Sabun yapımını çoğumuz ilk kez Yeşilçam ın ''Gülen Gözler'' filminde, gençlerin evlerine gelen ipoteği kaldırmak için sabun tozu yapımına giriştikleri sahnelerde görmüşüzdür. Filmdeki söz konusu sahnelerde bir sürü cam borular, düzenekler, fokurdayan ilginç sıvılar gözükmekteydi. İlginç işlere girişme eğilimi olan ben gibi çocuklar da, sabun yapımının ne denli karışık bir iş olduğu görüşüne bu sahneler aracılığıyla kapılmış olmalı. Yıllar sonra üniversitede gördüğümüz kimya laboratuarı dersinin notları arasında da sabun yapımına denk gelmiştim. Kolayca yapılabilecek bir kaç aşama var gibi gözükmesine karşın; Molarite hesapları ve teorik anlatımlar gibi bir çok konunun aynı anda anlatıldığı bu deney konuları bana ''neyse artık başka bir gün bakarız'' dedirtmişti...
Ne var ki bundan bir kaç yıl sonra dönüp dolaşıp ''kendi sabunumu yapsam ne güzel olur'' düşüncesiyle yeniden bu konuya yoğunlaşmış, bu kez sıkı bir araştırmayla aslında bu işin ev hanımlarınca bile yapılan kolay bir eğlence alanı olduğunu görüp şaşırmıştım.
İlk denemelerimi, araştırmalarımda denk geldiğim ve yorumlarını okuduğum kişilerin önerdikleri oranlara göre yaptım. Ne yazık ki sonuçlar bir yıkım ve verimsizlik örneğiydi. Elde ettiğim sabunlar, kullandığım yağın kütlece %10 u gibi çok düşük oranlarda üretimden çıkıyordu. Üstelik bu sabunlar oldukça kötü kokuyor ve yapış yapış olarak beklediğim sonuçlardan uzak kalıyordu. Boşan giden yağlar, oranlar tutmadığı için elimi dilimi yakan kostiğin acısını ikiye katlıyordu. Araştırmalarımda biriktirdiğim yazıları yine yine okudum, orantılardaki ortak yüzdeleri ve püf noktaları gözden geçirdim. Hesap kitap konusuna ucundan bucağından yine girişmiş olsam da, ağzıma kendi elimle çaldığım bir parmak baldan artık vazgeçemezdim.
Denemelerime aralık vermeden, çocukluğumdam bu yana edinmiş olduğum kullanışlı bilgilerle okulda edindiğim temel bilgileri birleştirip sonunda %100 verime yaklaşmış çok iyi kalitede sabunu üretmenin yolunu buldum. Çevremdeki kişiler doğal olarak bu kadar uğraştan sonra ürettiğim bu sabunları kullanmakta çekindiler. Gel gör ki ben evdeki sabun noktalarındaki satın alınmış hazır sabunları yok edip kendi sabunlarımı yerleştirince alışmak ve başarımı görmek zorunda (!) kaldılar...Yeni ve eğlenceli bir uğraşı edindiğim artık kesindi...
Sabun oluşumu üzerine teorik bilgi için (Tıklayınız)
Sabun üzerine bilgi (Tıklayınız)
Araç Gereçler
Araçlar
-Sıcağa dayanıklı, metal olmayan karıştırma çubuğu (Bambudan Yapılan Çöp Şiş Çubuğu Kullandım)
-Duyarlı Tartı (Hassas Mutfak Terazisi. Kesinlikle önemli. Oranları tutturamazsanız sabun derinizi yakabilir, ya da hiç oluşmayabilir)
-Plastik Bardaklar ( İki tanesi yeter, kullandıktan sonra atılmaları gerek.)
-Paslanmaz Çelik Tencere. (Kesinlikle Önemli. Kabın kimyasal tepkimeye girmemesi gerek)
-Plastik Kaşık (Kostiğe elle dokunamayacağımız için uzun bir plastik kaşık kullanmak gerek, iş bitince o da çöpe atılacak.)
Gereçler
-Saf Su. (Bulamazsanız kaliteli bir içme suyu kullanın. Suda kireç olmamalı)
-Süt Kostik (Katı Kostik) (NaOH - Sodyum Hidroksit) (Temizlik maddeleri satan yerlerden poşet içinde üç lira gibi ucuz fiyata bulabilirsiniz. Dikkatli kullanılmazsa deriyi tahriş eden çok tehlikeli bir bazdır)
-Yağ (Her türlü organik yağ olur. Bitkisel olması daha iyi, hayvansal yağlar koku yapar)
-Alkol (Saf alkol yerine kolonya kullanabilirsiniz; tepkimeyi hızlandırıcı bir özelliği var)
-Tuz (Kaya Tuzu olursa iyi olur, yoksa sofra tuzu da iş görür.)
Kullanılacak Ölçüler:
-Yağ: 100 g.
-Kostik: 16 g.
-Su: 84 g.
-Tuz: 5-6 g.
-Alkol: (Yazıda)
-Koku: Yarım yemek kaşığı kadar konsantre (yoğun)
Kullanılan Oranlar:
-Kostik-Su Karışımı: %16 lık
-Tuz-Su Karışımı: Derişik Çözelti
Görüntü 1: Bütün Araç Gereçlerin genel Görünümü.
YAPIMI
Çelik Tenceremizi ocağa koyuyoruz ve içine 100 gram sıvı yağı boşaltıyoruz. Ocağın altını kısık ateşe alıyoruz. Böylece yağımız yanmadan ağır ağır ısınacak, bu arada diğer işlemleri yapmak için aralık bulacağız. Yağ ne kadar kızgın olursa tepkime o kadar çabuk olur.
Görüntü 2: Çelik Tencerede Kısık Ateşte Isınan Yağ.
Kostik torbamızı dikkatlice açıyoruz. Kostik torbasındaki tozlar bile elimize değmemeli. Eldiven giyerek bu işlemi yapabilirsiniz. Plastik bir bardağı tartımıza koyup tartıyı sıfırlıyoruz ve plastik bir kaşıkla torbadan 16 gram kostik alıp bardağa koyuyoruz. Önemli uyarı: Tartınızın doğru ölçüm yapıp yapmadığına göz atın, yoksa çabalarınız boşa gider.
Görüntü 3: Kostiği 16 Gram Olacak Kadar Tartıyoruz.
Kostiği ölçtükten sonra, başka bir boş plastik bardak alıp 84 gram olacak kadar saf suyu bu yeni bardağa koyuyoruz.
Şimdiki işlemi yapmak için evinizin balkonu gibi açık bir havaya çıkmalısınız. Nedeni, kostiğin suyla verdiği tepkime sonucu ortaya çıkan ağılı (zehirli) gaz...
İçinde 84 gramlık su olan plastik bardağın üzerine öteki bardaktaki 16 gramlık Kostiği boşaltıyoruz. Şu an elimizde 84 gram Su + 16 gram Kostik ten oluşan toplamda 100 gramlık çözeltimiz var. Önemli uyarı: Kostiğin üzerine su dökmeyin, suyun üzerine kostik dökün. Eğer katı kostiğin üzerine su dökerseniz çevreye sıçrama yapabilir, sakıncalıdır.
Üstüne su boşalttıktan sonra kostik dolu olan bu bardağın hemen ısınmaya başladığını görebilirsiniz. Isı çok yüksek olabilir, bu nedenle bardağı yere koyun ve ahşap karıştırma çubuğu ile uygun biçimde karıştırın ki, katı kostikler çabuk çözünsün. Bu işlemler sırasında bardaktan çıkan gazı solumayın, Bardaktan elinize ya da çevrenize çözeltiyi sıçratmayın.
Kostiğin tümünün çözündüğünü gördüyseniz bu bardağın içine biraz alkol dökmelisiniz. Ben alkol olarak limon kolonyası kullandım. Alkolün miktarı size kalmış. Şişeyi 5-6 kez salladığınızda dökülen miktar yeterli olacaktır. Alkol, sabunlaşma tepkimesini hızlandıracak. Uçucu bir yapısı olduğundan işlemler sırasında arada bir yeni alkol eklemesi yaparsanız ve bardağın ağzını kapatacak bir şey koysanız iyi olur.

Görüntü 4: Kostik-Su Karışımı...
BAŞLIYORUZ!...
Anımsarsanız ocağa kısık ateşte olacak biçimde içinde sıvı yağın olduğu çelik tenceremizi bırakmıştık. Biz ara işlemleri yaparken yağ iyice kızmış, hatta yavaştan duman çıkarmaya başlamış olmalı. Eğer yağ bu durumdaysa işleme uygun demektir.
Şimdi içinde kostik çözdüğümüz sulu kostik çözeltimizin olduğu plastik bardaktan çok az bir miktarı kızgın yağın üzerine boşaltıyoruz. Önemli uyarı: Döktüğümüz bu azıcık çözelti yağa değer değmez fokurdayacak ve köpükler çıkarmaya başlayacak. Biraz geride durmanız iyi olur, herhangi bir şey size sıçramasın. Ocağın altı, kısık ateşte kalmayı sürdürsün.
İşte köpükler! Bu köpükler sabunumuzun ilk köpükleri!
Önemli Bilgi: Sakın ola bardaktaki tüm çözeltiyi tencereye bir anda ve tek seferde boşaltmayın, yoksa yağ kesilir, sabun oluşmaz. Her çözelti döküşünüzde tenceredeki ısı düşer. Her döküm işleminden sonra ısının yerine gelmesini bekleyiniz. Tencerenin ısındığını yavaşça duman çıkarmasından anlayabilirsiniz. Yarım saat içinde aralıklara bölerek döküm işlemini yapınız.
Ancak yarım saatin sonunda tüm çözeltiyi tüketmiş olmalısınız.
Görüntü 5: Kızgın Yağa Değer Değmez Köpüren Çözelti.
Her döküm işleminden sonra tahta çubukla tencereyi karıştırın. Gördüğünüz köpüklenmeler sabun oluşumunun göstergesidir. Çözeltinize yukarıda belirttiğim üzere arada bir kolonya eklemesi yapınız. Tüm bu işlemler süresinde ocağınız kısık ateşte yanmayı sürdürmeli. Tencerenin içindeki yağın gittikçe yoğunlaştığını görebilirsiniz.
Tenceredeki yağ, artık yağ olmaktan çıktı, köpük yığınına dönmeye başladı. Karıştırmayı sürdürün.

Görüntü 7: Sabun Muhallebisi.
Çözeltimizi azar azar dökmeyi aralıklarla sürdürürken tencerenin içindeki sabunumuz iyice muhallebi kıvamına geldi. Gelin görün ki daha yeterli yoğunlukta değil. Her çözelti dökümünden sonra karıştırmayı sürdürün.
Görüntü 8: Katılaşmaya Başlayan Sabun. Çözelti Bitene Kadar Eklenmeli.
Tencere, artık karıştırılamayacak kadar katı bir biçime geldiğinde işlemin bu bölümü bitmiş demektir. Bardaktaki çözeltiniz bu aşamada tümüyle bitmiş olacaktır. Önemli uyarı: Sabununuzun kullanılmaya uygun olup olmadığını basit birkaç sınamayla görebilirsiniz.
Sabun, içine döktüğünüz kostik nedeniyle bazik bir yapıdadır. Eğer kostiğin ayarını kaçırırsanız cildiniz yanabilir. Bunu sınamak için karıştırma çubuğunuzla tencereden bir parça sabun alıp parmağınıza sürün. Dilinizin ucunu hafifçe değdirdiğinizde eğer sabun hiç bir şekilde dilinizi acıtmıyorsa doğru yoldasınız demektir. Eğer diliniz çok yanıyorsa sabunu kullanmayın. Ayrıca çubuğunuza aldığınız bir parça sabunu az miktardaki temiz bir suyla karıştırdığınızda su beyaza dönüyorsa yine doğru yoldasınız demektir. Sabunlu çubuğun kendisini çeşme suyuyla yıkadığınızda eğer çubuk temizleniyorsa yine işlemleriniz doğru demektir.
Şimdi 5-6 gram tuz tartın ve bir bardağa koyun. Üzerine de azar azar sıcak su dökün. Tuzlu suyun aşırı derişik olması gerekiyor. Bu nedenle suyun ölçüsünü kaçırmayın. Tuzun tümü çözündüğünde yavaş yavaş katılaşmış sabunun içine dökün. Tuzu sabunumuzun sert olması için katıyoruz. Ne kadar çok tuz katarsanız sabun soğuduğunda o kadar sert olur. Eğer tuzu çok atarsanız sabun topaklaşır, birleşmesi güç olur. Az atarsanız, her elinizi yıkadığınızda cıvıklaşan sabunla uğraşırsınız. Tuzlu suyu döktüyseniz artık ocağın altını kapatabilirsiniz.
Görüntü 9: Aşırı Yoğun Tuzlu Su Sabun Üzerinde Gezdiriliyor.
Koku Eklemek...
Sabununuza yüksek yoğunluklu esanslar koymalısınız, yoksa pek etkili olmaz. Esansı yarım yemek kaşığı olacak kadar sabuna dökebilirsiniz. Dökmeden önce sabunun üzerinde delikler aşarak kokunun içine işlemesini sağlayın ve esansı gezdirerek dökün. Ben oda kokusu olarak kullanılan seyreltilmemiş bir kokuyu püskürtücü yardımı ile sabuna sıktım. Önemli Uyarı: Kokuyu sabun tencerede soğumaya başladıktan sonra ekleyin.
Görüntü 10: Koku Ekleniyor....
Tahta bir kaşık yardımıyla tenceredeki tüm sabunu toplayın ve bir topak biçimine getirin.
Görüntü 11: Sabunumuzu Kazıya Kazıya, Vura Vura Topluyoruz.
Sabun, elinizi yakmayacak kadar soğumuş olmalı, buna karşın tümüyle de soğumuş olmamalı, yoksa biçim veremezsiniz. Aşağıda görüldüğü üzere tahta kaşık yardımı ile sabunumuzu kullanılabilecek bir biçime döve döve getiriyoruz.
Görüntü 12: Bu aşamada Sıcak Sabun Neredeyse Ekmek Hamuru Gibidir. Soğumadan her Türlü Biçim Bir Araç Kullanarak Verilebilir.
İŞTE SAF ZEYTİNYAĞI SABUNUMUZ!
SOĞUMAYA BAŞLAYAN SABUNUN İÇİNE HER KERESİNDE DEĞİŞİK BOYALAR, KATKILAR VE KOKULAR KATIP ŞEKİL VEREBİLİRSİNİZ.. ELİNİZİ TERTEMİZ YAPAR, EŞE DOSTA ARMAĞAN OLUR!...
SOĞUMAYA BAŞLAYAN SABUNUN İÇİNE HER KERESİNDE DEĞİŞİK BOYALAR, KATKILAR VE KOKULAR KATIP ŞEKİL VEREBİLİRSİNİZ.. ELİNİZİ TERTEMİZ YAPAR, EŞE DOSTA ARMAĞAN OLUR!...
















































