pişirmesinden ve oldukça hantal olmasından dolayı bir çözüm olarak bulduğum kullanışlı bir modeldi. Apartman aralarında bağırıp çığırarak bir elimizde kılıç ve öteki elimizde boncuklu tabancanın olduğu savaşlarda kullanmaya oldukça elverişliydi. Miğferin tek parça olması en önemli özelliğiydi. Ama bir başka yararlı yönü ise her giysime görsel olarak uyumlu gitmesiydi.
             Zırh (Miğfer) Zırh (Miğfer) Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi su kadırga savaş zırh orta çağ eski Türkler oyun savaşı kartopu mahalle içi çatışma tüftüf çamur siper karton alüminyum ip uhu roma zırh teneke çelik demir koruma kurşun geçirmez kalkan kılıç yelek asker botu üniforması karakalem resim çalışması çizilir karikatür canlandırma çizgi film animasyon model maket 3D kafa koruma
Resim 6:  Mahalle İçindeki Apartman Aralıklarında Delicesine Bağırarak Koşuştururken Kendimden Emin Bir Şekilde Kaskımın Bana Sağladığı Gösteriş Ve Korumanın Tadını Çıkarıyorum. Üstümde Yine O Çıkarılabilir Kollu Mavi Kot Ceketim Var... 

Yarı Açık Miğferin Yapılışı
  Aslında buraya yarı açık miğferin yapılışını gösteren bir dizi resim koyacaktım ama, yapımı çok basit olduğundan gereksiz olurdu. Adım adım ilerleyen kareler içinde hareketli resim olarak yapım sırasını göstermek daha ilgi çekici olacak.
                                                       Miğfer Yapılışı Zırh (Miğfer) Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi su kadırga savaş zırh orta çağ eski Türkler oyun savaşı kartopu mahalle içi çatışma tüftüf çamur siper karton alüminyum ip uhu roma zırh teneke çelik demir koruma kurşun geçirmez kalkan kılıç yelek asker botu üniforması karakalem resim çalışması çizilir karikatür canlandırma çizgi film animasyon model maket 3D kafa koruma
Resim 7: Yarı Açık Miğferin Yapılışı. Ben Kolaylık Olması Bakımından Kare Bir Kağıtla Gösterdim. Denemek İsteyecek Olursanız Kalınca Bir Karton Kullanmalısınız. Turuncu Kısımlar Bant Ve Yapıştırma Yerlerini Gösteriyor. Takılan İp İse Çene Altından Geçecek Olan Sabitleyici İp. Aslında Bütün Bu Kask Daha da Geliştirilmeye Açık Bir Yapıya Sahip. 

                            Zırh Yapılışı (Genel Görünüm) Zırh (Miğfer) Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi su kadırga savaş zırh orta çağ eski Türkler oyun savaşı kartopu mahalle içi çatışma tüftüf çamur siper karton alüminyum ip uhu roma zırh teneke çelik demir koruma kurşun geçirmez kalkan kılıç yelek asker botu üniforması karakalem resim çalışması çizilir karikatür canlandırma çizgi film animasyon model maket 3D kafa koruma  
 Resim 8: Bantlığın Üzerine Koyduğum Bir Bulldozer Bilyesi,  Karton Miğferim için Model Olmaya Gönüllü Oldu. 
Gövde Zırhım
 Gövde koruması zırhların içinde en önemli görevi üstleniyordu. Gösterişli, hareketleri engellemeyen, kolayca dağılmayan bir yapıda olmalıydı. Bu gibi gereklilikler beni olabildiğince tek parçadan oluşan bir zırh yapmaya yönlendirmişti. Elimdeki karton çok inceydi ama ne de olsa kaliteli bir markanın kaliteli bir kartonu olduğu için  oldukça dayanıklıydı. Tek yüzündeki plastik kaplaması bu dayanıklılığın en önemli kaynağıydı. Kusurlu yönü ise bu plastik iç yüzeyin beni aşırı terletmesiydi.   
                                 zırh oyun oyuncak karton ortaçağ savaş kılıç kalkan yapımı yap satın al kostüm kostümü uğraşı hobi kes yapıştır kağıt yaz öğretici eğitici
Resim 9: Gövde Koruması (Ön) Alttaki Etek Pilesini Andıran Kesikler Süsten Çok Bir Gereklilikti. Hareket Ederken  Bacakların Zırha Olan Etkisini Olabildiğince Azaltıyorlardı. Ayrıca Omuz Hizasına da Zırhın Kollarımı Engellememesi İçin Yarım Daire Biçiminde Kesik Açmıştım.  Zırhımın Önüne Kalemle Kartal, Defne Yaprağı, Franpiyus Armasını Çizmiş Ve Çeşitli Bilgiler Yazmıştım.

                                       zırh asker kıyafeti üniforması oyun oyuncak karton ortaçağ savaş kılıç kalkan yapımı yap satın al kostüm kostümü uğraşı hobi kes yapıştır kağıt yaz öğretici eğitici
Resim 10: Gövde Korumasının Arka Görünüşü. Zırhı Omzuma Bağlayan İki Kemer de Dayanıklı Ve Esnek Kartondan Yapılmış, Zırhla Olan Bağlantı Noktaları İse Uhuyla, Bantla, Zımbayla Tutturulmuştu. Zırhın Arkası Biraz Açıktı Çünkü Her Giysinin Ayrı Bir Kalınlığı Vardı. Arkaya Tutturduğum İpleri Gevşetip Sıkarak Bu Açıklığı Ayarlayabiliyordum. Çoğu Kez Birilerine Zırh İplerimi Bağlamaları İçin Yalvarmak Zorunda Kalırdım.
Kalkan
 Kalkan, zırhlı bir savaşçının vazgeçilmez araçlarından biridir. Benimde tam donanımlı bir asker olabilmem için, işe yarasın yaramasın elimde bir kalkan bulundurmam zorunluydu. İşe yaraması biraz zordu çünkü güçlü bir kılıç darbesi aldığında özellikle tutma kısmının bağlantı noktaları çok hasar görecekti.
 Bu nedenle kalkanım saldırıdan çok hareketsiz savunma için yapılmalıydı. Örnek vermek gerekirse karşı takımdan size doğru ufak taş ve çamur topu atışları başladığında, ilerlemekte olan siz hemen kalkanı yere dik bir şekilde koyup onun arkasına gizlenmeli ve atış kesilene ya da yeni manevra yapana kadar beklemeliydiniz...
                                                  kalkan kalkanı yap el ev zırh asker kıyafeti üniforması oyun oyuncak karton ortaçağ savaş kılıç kalkan yapımı yap satın al kostüm kostümü uğraşı hobi kes yapıştır kağıt yaz öğretici eğitici
Resim 11: Kalkanın Önden Görünüşü. Kahve Rengi, Oluklu Ve Kalınca Bir Kartondan İki Dikdörtgen Parçanın Kesilip Üst Üste Bindirilmesiyle Oluşmuştu. Ön Yüzünde Büyükçe Çizilmiş Bir Franpiyus Arması Vardı. O Günlerde Yaptığım Kalkanda Üstte Gösterdiğim Gibi Bir Gözetleme Deliği Var Mıydı Anımsayamıyorum Ama Bunu Yapmayı Sürekli Düşünmüşümdür...
                           kalkan kalkanı yap el ev zırh asker kıyafeti üniforması oyun oyuncak karton ortaçağ savaş kılıç kalkan yapımı yap satın al kostüm kostümü uğraşı hobi kes yapıştır kağıt yaz öğretici eğitici
Resim12: Kalkanın Arkadan Görünüşü. Alt Tabakada Kalan Kartonda Dikdörtgensel Bir Oyuk Açmış Ve Buraya Alüminyum Levhadan Bükmüş Olduğum Tutma Kısmını Bağlamıştım. Alüminyum Levhada Açtığım Deliklerden Teller Geçirerek yapmıştım Bunu. 
                                                 SONUÇ
Yarı açık miğferi, boncuk tüftüf ve kılıç savaşlarında kullanmıştım ama yapmış olduğum diğer zırhları  nerede ve ne kadar kullandığımı pek iyi hatırlayamyorum. Çok iyi hatırladığım bir şey varsa o da bu zırhları evin en kuytu ve en derin köşelerine, atadan kalma antika bir eşya gibi oldukça özenle saklardım. (Çoğunlukla masa ve dolapların duvarla kalan ara kısımlarına:)  Kafam pişer her yerim ter olur, sesim boğuk boğuk çıkar, çevredeki sesler kaskımın içinde uğuldayıp dururdu. Dışarı çıktığımda esintiler başıma vurur ama ben yalnızca onların seslerini işitebilirdim. Aynanın karşısına geçer, boyuna yeni eklemeler yapardım bunlara.
Bir keresinde yaptığım eklenti çok ilginçti. Kışın kar topu savaşlarında kullanmak üzere bu zırhları beyaz naylonlarla kaplamıştım. Sonradan bunları çıkardım gerçi, zaten yarı açık miğferin dışında kolayca kullanabileceğim pek te bir şey yoktu.
 Kış için yapmayı hep düşünüp te hiç yapamadığım zırhlardan birisi de ''Sıkı Örülmüş Bere'' tasarımıydı. Öyle bir kışlık şapka ördürecektim ki kendime, tamamıyla bir miğfere benzeyecek ve oldukça kalın bir ipten örülüp sert bir yapıda olacaktı. Kar toplarına karşı iyi bir savunma olabilirdi.
Keşke bu günlere kadar gelebilseydi bu düşle yoğrulmuş oyuncaklar. Küçük karton giysilere bakıp bakıp gülerdim şimdi.
Gövde zırhımın yapımını ve üstündeki çizimleri bitirdiğim zaman altına şu notu iliştirmiştim:
''FRANPİYUS YAZ-KIŞ SAVAŞLARI ZIRHI''...


                                      eski türk zırh zırhı savaş yapımı karton kıpçak kazak turan dünyası uğraşı ugrasi hobi made ev el anı çocukluk 
Resim 13: Eski Türklerden Bir Zırh Kuşamı (Kıpçaklar)...



16 Temmuz 2010 Cuma

Melodi Devresi! (UM66 İle Çok Kolay Bir Uğraş)

*UM66 DEVRESİ İLE YILBAŞLARI, DOĞUMGÜNLERİ İÇİN SEVDİKLERİNİZE KENDİ ELLERİNİZLE UCUZ VE ŞİRİN BİR MÜZİK KUTUSU YAPABİLİRSİNİZ...
*DEVREDE İSTERSENİZ LEHİM KULLANIN, UĞRAŞAMAM DERSENİZ BAKIR TELLERİ BAĞLAYARAK TA PARÇALARI BİRLEŞTİREBİLİRSİNİZ:)

   Elektronik dünyasına ilk adım attığım zaman yaptığım bir devredir UM66 ses devresi. Bu devreyi ilk olarak Tübitak tarafından çıkarılan ''Bilim Teknik'' Dergisinin 90 lı yılların başlarında çıkan sayılarından birinde görmüştüm ve çok şaşırmıştım. Parça olarak yalnızca 2 devre bileşeni vardı, gerisi yalnızca pil ve tel bağlantıları idi. Devreyi yapıp bitirdiğimde yanımda bir tabak dolusu kiraz vardı ve ben bu kirazları açgözlülükle yutarken, devreden aniden gelen melodi çınlamaları karşısında bir süre yutkunmakta zorlandım kırmızı şeker toplarını... Çünkü bu benim ilk devremdi!

  UM66 dediğimiz entegre, 3 bacaklı transistör görünümlü bir tümleşik devredir ve ucuzdur (en son baktığımda 60 kuruştu). Batı dünyasının dinsel melodileri, doğum günü melodileri, herkesçe bilinen klasik müzik parçalarını monofonik olarak içinde barındıran bu devreyi alırken şansınıza ne çıkarsa onu kullanıyorsunuz ama bu güne kadar denk gelen melodiler bilindik ve eğlenceli dinletilerdi.

  Piezo denilen metal levha ise; Arasında, gerilim verildiğinde titreşen kristallerin olduğu 2 levhanın birleşiminden oluşur ve bu titreşimler sonucu ses çıkarır. Bunun fiyatı da 50 kuruşu geçmez:) Size düşen tek şey yaptığınız bu devreyi nerede ve nasıl kullanacağınıza karar vermek. Bir davetiye kitapçığına, sevdiğinize verdiğiniz hediyenin kutusunun kapağına, yada devreyi led ışıklarla süsleyip yalın hali ile kullanabilirsiniz.

   Ben bu devreyi geliştirerek ışığa duyarlı bir duruma soktum. Devre ışık görünce çalışıyor, karanlıkta ise susuyor. Giysi dolabımı veya masa çekmecemi açtığımda ışığı görmesiyle birlikte çalışan bu devre gerçekten eğlenceli. Ayrıca akşamları camınızın önüne koyarsanız sabah güneşinin ilk ışıklarını almasıyla ötmeye başlar ve sizi erkenden uyarır.

Ayrıca yaptığınız devrelerde uyarı aracı işlevi de gören bu devre ışığa duyarlı olduğundan insan gözünün göremediği kızılötesi ışığı ve düşük frekanslarda titreşen ışıkları hisseder.  

UM66 BİLGİ KİTAPÇIĞI (Tıklayın)

En Basit UM66 Devresi

ARAÇ GEREÇLER
*UM66 ENTEGRESİ

*Piezo (Yer darlığı sorunu yoksa, kolaylık bakımından kutulu olanları önerilir)

*1.5 VE 4.5 Volt Arası Herhangi Bir Pil.

*Bakır Tel

*Lehim Ve Havya Takımı (Lehim yapmayabilirsiniz ama sağlıksız olur.)

*Yan Keskili Pense (Kesme biçme işleri olabilir)

*Devreyi yerleştireceğiniz delikli kart veya mukavva karton. Aslında özgürsünüz bu konuda.

Devre Şeması


Resim1: Devrenin şeması. E,M,S ile Adlandırılmış Bağlantı Uçları Aşağıda Gözüküyor.Görüldüğü gibi çok kolay bir devre.



Resim2: UM66'ya Önden Baktığınızda E, M, S İle Adlanmış Bacaklar.



Resim3: Piezo ve UM66 Boy Karşılaştırması. Piezonun Ortasına (+) Ucu Dışına (-) Ucu Bağlayın, Tersini Yapsanız da Fark Etmez Aslında. Bu piezonun 2 Katı Büyüklüğünde Olan Dev Piezolar Da Var. 75 Kuruş-1 Lira Arasında Değişen Fiyatlarda.


Resim3a:Piezonun Kutulu Olanından Alırsanız kapladığı Yer Artsa Da Bağlantı İşlemleri Daha Kolay Olur.



Resim4: UM66 nın boyu. Eğer lehim konusunda deneyimli iseniz bacaklarını daha da kısaltıp yer kazancı yapabilirsiniz. Deneyimsiz iseniz lehim yaparken entegrenin çok ısınıp yanmasına neden olabilirsiniz.


EĞER DEVREYİ PİEZO YERİNE BİR HOPARLÖRE BAĞLAMAK İSTERSENİZ
Resim5: Eğer devreyi küçültmek isterseniz C1 KONDANSATÖRÜNÜ çıkarabalirsiniz. Bu parça yalnızca, kısa süreli bir elektrik kesintisi olduğunda melodinin kesilmeden önce kaldığı yerden çalmasını sağlar. Yazılı transistörleri bulamazsanız 2N3904 veya BC548 gibi transistörleri deneyebilirsiniz.

IŞIĞA DUYARLI BİR DEVRE YAPMAK TA ÇOK KOLAY! (MUTLAKA ÖNERİLİR!)

Resim6: Işığa duyarlı bir melodi devresi.Koynunuza soktuğunuzda susan bu devre çok ilgi çekici ve şirin olabilir. Devredeki LDR, ışığa duyarlı yarı iletken malzemelerin bulunduğu (PbS gibi) bir dirençtir. Bu devrede mutlaka büyük LDR kullanılmalıdır yoksa direnç büyük olacağından devre tam verimle çalışmaz. LDR nin kutbu yoktur.
Resim7: LDR Çeşitleri. Bizim Kullanacağımız LDR ler, '' Büyük Ldr'' Dediğinizde Size Verilecek Olan Yukarı Sıranın Sol Başındakiler.

İşte bu kadar... Aslında bu yazının yerine başka yazı yazacaktım ama yılbaşna yaklaştığımız şu günlerde birden bu uğraşı aklıma geldi ve yazdım. Birilerinin işine yaradıysa ne güzel.


Resim8: 5 Yıl Önce Yaptığım Işığa Duyarlı Melodi Devresi Kendinden Geçmiş Bir Görünümü Olmasına Karşın Şu An Bile Çalışır Durumda.

15 Temmuz 2010 Perşembe

Mancınık Yapımı Üzerine Anılar, Öneriler




Resim1,2,3: Geleneksel Bir Mancınık, Kol Kuvveti İle Çalışan Bir Sapan, Gerilme kuvvetiyle Çalışan Bir Ufak Mancınık (Ok Atıyor Olmalı)
   Mancınıklar, kuşkusuz savaş tarihi ile ilgilenen pek çok kişinin ilgisini çekme konusunda, aynı zamanlı diğer silahlara karşı daha başarılı olmuşlardır. Daha önce de belirttiğim gibi ilkel silahların insanlar üzerindeki ürkütücü etkisi, mancınığın işleyişindeki yalınlık, tahtaların birleştirilmesi ile oluşmuş olması ve savaş filmlerinde ki edindiği yerin ayrıcalığı bu durumun nedenleri arasında olmalıdır.

Mancınık, fizikteki ‘’basit makineler’’ arasında yerini alan kaldıracın işleyiş yöntemine sıkıca bağlı olarak çalışan, genellikle taş, ama bazen yanıcı cisimlerde atan bir orta çağ savaş makinesidir. Bir destek noktasına bağlanan çubuğun bir ucuna uygulanan kuvvet, öteki uçtaki cismi fırlatarak atışın yapılmasını sağlar ve yeniden doldurularak çalışmasını aynı şekli ile sürdürür.
Mancınıklar İle İlgili Bilgi(Tıklayın) 
Resim:4: Kaldıraçta Etken Kuvvetler. Denge Durumundaki Bir Kaldıraçta Destek Taşı (Ortadaki Üçgen) Nereye Yakın Duruyorsa, O Taraf Daha Ağırdır. Bir Ağırlığın Kaldıraçta Oluşturduğu Kuvvet, Cismin Ağırlığı İle Destek Taşına Olan Uzaklığının Çarpımından Oluşur.

Bastıbacakken toprakla iç içe olmamı, her zaman kendim için gurur verici ve yaratıcılık duygularımı açığa çıkarıcı bir araç olarak görürüm şu an. Gurur vericiydi çünkü eli toprağa değmemiş olan birçok arkadaşımın, ne kadar miskin, yapay ve boş bir çocukluk geçirdiğini kendi gözlerimle görmüştüm. Çocukların eli toprağı ve çamuru, yüzü şiddetli yağmuru ve tozlu rüzgârları görmeli.

Toprağa çukur kazmakta başlı başına bir bilgi alanıdır çocukluk için. Çünkü gezdiğiniz her yerdeki toprak aynı toprak değildir. Kimi sert kumtaşı zeminli, kimi ise sıkışmış mıcır.

Çevrenizden bulduğunuz sopayı ha bire vursanız da toprağa, oyulmaz. Apartman girişinden gizlice su aşırırsınız ve toprağı ıslatırsınız, ama zemin o kadar serttir ki içine girmekte su bile zorlanır. En sonunda bir taş alırsınız ve sopanızı çivileme şeklinde toprağa çakmaya başlarsınız. Çakarsınız çakmasına ama geri çıkarmak ta kolay mı?

Ve olan olur, sopaya vurduğunuz taş (meğer bir beton parçasıymış) son vuruşunuzda ortadan ikiye ayrılır, eliniz var gücü ile sopaya çarpar. Siz tırnağınızın yanından sızan kanları emip suyla da temizlerken aklınız yine o çukurdadır, çünkü yağmurlar yaklaşmakta ve size de en kısa zamanda bir set gölü (baraj) gereklidir.

Yaranızdan akan kanları durdurduktan sonra toprağı kazmak için yeni yollar düşünürsünüz…

(İçinizden kazma kürek yok muydu diyenler olabilir, vardı ama bunların ağırlığı ve boyu beni geçerdi:) ayrıca apartman sakinleri elinde çapa ile bahçeyi eşeleyen bir çocuğu görmezden gelemezlerdi.)

İşte tüm bunlardan sonra toprakta çakılı olan sopaya var gücümle bir tekme savurdum…

Sopa çatırdayarak yamuldu ve altta kalan kısmı, üstündeki toprak tabakasını patlatırcasına yerinden çıktı ve ayakkabımı kum içinde bıraktı.

Kazı işleminde yeni bir yöntem bulunmuştu artık.

Bundan sonraki kazıları bu yöntemle yapmaya başlamıştık ama toprağı kendi deyimimizle ‘’patlattıktan’’sonra pantolonlarımız, kafamız, çoraplarımız fırlayan kumların ve taşların yağmuru altında kalıyordu. Atletimin içinde dolanan kurumuş çamurların beni gıdıkladığı zamanları bugün gibi hatırlarım.

İşte bu sorunun çözümünü ise akıllıca bir yöntem bularak çözdüm. Ayağımla kuvvet uygulamaktansa, başka bir şeyin yardımı ile bunu başarabilirdim. İp bağlayıp sopayı kendime doğru çekebilirdim ama ip için eve koşmak hiç içimden gelmezdi ve de elimi kesip, ipin kendisi de kopabilirdi ki bunu daha önceden denemiştim.

Otların arasında yatıp duran irice bir taş, bana bir şeyler anlatırcasına önümde durup duruyordu.

Sırıtarak kayayı elime aldım ve yatık bir şekilde toprağa saplanmış sopanın açıkta kalan kısmının en ucuna biraz uzakça durarak öylece bırakıverdim.

 Anlık bir ‘’patlamayla’’ sopanın öteki ucu, mezarından fırlayan hortlaklar gibi yerinden fırladı ve benim boyumu kat kat aşan yüksekliklere taşlar fırlatarak yerinden çıkıp, kendi ekseni çevresinde bir iki tur atarak yere düştü.


 Resim 5: Toprağın ''Patlatılması''

Artık gölet yapımı ayrı bir zevkti bizim için.
Bundan sonra işi eğlence olması için abarttık ve inşaatlardan artmış olan kısa boylu düz kalasların bir ucuna kum, taş, sopa ve benzeri şeyleri, orta kısmın altına da destek olması için taş koyarak bunları metrelerce yükseğe ve uzağa atmayı iş haline getirdik.

İşte ilk ‘’İlkel Mancınıklar’’ Her ne kadar bazen kafamızı ve sırtımızı incitse de bunlardı. Lisede bile cetvelin altına silgi koyduktan sonra bir ucuna yumrukla vurarak karşı sıraya kağıt atmak zevkli geliyordu yapan herkese.

Sözünü ettiğim bu ilkel mancınıklar taşları ne kadar uzağa veya yüksekliğe atsalar da, oturmuş bir düzenekleri olmadığından taşları ya çok yükseğe ama yalnızca 1 metre ötenize, ya da yere çok yakın ama uzağa atıyorlardı (Destek taşını merkezden kaydırdıkça bu değerler değişir).

Bu durum kötü sonuçlarda doğurabiliyordu doğal olarak. Kendi kafama yediğim bir taşın kafamın içinde oluşturduğu ‘’Çat’’ sesi sanki gözlerimde bir parlama da çıkarmıştı çarptığı anda

Bu nedenle mahalle içi savaşlarda kullanmaya uygun değildi bu buluş.

Resim6: Dışarıda Yapılabilecek En Kolay Mancınık Türü. Ayakla Karşı Uca Basılır Ve Taş Fırlar, Karşı Uca Taş Atılır, Taş Yine Fırlar. Bu Mancınığa Eğer Ayağınızla Basacaksanız Sırtınızı Mancınığa Doğru Verip Kafanızı Korumalısınız Yoksa Yükselemeyecek Olan Taş Sizi Vurabilir.

Dev Tasarım: Benim Boyuma Yakın Tahtadan Bir Mancınık!

Evet, bu düşünce beni sardığımda aklıma ilk olarak araç gereçleri nereden bulacağım sorusu gelmişti. Tahta kesip biçmekte usta değildim, tam parçalar gerekiyordu bana.

 Bodrum katında yaptığım ufak bir araştırma sonucunda bir kovanın içine tepilerek sokulmuş birçok düzgün tahta parçası bulmuştum. Çivi deseniz ondanda sürüyle vardı.

Düşler beni sarmaya başlamıştı çoktan… Arkadaşlarımın önüne bu makineyle çıktığımı düşünsenize. Yanımda dev bir mancınık ve bana şaşkınlıkla bakan çocuklar. Elime bir döşeme taşı alıyorum ve mancınık kaşığına yerleştiriyorum. İpi bıraktığımda avuçtan büyük bir taş havada yükselip uzakta bir yere ‘’GÜM!’’ diye tozlar kaldırarak düşüyor.

Hele kışın! Dev kartoplarını bu makine ile karda savaşan askerlerin heyecanı ve yorgunluğu ile metrelerce öteye fırlatabilirdim. Mahalle içi savaşlarda arkadaşlarım bu makineyle kendilerine çamur topu atmamam için benimle anlaşma yapacaklardı.

Bu düşlere daldığım günlerde şansım açılmış olmalıydı ki bir tv kanalında yalnızca mancınıklar üzerine yapılmış bir belgesel koyulmuştu. Bu belgeselden çok şey öğrenecektim.

En İyi Mancınık Nasıl Yapılır?


Romalıların kullandığı ilk mancınıklar kabaca şöyle çalışıyordu: Dikdörtgen bir çerçevenin uzun kenarlarının ortasından geçecek şekilde karşılıklı bir halatlar yumağı geriliydi. Bu halatların arasından da bir sopanın altı geçirilirdi. Sopa aşağı doğru çekildikçe halatları gererdi ve bırakıldığında ise o anki durumundan kurtulur ve yükünü fırlatmak üzere kalkardı.

Sopa yükün atılacağı açıya geldiğinde önüne konmuş bir engele çarpıp dururdu ve mancınığın arkası bu etki ile yukarı kalkıp inerdi.


Resim 7: CatapultStore.com 'dan Alınmış Çok Güzel Bir Oynar Resim. Tek Başına Roma Mancınığını Çok İyi Şekilde Anlatıyor.

 Bu yöntemde var olan eksikliklerin en önemlileri 2 tanedir. Birincisi fırlatmada kullan enerjinin önemi bir kısmının çarpma etkisiyle, ikincisi yine bu enerjinin bir kısmının yukarı kalkıp oturan gövdede boşa gitmesi ve sarsıntılarla makinenin eskimesidir.

 Daha sonraki orta çağ tasarımlarında bu sorunlar aşamalar alarak iyice çözülmüş, üstüne birçok yenilikler eklenmiştir. Şu an bile tam olarak nasıl çalıştığını bilemediğim dev çarklı mancınıklar da vardı.

Resim:8 Çarklı Mancınıklara Bir Örnek. Sanırım Bu Çarklar Yükü Kaldırmak İçin Sağlanmış Bir Kolaylık. Yanda Yatan Yaratık (Sanırım At) Çizerin Bolca Yaptığı Perspektif Ve Oran Hatalarını da Gözden Kaçırtmıyor.

 Orta Çağda var olan yeniliklerin en önemlisi fırlatıcı gücün halatlarla değil de, kaldıraçlardaki gibi karşı ağırlıkla sağlanması idi. Ama bu yeterli değildi.
Ağırlıklar kaldıraç sopasının altına tutturuluyordu ve yerleşikti. Bu durum, fırlatma sırasında yarım çember çizen kalastaki alt ağırlıkların, ilk çağ Roma silahlarındaki soruna benzeyen, yer çekiminin sağladığı 90 derecelik dik açılık kuvvetin yer düzlemine paralel başka kuvvetlere bölünerek gövdenin sarsılmasına neden oluyordu. Oysaki bu dik kuvvet yalnızca mermiyi fırlatmaya harcanmalıydı.

Bu sorun, ağırlıkların kalasın altındaki güzel bir oynar sepete yerleştirilmesiyle çözülmüştü.

 Kalası ne kadar indirip kaldırsanız da ağırlıklar, hep yer çekiminin istediği şekilde kaldığından enerji verimli bir şekilde kullanılıyordu. Bu da yetmez denilerek mancınık bir kızağın üstüne oturtuldu ve atış sırasında eylemsizlik kanununca oluşan kuvvetler mancınığın yağlı kızak üstünde ileri geri yaptığı düzgün eylemle düzene sokulmuş oldu.

Resim 9,10: Sepet Şeklindeki Ağırlıkların Çok Çeşitli Yapım Yöntemleri Var. Bu Maketlerde Bunlardan Yalnızca 2 Tanesi Gözüküyor. Üstteki Resimde Balık Oltalarında Kullanılan Kurşun Ağırlıklar Seçilmiş. Alttaki ise Gelin Bohçasına Benzemiş:).

 Mancınığın tepesinde merminin atış yaptığı tabaktan söz etmiştim. Bu tabak ise atışın yapılması için bir yere çarpmalıydı. Çarpmayı ortadan kaldırmak ise, kalasın ucuna kaşık yerine bir file koymaktan geçiyordu.

Filistin de ki çocukların tanklara taş atmak için, içine taş koydukları bir bez parçasını kafalarının üstünde döndürerek atış yaptıklarını haberlerde izlemişsinizdir. Bu yöntem eski Roma'da da askerlerin taş atmak için kullandığı etkili bir yöntemdir.

File uzun olduğundan siz çevirdiğinizde en uçtaki taşın çizgisel hızı da fazla olur ve bu da taşın daha hızlı gitmesini sağlar. Belli bir açıda bezin bir ucunu bıraktığınızda ise taş hızla fırlar.

İşte mancınıklara eklenilen bu son özellik, tabağın ortadan kalkmasına ve merminin hızla atılmasına neden olur.

Resim 11; Gelişmiş Bir Mancınık! Tabağın Yerini Alan File de Gözüküyor. Çizim Gerçekten Güzel.

SIRA BENDE

 Sıra benim mancınıklarıma gelmişti artık İlk önce küçük modeller yaparak işe başladım. Bir zamanların ünlü yapbozları olan K’nex lerle yukarıda anlattığım özelliklerin çoğunu barındıran çok güzel modeller yaptım. Genelde misket, bozuk para ve cıvata attığım bu modeller, internetten bulduğum aşağıdaki modellere çok benziyordu.




Resim 12,13; Ünlü K'nex Yapbozları İle Geçmişte Yaptığım Modeller, İnternette Denk Geldiğim Bu İki Yapıta Çok Benziyordu. Sözü Edilmişken Küçüklüğümde Bir Oyun Aracı Olarak Kullandığım Bu Yapbozları Büyükler Artık Bir Süs Aracı Olarak Kullanıyorlar.

 Hatta bir modelim alev alan alkollü pamuklar atıyordu ve neredeyse evimizin balkonunu yakacaktım. Şükür ki yanımda önlem olarak bulundurduğum bir tas su ile alev alan kartonları zor da olsa söndürmeyi başardım. Tüm balkon kararmış küllü suyla batmıştı, onu da evdekiler görmeden tüm balkonu baştan yıkayarak çözdüm! Alkol kaynağı olarak kolonya kullandığım bu modelleri, yapbozlarım plastik olduğundan metal levhalardan ve kontrplak tahtalardan yapmıştım. Güç kaynağım ise eldivenlerden kesilmiş lastiklerdi.

Sözlerimi Dev Mancınığı nasıl yaptığımla ilgili olarak uzatmak isterdim ama ne yazık ki bunu yapmam için bir hakkım yok.

Çünkü Dev Mancınığım, yanımda duran bir arkadaşımın sinsice sırıtmalarına aldırmadan koyduğum taşları 1 metre öteye bile atmamak için direniyordu.

Hızlıca anlatmam gerekirse iki büyük üçgensel çerçevenin arasına destek çubukları çakmıştım ve en tepeye de bir inşaat demirinin iki ucunu destek çubuklarına paralel şekilde iki üçgene bağlamıştım.

Ortasını demir çubuk çapında deldiğim bir kalası demir çubuğa geçirdim ve oynar bir tahta elde ettim. Ağırlık sepeti olarak içi kum dolu siyah bir pazar poşeti kullandım. Tabak ise mükemmeldi: Plastik pasta tabağı!

Atışlarım arkadaşımın sırıtmaları, yerinden oynayan çivilerin gıcırtıları ve yere düşen taşların boğuk sesleri arasında geçmişin anılarına karışıp kaybolmuştu…


Resim14: Kendi Yaptığım Mancınığın Yeni Oluşturduğum Bilgisayar Modeli. O Zamanki Yaptığım Mancınık Bunun Aynısıydı. Tek Farkı Alttaki Ağırlığın İçi Kum Dolu Sarkıtılmış Pazar Poşeti Olmasıydı. Tasarımda ilgi çekici başka bir nokta ise ne teker, ne kızak, ne de file kullanmamış olmam.

 Daha Küçük Ve Yenilikçi Bir Tasarım Daha Mı?

 Dev mancınık tasarımının başarısızlığa uğramasından sonra, geçen yıllar benim içindeki mancınık yapma isteğini söndürememiş olacak ki, yapmaya zaman bulamamış olsam da yine de düşünmeyi sürdürmüştüm.

Düşüncelerimin içinde sizlerinde hoşuna gidebilecek olan, cepte taşınabilen minyatür mancınıklar bile yapmak istemiştim. (O zaman çocuklukta vardı doğal olarak, her yere oyuncak taşımayı istemek sıradan bir şeydi:) Bunlardan bir sürü üreterek belki de kendi mancınık birliğimi yaratabilirdim...

Tüm bunları düşünürken ağırlık ya da lastik kullanma yöntemlerini de sorgulamamış değildim.

Lastiğin yanında getirdiği kırılma ve eğilmeler, ağırlık bağlamanın getirdiği sınırlamalar bende yenilikçi düşüncelerin doğmasına neden olmuştu.

Atışı sağlamak için elektrikli motorlar kullanmakta, çözüm olabilirdi ama elimi rotor dingiline değdirdiğimde bile duran bu küçük makinalarla, gereksinim duyduğum gücü sağlayamazdım.

Kas gücüne dönüşe sıra gelmişti artık.

O sıralar kayışlı çarklar üstüne kafa yorduğumdan da olsa gerek, dişli çark ve kasnakları kullanmak bana yeni kapılar açabilir diye düşündüm.

Ve İşte! Aklımda yeni bir parlak düşünce oluşmuştu!

Resim 14a: Baştaki İki Tekeri Birbirine Bağlayan Kasnak, Tekerin Birinin Döndürüldüğünde Öteki Tekerinde Dönmesini Sağlar. Bu Durumda İki Tekerde Aynı Yöne Doğru Döner. İkinci Resimdeki Gibi Eğer Kasnak, Tekerleri Çapraz Bir Şekilde Birbirine Bağlıyorsa Tekerler Zıt Yöne Doğru Döner.

Resimlerdeki İlk Tekerlerin Çapı İkinci Tekerlerin Çapından Daha Büyükse, İkinci tekerler Daha Hızlı Ama Daha Güçsüz Bir Şekilde Dönerler.


Resim 14b: Yenilikçi Bir Tasarım, Kasnaklı Mancınık! Bu düzenekte birbirine zıt Şekilde Ve Tek İple Bağlanmış İki Teker Var. Fizikteki Kurallar Gereğince Büyük Teker Üstündeki Tutacak Yardımı İle Sağa Doğru Aşağı Döndürüldüğünde, Küçük Teker De Çok Daha Hızlı Bir Şekilde Sola Doğru Yukarı Kalkacak Ve Mancınık Sopasını (sopa biraz daha kısa olsaydı daha iyi olurdu) Kaldıracaktı. Bu Çizim Bilgisayarımın Yeni Geldiği Zamanlarda Yaptığım Gerçek Zamanlı Çizimlerden Birisidir.

 Bu uğraşı daki en önemli nokta şudur; Büyük teker küçük tekeri kendinden daha hızlı döndürür ama küçük teker bir o kadarda güçsüz olur ve sopayı kaldıramaz. ama kasnak görevi gören İpin bulunduğu yükseklikten daha yukarıdan kuvvet uygulanmasını sağlayan tutacak, uygulama noktasını merkezden ve kasnaktan uzaklaştırarak momentumu yükseltiyor ve bu açıklığı kapatmanıza yarıyor. Tasarımımın boyutu bir alet çantası büyüklüğünde ve evin içinde kullanacağım şekilde olacaktı. Açıkçası küçük denilebilecek bir makina bu.

Tahta kullanmak bu uğraşıda en uygun seçimdi. Ama marangozluğun yanında getirdiği tozlar, talaşlar, testereler beni alıkoymuş olacak ki yalnızca tasarım aşamasında kaldı bu uğraş. Belki şimdi olsa, tanıdık bir marangoz bulup parçaları yaptırırdım:)

İLHAM VEREN RESİMLER, İZLENCELER.

Aşağıdaki resimleri ve izlenceleri bu işe merakı olan arkadaşlara benim gibi büyük bir tasarımla uğraştıktan sonra başarısızlığa uğramamaları ve asla vazgeçmemeleri için koydum. Benim Dev Mancınığı yapmak istediğim günlerde bırakın interneti, bilgisayarım ve hatta cep telefonum bile yoktu. Belki de bu yüzden bir çok ayrıntı ile ilgili bilgim olmadı. Ayrıca çok az bile olsa fizik bilgisine sahip olsaydım en azından her atışta öne arkaya oynayan çerçeveyi durdurmayı az da olsa başarabilirdim. Videolarda yabancı okullarda mancınık yarışmalarının düzenlendiğini görünce, kendi okullarımızda ne kadar kuru eğitimlerin verildiğini hatırladım. Lisede fizik derslerinde zaman buldukça deneylerle değil, testlerle uğraşırdık. Üniversitelerin Fizik ve Mühendislik bölümlerinde bile böyle eğlenceler yok.


 El Yapımı Mancınık Maketi Nasıl Yapılır? İzlencesi (Video)
 Liseler Arası Yapılan Bir Mancınık Yarışmasından Kesit (izlence)
 İşi Abartmış Eğlence Arayan Bir Takım Gençler (İzlence)




Resim 15: Çok Şirin Bir Maket. ''Benim Aynımdan Yap'' Dercesine Duruyor.




Resim 16: Bir Uğraşıcı Kendi Tasarımını Yapıp İnternete Koymuş. Ne Kadarı Çalışır Bilinmez.
Resim 17: Bu Maket Parçalarının Resmi Büyütülüp, Birebir Şekilde Kesilip Üreterek Bir Mancınık Yapılabilir.

Resim 18: Nasıl Çalıştığını Anlayamadığım Ama Çok Çekici Gözüken Bir Model.



Resim 19: Yüklenmiş Bir Roma Mancınığı Daha.


Resim 20: Yeni Türden Mancınık...


Resim 21: BU SAATTEN İSTİYORUM!