Google Arama

Custom Search
uğraşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uğraşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2020 Perşembe

Japon Yapıştırıcısı Nasıl Korunur?


Görüntü 1-2: Orijinal Japon Yapıştırıcısı, Kutusunda Tayvan Üretimi Olduğu Belirtiliyor. Sağdaki Kutusundan Çıkarılmış Görüntüsü  

 Japon yapıştırıcısı, (piyasada en çok satılan adıyla '502 Evo Bond') uğraşlarda en çok kullandığım mucize yapıştırıcıların başını çekiyor. İçine su çekmiş yağlı derileri, ıslanmış ahşap parçalarına anında yapıştırması, çatlamış ahşap levhaların çatlaklarına damlatıldığında, çatlağın insan gözünün göremeyeceği kadar incelmiş yerlerine kadar sızacak kadar ince bir sıvı olması (bir keresinde çatlağın iki buçuk katı kadar uzunluğunda bir yol alarak, ufak sandığım çatlağın aslında epey içlere ilerlediğini anlamıştım),  yere düşen ahşap parçaların kendileri kırıldığı halde içlerindeki japon damlatılmış bölgelerde kırık olmaması gibi 'ahşabın kendisinden daha sert' bir yapıştırıcı olması gibi özellikleri, bu yapıştırıcının elimin altında olmasını zorunlu kılıyor. Arasının iyi olmadığı tek malzeme plastikler. Plastikleri yapıştırmıyor. Ahşap, deri, ve metallerle arası aşk derecesinde iyi.    

 Piyasada bu yapıştırıcının iki türü var: Birincisi Tayvan malı olan orijinal, ikincisi ise ''çakması'', yani sahtesi...
Çoğu satıcı bu ikisini aynı tezgahta yan yana satıyor. Size ''ucuz olan mı, pahalı olan mı?'' diye soruyor. Pahalı dediği orijinal olanı. Aralarında iki kat fiyat farkı oynuyor. Orijinal olanı 10 TL civarında satılıyor. Ucuz olanını eve sokmayın. Şekerli su gibi, ne olduğu belli değil. sürüyorsunuz ama tutmuyor. Siz mutlaka ''orijinal olanından abi'' diye belirtin.  

Yalnız, Japon yapıştırıcısı gerektiği özenle saklanmadığı ve kullanılmadığı zamanlarda tıkanıp donarak bir süre sonra da bal kıvamına gelip katılaşarak kullanılmaz duruma geliyor. Bu güzel malzemeyi olduğu gibi çöpe atmak can sıkıcı bir durum oluyor. Peki neden böyle oluyor, katılaşmaya başlayan yapıştırıcıyı kurtarmanın bir yolu yok mu? Onu nasıl koruyacağız? Şimdi bunu araştıralım:


1) Özensiz Kullanılan Veya Yanlış Kesilen Kanal Ucu.

 Akışkan sıvı olarak satılan 502 Bond'ların sivri tüpleri oluyor. Kapağı açtığınızda altından çıkan sivri tüpün sivri kanal ağzı kapanıktır. Işığa tutup baktığınızda sivri uçtaki plastik kısmın karaltısını görürsünüz. İşte bir makas yardımı ile hemen bu plastik kısmın alt tarafından kesip plastik kısmı atarak bu kanalı açmanız gerek. Tüpünüzün ağzı ne kadar dar olursa tüpün içindeki yapıştırıcınız da o kadar uzun süre dayanır. Burada olay, tüpün içindeki yapıştırıcının hava ile olan temasını en az düzeyde tutacak delik darlığını sağlamaktır. Kanalın ağzını çok aşağıdan keserseniz geniş ağızlı bir kanal meydana gelir ve hem tüpün içindeki malzeme çabuk kurur hem de ''ince işler'' yaparken gereğinden fazla yapıştırıcının malzemeye bir anda dökülmesine neden olursunuz.
Satın aldığınız kutunun içinden mutlaka, raptiye çivisi gibi bir parça da çıkacak. İşte o parça çok önemlidir, kaybetmeyin. Yapıştırıcıyı malzemeye damlattıktan sonra tüpü dik konuma getirip parmağınızla gövdesinden biraz sıkarak kanal ucunda kalan artık yapıştırıcının kabarcık yaparak patlamasını sağlayın. Kabarcık patladıysa bir peçete yardımı ile hemen tüpün ağzını temizleyip bu raptiyeye benzer ek parçanın çivisini deliğin ağzına bir kere sokup çıkartın. Böylece kanal ağzının tıkanıp kapanmasını ertelemiş ve önlemiş olursunuz. Olur da kanalın ağzı bir şekilde tıkanmışsa yine bu malzemeyi tüpün kanalına sokup çıkararak kanalın ağzını açabilirsiniz. 

 

Görüntü 3-4: Kutudan Çıkan Açıcı Başlık ve Ucu Kesilmiş Tüp Ağzı


2) Sıcaklık

Japon yapıştırıcısını güneş görmeyen ve sıcak olmayan bir yerde tutun. En uygun yer bence buzdolabınızın yumurta ve şişe koyduğunuz raflarından birisidir. Yalnız, evde çocuklar veya yaşlılar varsa bunu önermem. Yapıştırıcıyı yiyecek bir şey sanabilirler. Böyle bir tehlike yoksa 502' nizi buzdolabında tutun. Japon yapıştırıcısı serin yerde geç donar ve uzun süre saklanabilir. Ben eskiden banyo dolaplarında saklardım. Her banyoda sıcak su buharıyla ısınan banyonun içinde Japon yapıştırıcısının ömrü de 6 ayı geçmiyordu. Bunu ne yazık ki geç fark ettim. Soğuk iyidir.


3) Kutunun Konumu

 Kutuyu veya tüpü devirmeyin! Devrilen tüpün içindeki malzeme kanala akar ve içeride donar. Geç fark ederseniz geri dönüşü yoktur. Kanalın içinde ince bir delik açmak için uğraşmanız gerekir. Önerim, toplu iğneyi kerpetenle tutup ateşte kızdırarak kanalın içine sokmak ve içeriye bir tünel açmaktır. Beyaz dumanlar ve küçük patırtılar eşliğinde bu kanal açılabilir. Ancak dumanı kesinlikle solumayın; gözünüze de değmesin. Yoksa canınız yanar. 


4) Katılaşan Japon Yapıştırıcısı Yeniden Çözülebilir Mi?


Bu konuyu epey araştırdım. Elbette, tinerin verniği çözdüğü gibi bu malzemeyi de çözecek ve kurtaracak bir çözücü olmalıydı. İnternette japon yapıştırıcısını çözen bazı ürünlere denk geldim ancak pahalılardı. Aseton, her yerde okuduğum bir çözümdü ancak kozmetikçilerden satın aldığım hiçbir Aseton, tüpün içinde katılaşmaya başlayan malzemeyi kurtaramadı. Aksine, tüpün tümüyle donmasına neden oldular. Sonradan öğrendim ki Asetonun %99 saflıkta olması gerekiyormuş. Kozmetikçilerde satılan asetonlar ise suyla karıştırılmış düşük yoğunluklu aseton çözeltileriymiş. Doğal olarak içlerindeki su ve kozmetik katkılar yapıştırıcıyı bozuyorlarmış. Zaten tüpün içindeki topaklanmalardan bu durum belli oluyordu. 
Saf aseton almak için kimya malzemesi satan yerlere uğradım. Ancak tehlikeli madde sınıfına girdiğinden dolayı ''özel fatura'' ile satın alınıyormuş. Yani kunduracı, sanayici, atölyeci falan olacaksınız ki bu malzemeyi alma hakkınız olsun. Araya tanıdık sokmadıkça zor. Zaten litresini 30 TL ye veriyorlardı. Yeni yapıştırıcı almak daha iyi bir seçenekti. 
 
5) Altın çözüm: Şırınga İğnesi!..

Diyelim ki ilk başta kestiğiniz tüp ucu artık işlevini yitirmeye ve tıkanmaya başladı. Bu aşamadan sonra yapmanız gereken, sıradan bir şırınga iğnesini alıp tüpün ağzına geçirip, yapıştırıcıyı şırınga iğnesinden akıtarak kullanmaktır. 
Bunu yapabilmek için tüpün ucunu makasla dikkatlice biraz daha kesip şırınga iğnesinin ağıza biraz sıkışarak oturacağı kadar ucundan keserek azıcık genişletmektir. Çok aşağıdan keserseniz iğne tüpe geçmez, çok yukarıdan keserseniz de şırınga iğnesi tüpün üstüne oturmaz ve düşer.
Tüpün ucuna sıkıştırılarak oturtulmuş iğnenin içinde yapıştırıcınız rahat şekilde geçip, hassas ve ince biçimde akacaktır. Kullandıktan sonra da şırınga iğnesinin kapağını iğnenin ağzına geçirirsiniz ki iğne sizi yaralamasın.
Önemli olan nokta şu ki büyük olasılıkla bir kaç gün sonra iğnenin içindeki yapıştırıcı kalıntıları donacak ve iğnenin içinden yapıştırıcı akmayacaktır. Bu artık pek sorun değildir. Basit bir çakmak alevini iğnenin ucundan ortasına doğru hızlıca gezdirerek iğnenin içindeki kalıntıların yanarak iğneyi terk etmesini sağlayabilirsiniz. İğnenin ucundan çıkan beyaz dumanı solumayın ve gözünüze gelmesini önleyin. Bu şekilde uzun süre Japon yapıştırıcınızı kullanmayı sürdürebilirsiniz. Gerekirse iğneyi değiştirip başka iğne takarsınız.  


Görüntü 5: Şırınga İğnesi ve Koruma Başlığı 


Görüntü 6: Şırınga İğnesi Tüpe Geçirilmiş. Metal Kısım İleride Çakmak Alevine Tutulup Temizlenerek Açılarak Kullanılmayı Sürdürecek.


2 Ocak 2013 Çarşamba

-AD BENZERLİĞİ DUYURUSU-

Yakın zamanlarda internette ''ugrasi.com'' adıyla bir internet sitesi açılmış olduğunu gördüm. Bu sitenin benimle bir ilgisi yoktur. Dört yıldır yazılarımı yayınladığım ugrasi.blogcu ve onun kardeşi olan ugrasi.blogspot.com un adlarının kullanılarak açılmış olduğu ise açıktır; çünkü içerik türü benim bloğumun içerik türüyle aynı doğrultuda gitmektedir. Okuyuculara duyurulur... 

15 Eylül 2012 Cumartesi

Uçak Maketi Yapımı


10 Dakikada...

Üç Boyutlu Savaş Uçağı Maketi Yapımı


basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar

Görüntü 1: Maket Uğraşılarıma Esin Kaynağı Olmuş Olan Phantom F-4 Savaş Uçağı.

(Kendi Çocukluk Tasarımımdır)
Çocukluk yıllarımın nice büyük bir bölümü uçaklara, özellikle savaş uçaklarına olan yoğun ilgi ve uğraşıyla geçmişti. Denk geldiğim her savaşlı, uçaklı, bombardımanlı filmi izlemeye çalışır, yerel kanallarda gösterilen en eski Hollywood yapımı savaş filmlerini siyah-beyaz demeden herkesi sıkmak pahasına da olsa bıkmadan izler, filmler biter bitmez de ağzımdan türlü türlü motorlu uçak sesleri çıkararak düşlerimde uçurmak için bineceğim bisikletime koşardım.
Doğal olarak artık bisikletim benim bir savaş uçağı olurdu ve tek elimde biriktirdiğim bütün taşları gelene geçene, önceden belirlediğim hedeflere  ''bombardıman'' yapmak niyetiyle  bıkmadan atıp, bıkmadan fırlatırdım. (motorlu uçak ve makineli tüfek seslerinin gürültüsüyle) 


Gece gündüz savaş uçağı resimleri çizer, yeri gelir kendi tasarımlarını da bu çizimlere ekleyerek hevesimi en üst düzeyde tutardım. F-4 ler, F-5 ler, Tornadolar; öyle bir noktaya gelmiştim ki tepemden geçen uçağın sesinden hangi model olduğunu söyleyerek çevremdekileri şaşırtıyordum. Sağdan soldan da sürekli resimler dergiler, posterler toplayarak ta kısa sürede elimde büyük bir uçak resimleri arşivi oluşturmuştum. İlgimi bilen ve oğlu havacılıkla ilgili bir alanda çalışan sınıf öğretmenimiz de bir gün yalnızca benim için bir çuval dolusu uçak dergisi ve posterleri getirmişti sınıfa. En büyük yanlışı şuydu ki
 bana bu büyük ''hazineyi'' elden vermektense sınıfta teslim etmeyi uygun görmüştü. Doğal olarak bu koca arşiv kısa sürede sınıftaki kız-erkek tüm diğer öğrencilerce yağmalanmış, bana da kala kala bir kaç parça resim ve tanıtım kitapçığı kalmıştı. Evet, çuvalım hiç yok yere yağmalanmıştı! Sınıftaki benden başka hiç kimsenin uçaklara bu denli ilgisinin olmayışı ise bu elden çıkan hazinenin yürekleti acısını bir kat dah artırmıştı.  Ne yazık ki büyük olasılıkla ellerine geçirdikleri güzelim ''Cobra'' helikopter posterleri bir kaç gün sonra kent çöplüğünü boylamıştı...


Savaş uçaklarına böylesine ilgi duyduğum günlerde, bir ilgi alanımda ''savaş uçağı maketleri'' olmuştu. Büyük alış veriş merkezlerine her gittiğimizde yağlı boya savaş uçağı resimleriyle dolu o maket uçak reyonlarının bende yarattığı heyecan bambaşkaydı. Ah bir de şu fiyatları pahalı olmasaydı!... En ucuzu otuz liradan başlıyordu ki; o yıllar deli paraydı benim için. Bir kaç satın alıştan sonra artık yeni bir pahalı maket daha isteyemez olmuştum. Bir süre sonra öğrendim ki askeri hava üslerindeki çalışanlara kimi sıra ''metal'' savaş uçağı maketleri veriliyormuş. Bu benim için inanılmaz bir duyumdu! Her önüme gelen subaya, astsubaya bana da bir maket bulmaları için yalvarırdım. Çok kişiden ''kesin'' söz aldım bu konuda, gel gelelim bu gün daha elimde bir tek bile ''metal'' uçak maketi yok : )

İşte bu ''savaş uçağı maketi'' yapımı konusu, benim o yıllarda kendi olanaklarımla bulduğum bir maket yapım yöntemiydi. Bizden ''üç boyutlu bir şeyler'' yapmamızı isteyen resim öğretmenimize bu maketi yapıp götürdüğüm gün çoğu kişi benimle dalga geçmiş; tüm ''iki boyutlu'' olduğu yönündeki suçlamalar öğretmenimizin karşı çıkmasıyla yerle bir olmuştu. Üç boyutlu olan bu maketten o sıralar bir sürü yapmış, evde küçük bir sergi oluşturmuştum. En iyi yönü gerçek uçakların modellerini de bu çalışmalarımda kullanabiliyor olmamdı....


YAPIMI

 Araçlar
*Makas
*Cetvel
*Kalem

Gereçler

*Kalınca karton
*Yapıştırıcı (Tabancalı sıcak silikon bu iş için en uygun yapıştırıcı dır. Çocukluk yıllarımda bu gereç elimde olmadığından kullanması güç iş olsa da uhu, bant gibi şeyler kullanırdım)

Başlangıç
Öncelikle elimizdeki kartona aşağıda görüldüğü gibi üçgene benzeyen şekli cetvelle çiziyoruz. Bu bizim uçağımızın kanadı olacak; bu nedenle olabildiğince düzgün ve bakışık (simetrik) çizim yapmaya çalışın. Boyutları size kalmış. Uçağınızın ne kadar büyük olacağı en başta yapacağınız bu kanat büyüklüğüne bağlı olacak.

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar



Görüntü 2: Kanadın karton üzerine çizimi

Görüntü 3: Kanadın çizildiği gibi kesilmesi.




Arka Ufak Kanatların kesilmesi.
Büyük kanatı kestikten sonra ondan daha küçük ve birbirinden ayrı iki küçük kanat daha kesilecek. Aşağıdaki görüntüde ''C'' olarak adlandırdığım iki parça keseceğiniz parçalardır ve uçağın arka kanatları olacaktır. ''C'' parçasının solundaki büyük kanat ilk adımda kesilen kanattır. Küçük kanatların ne büyüklükte olacağını büyük kanada göre ayarlayın..

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 4: ''C'' parçacı adını verdiğim arka ufak kanatlar
Uçak Gövdesinin Çıkarılması
Uçak gövdesi, kanattan sonra en önemli ikinci parça. Uçağınızın gösterişli olmasını da büyük ölçüde kanat ve gövde biçimleri etkiler. Kartonumuza aşağıdaki gibi bir uçak gövdesi şekli çiziyoruz ve ardından çizdiğimiz gibi kesiyoruz. Boyutunu ise şöyle ayarlayın: İlk kestiğimiz büyük kanadın uzunluğunun neredeyse iki katı olsun. Yazımın sonundaki resimlere bakarak ta kendiniz bir ölçü tutturabilirsiniz. 
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 5: Uçak Gövdesi. Ben Bu gövdeyi F-4 Phantom Uçaklarından Esinlendim. Eskiden Yaptığım Maketlerin Çoğu Da Bu Biçimde Olurdu. Buna Karşın Sizler Hoşlandığınız Diğer Uçakların İnternetteki Resimlerine Ve Çizimlerine Bakarak Kendi Maket Biçimlerinizi Oluşturabilirsiniz.



İniş Takımlarının (Tekerlerin) Çıkartılması
Uçağımızın iniş takımları kulağa gülünç gelse de yalnızca üç küçük diktörtgen parçadan oluşacak. Bu parçaları aşağıdaki görüntüde ''A'' parçaları olarak adlandırdım. İniş takımlarının ne büyüklükte olacağını önceden kestiğiniz uçak gövdesi parçasına göre belirleyin, o da aşağıdaki görüntüde gözüküyor.

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 6-7: İniş Takımlarının Çizimi - Kesilmesi.


Füzelerin (Silahların) Çıkartılması 
Füzeleri de aşağıdaki görüntüdeki gibi çizip düzgünce kesiyoruz. Boyutları uçak gövdemizin uzunluğunun tam olarak yarısı olacak. Füzelerin burunları ve arkaları kanatlara koyuldukları yerden dışarı taşmalı ki göze güzel gözüksünler.
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 8: ''B'' Parçası Olarak Adlandırdığım Füze Takımları.

Uçak Motorları
Uçağımız bir savaş jeti olacağı için uçağımıza iki jet motoru yapmamız gerekecek. Bunu da, aşağıda ''D'' olarak adlandırdığım iki diktörtgen parça keserek yapacağız. Boyutlarını uçak gövdesine göre aşağıdaki gibi ayarlayın. Çok uzun ya da çok kısa olurlarsa işinizi görmezler. Uçak kanadın burnundan uçak egzozuna kadar uzanmalılar.
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 9: Uçak Motorları İçin Gereken İki Dikdörtgen Parça (''D'')

---UÇAĞIMIZ İÇİN  ELDE ETTİĞİMİZ TÜM PARÇALAR--

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar

Görüntü 10: Uçağımızda Kullanacağımız Tüm Parçalar

UÇAK PARÇALARININ BOYANMASI,  SÜSLENMESİ
Uçağımızın elde ettiğimiz tüm parçalarını, işlevlerine göre her iki yüzlerini de boyayıp, çizmemiz gerekecek. Bu iş için baştan savma resimler değil, gerçeğe uygun çizimler yapmamız gerekecek. Bu nedenle elinizdeki gerçek uçak resimlerine bakarak bezemeler yapmanızı öneririm. Aşağıda benim artık el alışkanlığı olduğu için bir kaç dakikada çıkardığım süsleme biçimleri var. Ben çok uğraşmak istemediğim için abartmadan temel süslemeleri yaptım, siz isterseniz renkli kalemler, fırçalar, dahası yazıcınızdan çıkartıp kestiğiniz gerçek görüntüler kullanabilirsiniz.
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
 

---PARÇALARIN BiRLEŞTİRİLMESİ---
Parçaların birleştirme işlemini silikon tabancasıyla yapacağız. Başka bir yapıştırıcı türü de kullanabilirsiniz, yine de söylemeliyim ki bant ve uhu gibi yapıştırıcılar sizi çok zorlar. En iyisi sıcak silikondur, sıktığınız anda katılaşıp sertleşir.
 Uçağımızın ana büyük kanadını düz bir yere koyuyoruz.

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 12: Birleştirme işleminin ilk aşaması büyük kanatla başlıyor.

Büyük kanadın üzerine kanadı tam ortadan ikiye bölecek biçimde uçağın gövdesini dik bir şekilde yerleştiriyoruz ve aşağıda gösterildiği üzere kırmızı ok hattı boyunca silikonla buradan bir kez geçiyoruz. Aynı işlemi gövdenin arka yüzüne de yapıyoruz. Yapıştırma bitip silikon soğuduğunda gövdeden tutup uçağınızı biraz kaldırıp sallayın, eğer gövde ile kanatlar çok sallanıyorsa bir kat daha silikon geçin ki sağlam olsun.
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 13: Kanadın Tam Ortasına Denk Gelen Uçak Gövdesi, Solda Görülen Silikon Tabancasıyla Kanada Oturtulup Yapıştırılıyor.

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 14: Yalnızca Gövde İle Kanatları Birbirine Tutturulduğunda Bile Uçağımız Şimdiden Bir Savaş Uçağı Görüntüsünü Aldı.

Şimdi sıra, arkadaki kuyruğa küçük kanatçıkları eklemeye geldi. Daha önceden ''C'' parçası adını verdiğimiz kanatların her birini aşağıda görüldüğü üzere uçağın kuyruk kısmına kırmızı hat boyunca silikonla yapıştırıyoruz. ÖNEMLİ! Bu küçük kanatçıkları kanatlara doğru çok aşağı yapıştırmayın, üste doğru yükseltin. Nedeni kanatçıkların altındaki boşluktan jet motorlarını geçirecek olmamız. Eğer kanatçıkları çok aşağı yapıştırırsanız motor kanallarını büyük kanatla kanatçığın arasına sığdıramazsınız.   

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 15: Küçük Kanatçıklar Yapıştırılırken...

Tekerlerin yapıştırılması için uçağımızı ters çeviriyoruz ve görüntüdeki kırmızı çizgiler ve onların arka yüzleri boyunca kanat altlarına yapıştırıyoruz. Silikonlama işlemi bitince Uçağınızı düz çevirip masa üzerine bırakın. Eğer sağlam bir şekilde yapıştırmadıysanız teker çubukları uçağı taşımayacaktır, bir kat silikon daha geçin. Eğer çubuklar eşit boyda değilse uşağını yamuk duracaktır, o zaman bir makasla uzun olan parçaları kırpabilirsiniz.    

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 16: Tekerler Uçağa Yapıştırılıyor. Küçükken Bant Ya Da Uhudan Başka Yapıştırıcı Bilmediğimden Yapıştırıcısı Kurumayan Tekerler Sağa Sola Yatar, Kopar Ve Beni Çılgına Çevirirdi. Daha Sonradan Uhuyla Yapıştırdığım Tekerlere Bantla Sağlı Sollu Desten Vererek Kurutma Yöntemini Bulunca Biraz Olsun Sevinmiştim..

***Füzelerin yapıştırılması da tekerlerin yapışamsında kullandığımız yolla olacak.Ön ve arka tekerlerin tam arasına, füzelerin burunlarının biraz dışarı çıkacağı biçimde yapıştırma yapın. Altta, konumları gösteren bir görüntü daha ekledim.

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 17-18: Üstte Yapıştırılan Füzeler, Altta İse Uçağa Alttan Bakıldığındaki Yapıştırma Konumları Gözüküyor. Yeşiller Tekerler, Kırmızılar İse Füzeler.

Jet motorlarını yapmak için  daha önceden ''D'' adını verdiğim iki dikdörtgen parçayı kullanacağız.
Diktörgenlerin her ikisini de birer su oluğu şekline getirip katlıyoruz. İsterseniz silindir bir boru olarak  ta katlayabilirsiniz. Aşağıda işlem açıkça gözüküyor.
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar

Görüntü 19: Jet Motorlarının Dış Yüzeyini Kaplayan Tünelllerin Yapımı.


Oluk gibi katladığımız parçaların her birini gövdenin iki yüzeyine yapıştıracağız. Olukların ağızları gövdeye doğru bakacak biçimde gövdeye doğru parçaları sürün ve arkadaki küçük kanatların altına aşağıdaki gibi ittirin. Ardından kanalların üstündeki hat boyunca bu kanalları gövdeye yapıştırın. ÖNEMLİ! Bu işlemleri Uçağınız yerdeyken yapmayın, yoksa karton tekerleri yamultursunuz, uçağı elinize alarak bu işlemleri yapın.
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 20: Motor Kanalları Her İki Yüzde De Yerleştiriliyor.

!!!İŞTE ÜÇ BOYUTLU SAVAŞ UÇAĞIMIZ!!!

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
 Görüntü 21: Savaş Jetimiz Göreve Hazır!..

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 22: Savaş Uçağının Arkadan Görünümü

Bütün İşlemler Bitti! Savaş uçağımız artık sergilenmeye, oynanmaya hazır. Kanatların uçlarını yukarı doğru bükmüş olduğumu görebilirsiniz, bu gerçek uçaklarda da görülen güzel bir biçim. Burada gösterdiğim tüm işlemleri kendinizce zenginleştirebilir, boyayabilir, modelleri değiştirebilir ve daha da geliştirebilirsiniz. Çocukluk yıllarımda 43 parçalık oyuncak uçak koleksiyonumun üzerine bir de bu yaptığım uçakları ekleyerek ne kadar çok eğlenirdim!  O günlerde elimdeki çok az  gereçle yapmaya çalıştıklarımı bu gün ile kıyasladığımda ne kadar içten, saf ve özgünlermiş...


8 Ağustos 2011 Pazartesi

Yok Olan Hazinelerim...


 Bu blog üzerinde bir süredir anımsayabildiğim kadarı ile bazı anılarıma, yeniden kafamda canlandırabildiğim kadarı ile de eski tasarımlarıma, deneylerime ve zaman geçirmemi sağlamış uğraşılara yer veriyorum. Çoğu zaman ise yaptığım bir uğraşıdan geriye herhangi bir belge ve parça kalmadığı için de bunları ya unutmuş oluyorum, ya da yeniden aklımda canlandırabilme olanağım olmadığı için yazıya aktaramadan hafızama gömmek zorunda kalıyorum. Ama bana en çok ''keşke'' dedirten bir kaç tane yok olmuş ve ''kişisel hazinem'' olarak nitelendirdiğim bir kaç şey var ki, onların adını bu blogda anmamak eksiklik olur. Her ne kadar benden başka hiç kimse için herhangi bir değer taşımalarsa da;  Kişisel tarihimin çocukluk dönemlerini anlamam ve anmam için büyük kaynak olacaklardı -Eğer şu an elimde olsalardı-...

BÜYÜK 1995 AJANDASI

1995, ajanda, anı, anılar, bastibacak, bilim, defteri, el, gözlem, hatıra, hazineleri, kaybolmuş, olmuş, oyuncak, proje, tasarım, ugrasi, uğraşı, yapımı, yok 
Resim1: Cetveliyle, Kalemiyle, Çay Bardağıyla Bütünleşen Büyük Beyaz 1995 Ajandası...
Bu ajanda büyüklerimin bize ''karalayıp oynasınlar'' diye verdikleri ya da bizim her türlü kalem çeşidi ile karalayıp zorla üstüne yattığımız  bir ajandaydı.  Altın sarısı bir ayıraç kumaşı ve mavi çizgilerle bezenmiş sayfaları vardı. Hiç bir şekilde kapağının olmadığını hatırlıyorum; demek ki kapağını yok edip öylece kullanmışım. Aklıma ne gelse yazıp çizdiğim bu ajandanın içinde bana ''Keşke kaybolmasaydı'' dedirten şeyler başlıca şunlardı;
*Çizgifilm Karalamaları...Her bir sayfasına farklı resim çizerek oluşturduğum onlarca sayfalık minyatür çizgifilmler. Bu çizgifilmleri önce çizer, sonra boyar, ardından çizimde kullandığım kalemlerin markasını bile yazarak kafamdan uydurduğum oyuncu isimleri ve prodüksiyon şirketi adlarından oluşan jeneriğine varıncaya dek hazırlardım. En sonunda seslendirmesini yapmak üzere aklımdan konuşma senaryoları yazardım. İleriki yazılarımda bu konu üzerine ayrıca duracağım.
*Şifreli Yazı Teknikleri...Birilerinden saklamak istediğim ne varsa ya da birilerinin benim bir şeyler sakladığımı düşünmeleri amacıyla ürettiğim pek çok çeşit alfabe ve şifre teknikleri.
*Öyküler ...Büyük olasılıkla yeni bitirdiğim bir kitabın etkisinde kalarak ''Bende bir kitap yazacağım'' diye başladığım, çoğu yarım kalmış öyküler. Yinede belirtmeliyim, bir öyküyü tam olarak bitirip sınıfta okumuş ve Türkçe öğretmenimden durduk yere artı almıştım.
*Karikatürler...Gangsterliğe, mafya işlerine, kalpazanlığa ve vahşi batı maceralarına merak saldığım günlerde yapmış olduğum oldukça karalanmış kısa karikatür dizileri. Bu dizilerin arasında İngilizcemi geliştirmek adına yapmaya çalıştığım bir sayfalık -THE KNIVE-(BIÇAK) adlı ingilizce bir karikatür sayfası da vardı. Kısaca; Bir adamın diğer adamla sorun yaşayıp bir birlerini bıçakla öldürmeleri gibi anlamsız bir sonla bitiyordu. Yinede ingilizcemi pek geliştirdiğini sanmıyorum.
*Gemilerimin Evrimi...Çocukluğumdan lise yıllarma kadar yaptığım tüm yüzer maket gemiciklerinin aşama aşama geçirdiği gelişmeleri, yarattıkları düş kırıklıklarını ve yapılış şekillerini resimlerle anlatan dev yazı dizisi.
*Anılar ...Şifreli yazılarımla yazılmış, bir günlük yaşantımı anlatan, genelde sonunda platonik çocukluk aşklarımdan söz ettiğim pek kısa günlük denemeleri. Şifreli yazmak zor olduğundan genelde günlüğü kısa keser, altına da bir resim çizerdim. Resim güzel olmadığı zaman ise onunla dalga geçen bir kaç ekleme yapıp iç burkan anılarla birlikte camın kenarından sokağa bakınmayı sürdürürdüm. Anıların çoğunlukla gün batımında ve kışın yazılmış olması da bu yazıların başka bir özelliğiydi.
*Haritalar ...Düşsel devletim FRANPİYUS için [franpiyus için bakınız: Mahalle İçi Savaşlar-1] yapmış olduğum bayraklar ve devletimizin sınırlarını gösteren özene bözene kara kalemle işlenmiş haritalar. Bu haritalardaki yer adlarını gerçek adlarıyla değil, kafamdan uydurduğum kulağa ağır ve güzel gelen adlarla yazıp, o bölgede en çok göze çarpan ne varsa onlarıda ufak resimler olarak yer adlarının yanlarına eklemeyi de unutmazdım.
*Karakalem Resimler ...Çocukluğun verdiği beceriksizlikle bir çok başarısız insan figürü çizimleriyle dolu karakalem resimleri. Zeugma da çıkarılan ünlü mozaiklere özenip mozaikçilik yapmaya çalıştığım günlerde bir sayfanın yarısını kaplayacak şekilde mozaik insan kafası çizmiş, saatlerce uğraşmama karşın resmi gösterdiğim birisinin ''Kurbağaya benzemiş'' sözü ile şok olmuş ve mozaikçiliği bırakmıştım. Lokomotif resimleri,  ateşli dumanlı savaş sahneleri, savaş uçakları , piramitler, tanklar ve en önemlisi yelkenli gemilerde başta gelen resim konularını çekiyordu. 10 dakikada tam donanımlı bir yelkenli gemi çizmeyi bu gün bile sever, her keresinde arkadaşlarımın zorla elimden almasını da engelleyemem.
*Tasarımlar...Pistonlu motor çizimlerinin olduğu, deneylerimi anlattığım, yap bozlarla yaptığım maketlerin yapılış şekillerini yazdığım, anımsayamadığım pek çok tasarımı anlattığım dökümlerdi.
Tüm Bunların dışında kalan şeyler ise anımsayamadığım, anlatmaya değer olmayan şeyler ve ders çalışma karalamalarıydı.

TASARIM SANDIĞI
 Adından  anlaşılacağı üzere bir sandık olmayan, basit bir yazısız, kahverengi cam bardak kutusuydu kendisi. Onun içine benim en çok değer verdiğim tasarımları koyar, evin en gizli yerinde saklardım. Üstüne üstlük kimseler açmasın diye bir de kilit sistemi yapmıştım bu kutuya. Tellerle, bantlarla yaptığım bu basit kilit bir süre sonra bozuldu doğal olarak. Böylece kilit düzeneğinin tellerini bir süre sonra kutunun ağzını doğrudan kör düğümle bağlamak için kullanmıştım. Kutunun basitliği bir yana asıl önemli olan onun içine koyduklarımdı.  
 Önce bir A4 kağıdı alır, tasarımımı çizip kağıdın yarısını kesip atar, ardından tasarımımın olduğu kağıdı rulo şekline getirip bir ipi ruloya geçirirdim. İşte size antik çağlardan kalma bir tasarım parşömeni. Tasarım dolu bu rulolardan biriktirip kutusuna koydukça içim bir başka sevinçle dolar, uyduruk kutunun değeri gözümde gittikçe artardı.
Çöp arıtma sistemlerinden tutun, halat gerdirmeyle çalışan kendi boyuma  göre düşündüğüm arabalara kadar pek çok ilginç tasarım bu kutunun içine sığdırılmıştı. En önemlisi şifreli yazılarımın anahtar alfabesi,  yani tüm sırları da buradaydı. O kutu bu gün elimde olsaydı, bloğuma yazılacak oldukça çok konu çıkaracağı kesindi. 
1995, ajanda, anı, anılar, bastibacak, bilim, defteri, el, gözlem, hatıra, hazineleri, kaybolmuş, olmuş, oyuncak, proje, tasarım, ugrasi, uğraşı, yapımı, yok
Resim2: Yalnızca Tasarım Yaptığım Ya Da İçinde Aklıma Takılan Şeyler Olduğu Zaman Kördüğümlerini Açtığım Tasarım Kutusu. 

MUMYA KUTUSU
 Blog üzerinde anlattığım teknikle mumyaladığım böceklerin, çiçeklerin, yaprakların ve bu türlü şeylerin saklandığı kutsal kutu. Evet, kutsal diyorum çünkü bu mumyaların üzerini aklımdan uydurduğum gizemli dua yazılarıyla kaplar ve tüm mumyalama işlemlerini tören havasında yapıp, kutuyu da bodrumun en karanlık köşelerinde saklardım.  Her mumyanın üzerine kendi özel alfabemle, ''Onu açanın  lanetleneceğini'' de yazmayı unutmazdım.  Buradaki mumyaların bir kısmını;  apartman bahçesinde yaptığım ''Yer Altı Piramidi'' ne yerleştirip sonsuz uykularına gönderirdim.
(Nasıl Mumya Yaptığımı Okumak İçin-> http://ugrasi.blogcu.com/mumyalar-ve-ev-isi-mumya-yapimi/5594895
)
 1995, ajanda, anı, anılar, bastibacak, bilim, defteri, el, gözlem, hatıra, hazineleri, kaybolmuş, olmuş, oyuncak, proje, tasarım, ugrasi, uğraşı, yapımı, yok
Resim3: Dizi Dizi Sıralanmış Mumyalarım  Kutularının İçinde Boylunca Yatarak Yanlarına Koyacağım Yeni Ölümsüzleri Bekliyorlar...

Duvar Küfü Önlemede Limon Tuzu (Sitrik Asit)




 Soğuk ve nemli duvarlarda olulşan küflenmelere çoğumuz bir çok kez denk gelmişizdir sanırım. Duvarlardaki küflenmelerin görüntü kirliliği yaratmalarının yanı sıra, bir takım solunum yolları hastalıklarıyla da bağlantılı olduğu yapılan araştırmalarca görülmüş. Kış ayının soğuk ve nemli etkisi içinde olduğumuz bu dönemlerde de mantar küflenmelerine apartmanların kıyısında köşesinde denk gelmek olası.

 Bir süre önce çevreme bakınıp dururken gözüme takılan ufak bir küf dizisinin ak duvarlar üstündeki kara görüntüsü, beni bu küf olayına yöneltmeye yetmişti. Küfün giderilmesi için öncelikle  bazı inşaat tadilatlarının yapılması gerektiğini bilmeme karşın önümdeki şu ufacık küf öbekleri böylesine bir çalışma için oldukça küçük ve önemsizdiler. Ama ben aklıma bunlarla kolayca nasıl başa çıkılır diye takmıştım bir kere.


 Daha önceden izlemiş olduğum bir belgeselde hayvan besiciliğinde yapay antibiyotiklere karşı kullanılması düşünülen doğal antibiyotiklerden söz edilirken bu konunun içinde sitrik asidinde önemli bir yer edinebildiğini duymuştum.  Konuyla doğrudan bağlantılı olmasada sitrik asidin bir takım özellikleri aklımda bilgi ışıkları yakmıştı.  Öyle ya, işin tıp yönünü bir yana bırakalım, sitrik asit dediğimiz şey başlı başına bir asitti. Suda çözündürülüp sürüldüğü yerde de vernik gibi yayılıp kuruduğunda ise çıtır çıtır bir tabaka oluşturabilen bir gereçti. Üstelik mutfaklarımız da ''Limon Tuzu''   adıyla da oldukça yoğun olarak bulunuyordu.


Resim1: Küf Mantarının Mikroskop Altında Görünümü.


Araçlar
*Küçük cezve
*Isı kaynağı (Ocak)

Gereçler
*Su
*Limon Tuzu
*Pamuk (Kulak Çubuğu Şeklinde Olanlar Uygun Olur)

 Küçük cezvenin içine limon tuzu tanelerinden bir çimdik alıp atılır ve üzerine tanelerin üzerini kaplayacak kadar su konulur. Su fazla olmamalı ki oluşturacağımız sıvının yoğunluğu az olmasın. Çok az su koymak ta; limon tuzlarının çözünmesini engeller. 

 Ocak açılır, cezve yavaşça sallanarak ısınan suyun içinde limon tuzlarının çözünmesi sağlanır. Tüm parçalar çözündüğünde cezve ocaktan alınıp uygun bir kaba aktarılır. (Tüm bu işlemleri mikro dalga fırında yapmak çok daha kolay oluyor. Mikro dalga kullanacaksanız cam bir çay bardağı işinizin tümünü görür.) İşlem sonunda elinizde şerbet benzeri kıvamlılığı açıkça görülebilen bir sıvı olmalı.

Uygulanış Şekli 
 Öncelikle ıslak bir bezle küflü yüzeyi iyice temizlemeye çalışın. Yüzeyi temizleyip kuruttuktan sonra, küçük kabınıza dökmüş olduğunuz yoğun sitrik asitli sıvınızın içine kulak çubuğunda bulunan pamuğu daldırıp istediğiniz yere uygulayın. Çözeltiyi yüzeye iyi yaydığınıza güveniyorsanız kurumasını bekleyin.  (Bir spreyin içine bu çözeltiyi koyup duvara püskürtmeyi de denemeyi düşündüm ama bunu yapmak için elimin altında boş ve küçük bir sprey şişesi bulamadım)


Resim2: Mermer ve pimapenlerin bağlantı noktalarındaki silikon birleşmelerde sıkça görülen küf tabakaları sitrik asit uygulayarak önlendi.

Son olarak;
 Bu işlem ne kadar güvenilir ve uygulanabilirdir bilemiyorum ama bildiğim tek şey bu uygulamayı yaptığım yüzeylerde haftalardır bir küflenme gözlemlememiş olduğum. Sitrik asit; 3.5 olan Ph asitlik değeriyle küf mantarlarının üremesini engelliyor olabilir. Ayrıca suda çözünen bir gereç olduğundan  duvarda terlemeye de neden olmaz. Üstüne üstlük nem gördükçe nemi oluşturan suda çözünerek sürüldüğü yere yayılır çevresindeki herhangi mikro zerrecikleri içine hapis edebilir. Ben uygulamayı küçük bir alan için yaptım. Belki büyük alanlar için verimli olur ya da olmayabilir, kim bilir? Sonuç olarak bu ufak deneyim başarılı oldu, beni de ilgilendiren buydu :)


Resim3: Bir yanda kara küflerle boğuşan, öteki yanda temizlendiği ilk günden beri aynı renkte kalan yüzey.

Anılarda Kalan Tasarımlarım =Yükseklik Ayarlı Çivi=


UYARI: Tasarımı denemenizi güvenliğiniz açısından asla önermiyorum!

Yükseklik Ayarı Özellikli Patlayıcı Düzenek ''=ÇİVİ=''
Bir önceki konu başlığında tasarımını anlattığım; yere temas ettiğinde patlayan ''ÇİVİ'' adlı tasarımımın işlevselliğine yeni bir boyut katarak oluşturuduğum tasarımdır.
Bir önceki tasarımdaki düzenek; arkasında taşıdığı kanatçıklar yardımı ile atıldığı konumdan patlayacağı yere varıncaya kadar dönerek serbedt düşüş yapıyor ve yere temas ettiği anda kontak yapmaya ayarlanmış anahtarın yardımı ile de düzenekteki patlayıcı kısmı ateşliyordu.
 Bu tasarım ise ''yere değme bağımlılığından kurtulmak ve düzeneğin bırakıldığı yerden belli bir uzaklığa ya da yüksekliğe geldiği zaman patlaması'' üzerine düşünülmüş bir yapıdaydı.
Dış Ve İç Yapısı; Önceki ''ÇİVİ'' tasarımında olduğu üzere aynı araç ve gereçlerden oluşuyordu. Ancak en önemli gözle görülür değişiklikler; Kanatçıkların eğimsiz olması, başlık kısmında ufak bir pervanenin bulunması, İlk ''ÇİVİ'' tasarımında görülen kayaklı sürgülerin olmaması ve patlayıcı başlığın kopuk şekilde durmamasıydı.
Çalışma Biçimi ise eğer uygun yükseklikten yere doğru düşey atış söz konusuysa şu şekildeydi;
''ÇİVİ'' Patlayıcı başlığı altta kalacak şekilde yavaşça yere doğru dikey düşüşe bırakılır ve çok kısa bir süre sonra patlayıcı başlığın ucundaki pervane hava akımının etkisiyle dönmeye başlar... 
Dışarıda dönmekte olan pervanenin bağlı olduğu milde bu sırada dönerken, patlayıcı başlığın iç kısmındaki makaraya bağlı ipi sarmakta ve sarılan ip te kendsine bağlanan elektrik anahtarı görevini üstlenmiş olan esnek bir teli kendisine doğru çeker...
Bu çekiş sonucunda makaraya doğru yaklaşan anahtarlama teli, makaraya değmeden yolunun üstündeki pilin karşı kutbuna bağlanmış olan tele değer ve anahtarlamayı gerçekleştirerek  patlayıcının ateş almasını sağlayacak enerjiyi üzerinden geçirir.
Sonuç olarak karşımıza patlamak için yere değme zorunluluğundan kurtulmuş bir düzenek çıkar. Buradaki en ilginç şey; İp uzunluğunun ayarlanarak  ipin sarılma zamanının ayarlanması ve buna bağı olarak ne yükseklikte patlayacağının isteğe göre belirlenebilir olmasıdır.
Kanatçıklara neden eğim vermediğim konusuna gelince: Eğer bu tasarıma eğimli kanatçıklar eklemiş olsaydım, çivinin gövdesi yapısı nedeniyle havada dönerken, pervane de kendi eğiminin etkisiyle dönmeye çalışacak ve aynı yöne doğru dönmeye çalıştıkları için kuvvetlerini sıfırlayarak pervane hiç bir şekilde makarayı saramayacaktı. Ya da zıt yönlere doğru dönerlerse, ayarladığım yükseklikten çok daha kısa bir uzunluk değerinde ateşleme olacak ve istenmeyen bir durum ortaya çıkacaktı. 
Çalışıp çalışmadığını hiç denemediğim bu tasarımın o yıllarda yapmış olduğum çizimi aşağıdadır... 


Tam Boyut--->

Resim1: Tozlu bodrum katı dosyalarından bloğa... 

Anılarda Kalan Tasarımlarım -Patlayıcı Düzenek ÇİVİ-


UYARI: Tasarımı denemenizi güvenliğiniz açısından asla önermiyorum!
Özel olarak üretilmiş, ağır yapılı ve savaş başlığı takılıp çıkarılabilen bir düzenek yapmak istediğim yıllarda tasarlamış oluğum bir patlayıcı. Düzeneğin çalışma biçimi oldukça anlaşılır, üstüne düşünlecek olursa ortaya koyduğu işin aynısını yapabilen çok daha olay tasarımlar da düşünebilirmişim. Ama asıl amacım eğlenmek olduğu için uğraşmak hoşuma gitmiş olmalı. Adını düşüş biçimi olan ''çivileme'' den esinlenmiş olmalıyım ki ''Çivi'' koymuşum. 
 Düzenek bir kalem boyutlarında, ana kaplaması ince sert bükülebilir kartondan  oluşmuş, arkasında taşıdığı dört büyük kanatçıkla dışarıya füze görünümü veren, uç bölgesindeki başlıkta iki sürgü taşıyan bir dış görünümde.
 İç yapısında ise olası bir alev sıçramasında korunması ve yeniden kullanılabilmesi açısından metal kaplamalı bir pil,  onun önünde anahtarlama sistemi ve hemen altında ise patlayıcı başlığı var. Pilin (-) kutbundan anahtarlama kısmına çekilmiş bir de tel bağlantısı var.
 Çalışma şekli oldukça basit:  ''Çivi'' ele alınır, yüksekçe bir yere çıkılıp yere doğru -bırakılır- ya da yukarı yönde yükseğe doğru atılıp yere doğru düşüşe geçmesi beklenir.
 Düşüş sırasında yöneldiği yere doğru sapmadan ilerleyebilmesi için arkasına koymuş olduğum uçları 20 derecelik açıyla bükülmüş 4 kanat hızlı bir şekilde ''Çivi'' nin kendi ekseninde dönmesini sağlayarak merkez kaç gücü oluşturuyor ve yivli bir namludan çıkan mermiyi andırırcasına hedefinden şaşmadan yere doğru ilerliyor.
 Düşüş sonunda ise patlayıcı başlık yere değiyor ama başlığın hareketli sürgülerle bağlandığı pil ve gövde kısmı, patlayıcı başlıkla ana gövdenin arasında bulunan boşlukta sürgülerin doğrultusunda ilerlemeyi sürdürüyor.
İlerleme sonunda karşılıklı değecek biçimde konulmuş iki tel birbirine değip anahtarlanarak, pilden gelen enerjiyi, ateşlemede kullanılması amacıyla üzerinden geçiriyor. 
 Bu tasarımı kağıt üzerinden gerçeğe taşımak gerçekten güzel olacaktı ama ilgi alanım zaman içinde başka alanlara kaydığından tasarımı yapma konusunda isteksiz davrandım. Daha sonradan kendimi bunu yapmaya zorlayarak ortaya kaba taslak birşeyler çıkardım ama isteksiz yaptığım bu ''Çivi'', oldukça üstün körü bir şekilde yapılmıştı. Patlayıcı başlığı saran ince streç filmin uygunsuzluğu bir yana, hareketli sürgülerin saçma sapan tellerden oluşması, kestiğim kanatçıkların yeterice iyi aerodinamiğe sahip olmaması vb. bir sürü olumsuzluk sayılabilecek başlıca sorunlardı.
 Bu denemeyi yapmama engel olan bir şey de güvenlik sorunuydu. ''Çivi'', ne kadar basit bir tasarım olmuş olsa da, çok hassas bir şeydi. Patlayıcı başlığı yerleştirmeye çalıştığınız bir sırada yanlışlıkla birbirine değecek olan teller, çiviyi elinizdeyken patlatabilir  ve bir felakete neden olabilirdi.
 Her şeye karşın tasarımı bitirdim ve odamın penceresinden aşağı doğru bıraktım. En alt kattaki öğrencilerin apartmanımızdan taşınıp gitmiş olması, camlarının önüne düşüp patlayacak olan bu düzenek ve benim için iyi bir fırsattı.  Büyük bir heyecanla üstünkörü üretimden çıkmış olan çiviyi aşağı doğru bıraktım ve yalpalı düşüşünü izledim.  
 Yere düştü, sürgülü kısmından yamularak öylece yere yapıştı. Evet; patlamamıştı. Ama bu benim için pek te üzücü bir şey değil, beklendik bir sonuçtu. Teoride kusursuz çalışan bu tasarımın, üstünkörü ve isteksiz bir üretimden çıktığı için gerçek dünyada çalışmaması olağandı. Hemen aşağı inip başarısız denememden geriye kalan patlayıcı başlık, pil ve tel gibi yeniden kullanabileceğim şeyleri ayıklamak istedim ama bir sorun ortaya çıktı.
 Ya ben yanına yaklaştığımda bu düzenek birden patlarsa? Doğru ya, düzeneğin içi birbirine değmeye ayarlanmış tellerle doluydu. Ama yapılacak bir şey yoktu. Babamın evde boya yaparken kullandığı ve her tehklikeli deneyimde yanımda bulundurduğum şeylerden birisi olan plastik gözlükleri, ''ne olur ne olmaz'' diyerek başıma geçirdim ve cesaretimi toplayıp aşağı indim. Pencere boşluğuna vardığımda ise yerde harap olmuş şekilde yatan ''Çivi'' me korkar gözlerle baktım. Öyle çok ta zarar verecek olan bir şey değildi ama aniden kulaklarda beliren bir ''güm'' sesi bile insanı sinir edebilirdi. Yavaşça düzeneğin yanına yaklaşıp iyice incelemeye koyuldum kendisini. Tehlikeli bir durum varsa başka yöntemlerle çiviyi imha etme yoluna başvuracaktım artık. Tam olarak ne durumda olduğunu anımsayamıyorum ama gövdeden ve başlıktan tutup bir kerede onları birbirinden ayırmam, korkulacak bir şey olmadığının bir göstergesiydi...
--->Tam Boyut
Osiloskop Simülatörü, Programı (Yazılımı) Direnç Hesaplama Programı Zırh (Miğfer) Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi yazılım program indir bedava ücretsiz freeware direnç hesaplama programı nasıl hesaplanır hesapla renk kodları kod hesaplayıcı download oşiloskop simülasyon görüntüleyici modelleme sinüs dalga kare dalga üreteci frequency oscilloscop patlayıcı barut bomba füze çivi fişek kız kaçıran fünye maytap havai fişek mermi tasarım proje çizim Resim1: Tasarımın o yıllarda yapmış olduğum çizimi.
Osiloskop Simülatörü, Programı (Yazılımı) Direnç Hesaplama Programı Zırh (Miğfer) Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi yazılım program indir bedava ücretsiz freeware direnç hesaplama programı nasıl hesaplanır hesapla renk kodları kod hesaplayıcı download oşiloskop simülasyon görüntüleyici modelleme sinüs dalga kare dalga üreteci frequency oscilloscop patlayıcı barut bomba füze çivi fişek kız kaçıran fünye maytap havai fişek mermi tasarım proje çizim
Resim2: En Eski Cep Telefonu Fotoğraflarımdan: ''Çivi'' üretim aşamasında... 

Anılarda Kalan Tasarımlarım...(Savaş Tankım)



  Lise yıllarımın başında yaptığım savaş tankı tasarımı...
 Bu tankı ana saldırı tankı olarak düşünmeyip, yarı saldırı-yarı taşıyıcı olarak düşünmüştüm. Önde dönen taret (topun olduğu kısım) onun arkasında ise dönen taretten ayrılmış olarak asker ya da başka görevlileri içine alan kalın zırhla korunmuş bir bölme vardı. Ayrıca tankın arkasına savaş topu ve benzeri araçlar da bağlanıp çekilebilecekti. Tankın top namlusunu kısa tutmuştum çünkü bu top daha çok savunma içindi. Ek silah olarak taretin üstünde bir makineli tüfek, onun arkasında ise daha ağır bir silah olan uçaksavar benzeri bir makineli vardı. Olası helikopter saldırılarına karşı düşünmüş olmalıyım. İçeride taşınan görevlilerden birisi ya da önceden hazır bulunan bir asker de bunu kullanmakla görevliydi. Tankın yan kısımlarında tanksavar füzelere karşı önlem olarak tel kafesler koymuştum. Günümüz tanklarında olduğu gibi tanksavar füze tel kafese değdiğinde patlayacak, tank yüzeyine dokunmadan dağılacaktı. 
Aşağıda o yıllarda yapmış olduğum tasarımın çizimi gözüküyor...

->Tam Boyut

Piramit Yapımı (Saklama Kutusu)


Osiloskop Simülatörü, Programı (Yazılımı) Direnç Hesaplama Programı Zırh (Miğfer) Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi yazılım program indir bedava ücretsiz freeware direnç hesaplama programı nasıl hesaplanır hesapla renk kodları kod hesaplayıcı download oşiloskop simülasyon görüntüleyici modelleme sinüs dalga kare dalga üreteci frequency oscilloscop patlayıcı barut bomba füze çivi fişek kız kaçıran fünye maytap havai fişek mermi tasarım proje çizim piramit taş eser tarihi yapıt yapı saklama kutusu kutu hediye taş prizma eski mısır firavun imhotep mumya arkeolojik arkeoloji alan matematik hesabı sihirli büyülü gizemli sayılar formülü
Resim1: Bir Mastaba. Bilinen Düzgün Yüzeyli Piramitlerden Önce Bu Türden Basamaklı Piramitler Yapılırdı. Daha Sonradan Basamakların Arası Kireç Taşlarıyla Doldurularak Pürüzsüz Piramit Yapımına Geçildi. Bu Yazıda Mastaba Benzeri Bir Piramit Yapılacak. Yaptığınız  bu Piramidin İçine Saklamak İstediğiniz Ufak Şeyleri Koyabilirsiniz, Çünkü Onun İçi Bir Daha Açılmamak Üzere Dikkat Çekmeden Kapalı Kalacak.
 Kartondan piramit yapımı, benim eski Mısır tarihine ilgi duyduğum zamanlarda ilgilendiğim kolay bir uğraşıydı. Aslında piramit yapmak istediğimde bu yapıtımın kendime göre büyük ve oldukça sağlam bir şeylerden yapılmış olmasını istemiştim. Doğal olarak bu iş için en uygun gereçler taş ve çamur olacaktı.
İri, geniş ve derince bir çukur açıp, içini elde ettiğim çamurla doldurdum ve kare şeklinde açtığım temeli, önceden hazırladığım çamur kalıplarından çıkardığım küp şeklindeki çamur tuğlalarla doldurmaya çalıştım. Ama ne yazık ki büyük bir piramit için dağ gibi yığılı bir çamur birikimi gerekiyordu ve bunu da elde etmek benim gibi bir bastıbacak için oldukça güçtü. Tüm bunların yanı sıra kıvamlı bir çamuru küp şekline sokmak ta ayrıca bir uğraşı alanıydı.
 Çamurdan piramit tasarımını bu zorluklarından ötürü rafa kaldırdıktan sonra işin aslına uygun olarak piramidi taştan yapmaya karar verdim Bu iş için de, evimizin önündeki park inşaatından kalma altıgen beton kaldırım taşlarını kullandım. Günümün yarısını bu işe verdikten sonra kendime sonunda irice ve düzgünce bir piramit yapmayı başarmıştım. İçinde odaları ve yapıyı tutan kolonları bile vardı.
Bu şekilde ama daha ufak çaplı pir piramidi de  evimizin hemen önündeki tepenin yamaçlarına yapmıştım. Ama bu piramit bir ''yer altı piramidi'' idi. Bu ilginç öyküyü de ileride bir başka yazımda anlatacağım.
Sağlam piramidimi mahalledeki çocukların hırçın ve haşin ayaklarının altında yıkılana kadar bir iki gün izledim evimizin balkonundan. Daha doyamamış olacağım ki yeni bir piramit yapma isteği oluşmuştu hemen içimde.  Ama bu kez ne gün boyu taş taşıyıp ellerimi parçalamaya, ne de dakikalar boyu çamur karıp yüzümü gözümü toz toprakla doldurmaya hiç niyetim yoktu.
 İstediğim şey elimde tutup masamın üzerine koyabileceğim ve gururla izleyebileceğim, ufak çaplı bir piramit yapmaktı. İlk anda ''Bunu yapmaya ne var, 4 tane üçgen karton kesip koni biçiminde yapıştırıver'' gibi bir düşünce  geçmişti aklımdan ama bu yöntem oldukça kolay, bir o kadar da eğlencesiz, anlamsızca ve gösterişsiz bir şey olurdu. Bir piramidin yapımında on binlerce taş kullanılıyorsa, bende piramidim için kare şeklinde üst üste dizebileceğim onlarca parça kullanabilirdim. Bunların her birini tek tek yerleştirirken geçen zaman ise benim zaman geçirmeme ve eğlenmeme yeter de artardı bile.
Piramitler Üzerine Ayrıntılı Bilgi (Tıkla)

YAPIMI

Araçlar:
*Makas
*Cetvel
*Kalem
Gereçler
*Kalınca Karton (Piramitlerde kesme taşlar kullanılır, bizde düzgün kesilmiş kare kartonlar kullanacağız)
*Uhu yada benzeri yapıştırıcı
KUSURSUZ PİRAMİT
Bir piramidin yapımı önce göze kolay gözükür.  Gelişigüzel kesilmiş kartonları sıra sıra dizerek bu işin yapılacağı yanılgısına düşmekte pek zaman almaz. Sonuçta bu şekilde düşünüldüğü zaman öyle ya da böyle mutlaka ''kusurlu'' bir piramit elde edilir. Yapı malzemeleri artar, eksilir, tabakalarda boşluklar oluşur, son sıralarda düzensiz yığılmalar olur, zirve sağa ya da sola yatık olur ve buna benzer bir çok sorunla karşılaşılır.
İşte bu türlü sorunlar beni epeyce yormuştu ama bir tasadüf sonucu ulaştığım bir yöntem beni farkında olmadan iyi ve ''kusursuz'' bir piramit yapma yoluna sokmuştu. Yıllar sonra çoktan unutmuş olduğum bu yöntemi bu gün (hiç sevmesemde) matematiğe döktüm ve kuralını tam olarak buldum.
BÜYÜLÜ ALANLAR
İlk önce alan çıkarımını anlatmam gerek çünkü kusursuz bir piramit yapımı için kaç parça kartonun kullanılması gerektiğine alan hesaplamasıyla başlayarak ulaştım.
Osiloskop Simülatörü, Programı (Yazılımı) Direnç Hesaplama Programı Zırh (Miğfer) Zırhlara Bürünmüş Görünümüm Roma Lejyoneri (Roman Legioner) ugrasi.blogcu.com ugrasi uğraşı occupation hobi ev el home hand kolay öykü anı günlük anıları basit easy eğlenceli eskiden oynanan oyun oyunlar çocukluk boş zaman oyuncak yapımı made evde nasıl yapılır deney deneyi experiment maketi yazılım program indir bedava ücretsiz freeware direnç hesaplama programı nasıl hesaplanır hesapla renk kodları kod hesaplayıcı download oşiloskop simülasyon görüntüleyici modelleme sinüs dalga kare dalga üreteci frequency oscilloscop patlayıcı barut bomba füze çivi fişek kız kaçıran fünye maytap havai fişek mermi tasarım proje çizim piramit taş eser tarihi yapıt yapı saklama kutusu kutu hediye taş prizma eski mısır firavun imhotep mumya arkeolojik arkeoloji alan matematik hesabı sihirli büyülü gizemli sayılar formülü
Resim1a: Mısır Piramitlerinin Öndeki Küçük Olanlarına Bakılırsa Ana Yapının Aslında Basamaklı Olduğu Görülebilir.
Uyarı: Bu hesaplar bir kenarı 1 birim olan bir kare karton öngörülerek yapılmıştır. Birim olarak ister cm ister mm ya da başka bir ölçü kullanın değişen bir şey olmaz. Ayrıca taş(ya da karton) yerleştirme düzeni şöyledir:
Her taşın üzerine konulan yeni taş, altındaki taşın yarı genişliği kadar geride olacaktır. 
En Tepeden En Tabana
1.Sıra (Tepeden) 1 birim karelik 
2.Sıra 4 birim karelik,
3.Sıra 9 birim karelik, 
4.Sıra 16 birim karelik, 
5.Sıra  25 birim karelik, 
6.Sıra 36 birim karelik, 
7.Sıra  49  birim karelik, Yer kaplayacak.
 Ama oluşan tabanın ortası boş kalacak. Biz bu ksıım doluymuş gibi düşünüp alan hesabı yaptık.
Örnek vermek gerekirse 7 tabakalı bir piramit yapmak için tabaka olarak 7.sıradan başlayacaksınız ve bu tabaka tam olarak 49 birim karelik alan kaplayacak.
Karenin alan formülü =a2  olduğundan bu da demek oluyor ki 7. sıra olan taban alanınız bir kenarı 7 birim olan büyük bir kare olacak. (49 nın kökü=7) Bu kareyi de eşit boyutlarda kestiğiniz küçük kare kartonlardan oluşturacaksınız doğal olarak. 
BÜYÜLÜ SAYILAR (KOLAY YÖNTEM)
Alan çıkarımı anlaşılması zor geldiyse ben doğrudan her tabakada kaç karton kalıp kullanacağınızı yazayım. Bende alan hesabını sevmediğimden alan hesabınan sayı çıkarımını yaptım en sonunda.
En Tepeden En Tabana
1.Sıra Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 1 tane olmak üzere TOPLAM 1 Karton 
2.Sıra  Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 2 tane olmak üzere TOPLAM 4 Karton  
3.Sıra Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 3 tane olmak üzere TOPLAM  8 Karton
4.Sıra Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 4 tane olmak üzere TOPLAM  12 Karton
5.Sıra Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 5 tane olmak üzere TOPLAM 16 Karton 
6.Sıra  Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 6 tane olmak üzere TOPLAM 20 Karton
7.Sıra Bir kenarda bir birimlik kartonlardan 7 tane olmak üzere TOPLAM  24  Karton
Görebildiyseniz kenar başına düşen karton sayılarının karesini alarak Alan Hesabına ulaşılabilir.
7. Sıradan sonrasına nasıl ulaşabilir?
Bu karton dizme düzeninin en güzel yönü bitirdiğiniz her tabakada bir öncekinden bir eksik karton kullanarak yukarı doğru yükselmeniz. Bu da işinizi çok kolay kılıyor. Diyelim ki 8 Tabakalı bir piramit yapacaksınız, o zaman Bir kenarında 8 kare olan bir tabakadan başlayacaksınız. 8 kare X 4 köşe =32-4=28 Karton kulanacaksınız. 32 den 4  çıkardık çünkü 4 köşedeki kartonlar fazladan birer kez sayıldıkları içi 4 karton fazlaymış gibi bir sonuç çıkıyor.
Ben hesap kitap anlamam derseniz Toplam karton sayılarına bakın, 4 er 4 er artıyorlar. 8. tabakada 7. Tabakadaki toplam karton sayısı olan 24 e 4 karton daha ekleyin eder size 28 sonucu.  
ÖZETLE: Tabandan tepeye 24, 20, 16, 12, 8, 4, 1 karton kullanacaksınız.
BU YAZIDA 6 KATLI BİR PİRAMİT YAPILACAK.
ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim2: Düz Bir Zemin Bulunur, Üzerine İlk Parçalar Yerleştirilir. 6 Katlı Bir Piramit Yapılacağından Tabanın Bir Kenarı 6 Parçadan Oluşuyor.
ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim3: Tüm Kartonlar Yerleştirilip Yapıştırıldığında Taban Bu Şekilde Oluşmuş Olacak.
ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim4:İkinci Sıranın Çıkılması. Koyduğunuz Parçalardan Oluşan Büyük Karelerin Köşeleri Kendisinden Altta Ve Üstte Olan Tabakaların Köşeleriyle Aynı Çizgi Üzerine Denk Gelmeli.
ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim5: EN ÖNEMLİ KURAL: Bir Üst Tabakaya Koyduğunuz Her Parça, Altındaki Parçanın Yarı Uzunluğu Kadar Gerisinde Olmalıdır. 

ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim6: Sona Yaklaşılıyor. Piramidin Bitmesine Yakın Olduğu Zamanda Bu Delşkten İçeri Saklamak İstediğiniz Şeyi Atabilirsiniz. Sonraki Katları Çıkınca Tepe Kapanacak... Koyduğunuz Şey Eğer Piramidi Salladığınızda İçeride Ses Çıkaracak Birşeyse Piramidin İçini Pamuk Ya Da Benzeri Bir Şeyle Doldurmanızı Öneririm.


ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim7: Ve Son... Artık Elinizde İçinde Saklamaya Değer Bir Şeyi Koyduğunuz İlgin Bir Piramit Var.

ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim8: Yandan Görünüş... 
ugrasi uğraşı hobi ev el home hand kolay easy eğlenceli oyun oyuncak yapımı made piramit kartondan evde karton nasıl yapılır deneyi experiment
Resim9: Piramidin İçindeki Boş Alanlar.(Turkuaz renkte) İçeride Kolon Görünümlü İki Sütun Var. Ben Bunları İçeriden Piramide Destek Olması İçin Katları Çıkarken Yerleştiriyordum Ama Sizin Güçlü Bir Yapıştırıcınız varsa Bu Desteklere Gerek Yok sanırım... Bu Boş Alan Sizin Saklama Kutunuz Olacak.
BİRİSİ SİZE GELİP BU NE? DEDİĞİNDE SİZ DE ''HİÇ, CANIM SIKILDI PİRAMİT YAPTIM'' DİYECEKSİNİZ.  VE PİRAMİDİNİZİN İÇİNDE BİR ŞEYİN OLUP OLMADIĞINI KİMSE DÜŞÜNMEYECEK BİLE:)
İçine Saklayacak Hiç Bir Şeyim Olmasa Bile;                                                                                                         Kartondan yapmış olduğum bu piramidin yanı sıra, epeyce bir süre elime geçirdiğim küp benzeri her gereçten piramit yapmak artık bende bir alışkanlık olmuştu. Her sabah kahvaltısında masanın üzerindeki şeker kutusunun içindeki küp şekerlerden irili ufaklı bir sürü piramitler ve binalar yapmam da doğal olarak ev sakinlerinin çok ta hoşuna gitmiyordu. Sonuçta haklıydılar da,çünkü şekerlere çıplak ellerimle dokunup dakikalarca oynamam, üstüne masayı ve onun çevresini batırmış olmam temizlik açısından pek iyi bir şey değildi.  Lise yıllarımda da bir mermerciye gidip küp şeklinde yüzlerce ufak mermer taş kestirerek evde binalar ve piramitler yapmak istememe karşın da bir türlü bu isteğimi gerçekleştiremedim. Roma mimarisine olan ilgimin de beni sürekli köprülü ve kubbeli binalar yapmaya itmesine karşın üstelik. Tüm bunlara karşın eğlenceli vakit geçirmemi sağladığı için bu uğraşıyı oldukça severdim. 
ORTA ASYADAKİ TÜRK PİRAMİTLERİ 
Yıllarca herkeste olduğu gibi bana da ''Piramit'' dendiğinde aklıma ilk olarak Mısır gelirdi ama son yıllarda yaptığım araştırmalar sırasında Türklerinde bir zamanlar piramit yaptığını, hatta bu piramitlerin Mısırlılardan çok önce ve çok daha büyük  bir şekilde yapıldığını öğrendim. İlk olarakta İkinci Dünya Savaşında Görev Alan bir Amerikalı pilot farkına varmış bunların. ''Beyaz Piramitler''  olarak bilinen bu yapıtların içinde ön Türklerden kalma mumyalar bile var ama ne yazık ki Çin bu bölgeye giriş çıkışlarda sorun çıkardığı için yeterli araştırma yapılamıyor.
Resim10:Bir Türk Piramidi. Bu Alan Son Yıllarda Çinli Çiftçilerin İstilasına Uğramış Ve Uygur Türklerinin Azınlık Durumuna Düştüğü Bir Yer. Piramitlere Sonradan Ağaçlandırma Yapılmış.
Resim11:Bir Türk Piramidi Daha. Beyaz Piramitler Google Earth Aracılığıyla Uzaydan Da Görülebiliyor.