Google Arama

Custom Search
el etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
el etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2013 Pazartesi

Çalgı Teli Yapımı


Kolay Çalgı Teli Yapımı (Kendi Buluşumdur)


* Ev yapımı çalgı yapma uğraşılarım süresince genellikle, kullandığım çalgılardan çıkardığım eski tellerle denemeler yapardım. Bu teller dışına çelik sırma sarılmış tellerdi. Kullanıldıkları çalgılar için uygun olmuş olsalarda kendi yaptığım çalgılardan elde etmek istediğim doğal sesi veremiyor, üstüne oldukça sert olmaları nedeniyle kullanımları güçlük çıkarıyordu.

 Bu yazımda özellikle yaylı çalgılarda kullanılabilecek, oldukça doğal bir ses veren ve çok yumuşak olması nedeniyle en dik baskılarda bile falso vermeyen bir telin yapılış yöntemini vereceğim. Mızraplı çalınan çalgılarda olta misinası gibi polyester gereçler kullanılabiliyor, gel gelelim yaylı çalgılarda durum biraz değişiyor. Misina teller yayı çalgılarda üst perdelere çıktıkça falso verebiliyorlar ve kimi çalgılarda temiz ses verirken kimilerinde çalışmak istemeyebiliyorlar. Oysa bu yöntemle üreteceğimiz telin naz yapmayı sevmediğini söyleyebilirim. 


Telimizi yapmak için hiç bir şeye para vermeyeceğiz. Elinizde 0.2 mm lik sıradan bir dikiş ipliği (polyester iplik olmalı) varsa hemen yapıma başlayabilirsiniz. Polyester ipliğiniz açık bir renkte olursa iyi olur, nedenini açıklayacağım.

Öncelikle belirtmek gerekir ki polyester iplik seçmemizin nedeni ucuz, dayanıklı, kolay bulunan bir gereç olmasıdır. Pamuk gibi ipliklerle çalgı teli olmaz, çok az bir gerilmeyle koparlar, üstelik yaylı çalgı için gerekli olan yüzeyin sürtünme özelliklerini taşımazlar. Eski çağlarda Orta Asyadaki yaylı çalgıların telleri için at kılları kullanılırdı. Özellikle Doğu Asyadaki çalgıların telleri de ipek ipliklerinden yapılırdı. Dikkat ederseniz saçlar, hayvan kılları ve ipekler; parlak yapıda olan, elinize sürttüğünüzde bile cırıldayan sesler
 çıkaran ilginç gereçlerdir. Keşke elimize ipek iplik ya da gerçek at kılı geçse de biz de denesek... Bulması olanaksız değil, buna karşın profesyonel bir müzisyen değilseniz para harcamaya da gerek yok, şimdilik elimizde bütçeye çok uygun bir polyester var :)

Ben burada tek bir polyester ipliğin nasıl yapılacağına değineceğim. Ardından bu ipliklerin bir araya getirilip neler yapılabileceğine değineceğim.

SES ÖRNEĞİ :
 (Uyarı: Bu Örnek Kendi Yaptığım Çam Göğüslü Çalgıdan Alınmıştır. Bilindik Türden Yaylı Çalgılardan Ya Da Mızraplı Çalgılardan Bambaşka Sesler Verebilmektedir.)

Bağlantıya Tıklayınız:

http://vocaroo.com/i/s0TJaGanyC8d

Bağlantıya Tıklayınız:

Araç gereçler

Araçlar

*Makas

*İki adet İçi dolu, hafif ağırca düzgün bir silindir çubuk (tükenmez kalem benzeri bir şey de olur.)



Gereçler


*Dikiş ipliği (Polyester iplik -çok ince olmaması gerek 0.2 mm kalınlığından az olmamalı.)


*Japon Yapıştırıcısı ya da tutkal.


*Reçine (yalnızca yaylı çalgılar için gerekli)



Bir polyester ipliği çalgınıza geçirip gerektiği kadar gererseniz ve yeterince reçine sürerseniz ya da mızrap vurursanız ondan hiç ses alamaz mısınız? Neden olmasın; alırsınız doğal olarak. Gel gelelim dikiş ipliği olarak üretilen polyester ipliklerin dış yapısı gerilme altında bırakıldığında bozulmaya uğramaktadır. Polyester ipliklere yakından bakarsanız yüzlerce küçük çaplı iplikçiğin döndürüle döndürüle bir araya gelerek oluşturduğu sarmal bir yapıda olduğunu görürsünüz. Eğer bu ipliği elinize alıp iki yandan çekerseniz. Bu sarmal yapının bozulduğunu, sık bir biçimde sarılmış bu ipliğin sargılarının seyreldiğini görürsünüz. İşte tam da bu nedenden dolayı ipliği olduğu gibi çalgınıza takamazsınız. Çalgınız yüksek ses vermez, verdiği seste bozuk ve istikrarasız olur. Bizim ilk uğraşımız sargıların sayısını ipliğin doğal sarmalını bozmadan arttırmak...
Sakın çözülmüş bir ipliği yeniden sarmaya çalışmayın, makarasından çıktığı andaki ilk düzenli yapısı bozulmuşsa ondan bir daha hayır gelmez.

Yapımı

Ne kadar uzunlukta tel kullanacağınızı ölçün. Sonra da bu uzunluğun bir çeyreği kadar fazlasını alarak iplik kesin.
Kaç santim ip kestiğinizi bir yere not edin. Bu arada ipi keserken çok germeyin ya da gevşek tutmayın. Yoksa ölçüler oynar.

İpliğinizin bir ucunu silindire bağlayın. Yalnız bunu yaparken boşa iplik harcamayın, düzgün ve yeterince ip harcayarak düğüm atın.

Şimdi ipliğinizin öteki ucunu da ikinci silindire önceki gibi bağlayın.


Bu nokta çok önemli:

Silindirin birisini elinizle kaldırın ve silindire çok yakın bir yerden iki parmağınızla ipi tutarken silindiri kendi ekseni çevreinde döndürğün. Silindir çubuk dönerken  parmağınızla onıun arasında kalan bölüme iyice bakın, siz çubuğu döndürürken ipliklerin sarımı çözülüyor mu, yoksa sıkılaşıyor mu? Eğer çözülüyorsa yanlış yöne döndürüyorsunuz demektir. Demek ki ipliğinizin sarım sayılarını sıklaştırmak için tersi yöne döndürmelisiniz.

 İşte bu mantıkla çubuğun birini elinizle havada tutarken, öteki elinizlede alttaki çubuğu iki parmağınızla fırıldak gibi döndürmeniz gereken yöne doğru döndürün. Çubuk hızlı bir biçimde kendi ekseninde dönerken  ipliğinizin hızla sıkışmaya ve sarım sayılarının artmaya başladığını göreceksiniz.
İpliğiniz sarıldıkça boyu kısalmaya başlayacak, en başta gerekenden uzun ip kesmemizin nedeni buydu.

bağırsak, dikiş, el, fiyatı, fiyatları, gitar, ipek, iplik, keman, kemane, kopuz, nasıl, polyester, sırma, tel, teli, telleri, yapılır, çalgı,

Aynı anda ipliğinizin pürüssüz olmaya başladığını, ipin üstüne ışık vurduğunda saydammış gibi ışığı geçirmeye başladığını başladığını göreceksiniz. Sıradan bir ipteki sarmalların yatayla yaptığı açı gerekenden çok az iken, sizin sardığınız iplikteki sarım çizgilerinin  90 dereceye doğru yaklaşan bir diklikte olduklarını göreceksiniz. Bir çalgı için böylesi özellikleri olan bir tel en uygun olanıdır.


Ne kadar döndürülecek?

Eğer çubuğu gerekenden çok döndürmüşseniz ip gerekenden çok sarılmış olur, ardından alt çubuğa yakın olan yerden burulmalar, yamulmalar olmaya başlar. Bu kadar sarmanıza gerek yoktur. Sıradan bir ipliğin iki sarmalının arasındaki uzaklığa sizin yaptığınız telden en az 6 sarmal sığmalı. İpliğinize göz attığınızda oldukça dik ve küçülüp sıkılaşmış sarmal çizgileri görüyorsanız sarım sayısını abartmanıza gerek yok. Yalnız; sarım yaparken arada bir iki çubuktan tutarak telinizi hızlıca gerip gevşetin gerip ki sarımlar iyice yerine otursun. Eğer sarma işlemi yeterliyse ipliğinizin boyunu hemen ölçün. Kısaldıktan sonraki uzunluğu not edin ki, bundan sonra ona eş olacak yeni bir tel sarmak isterseniz sarım sayıları tur sayısına bağlı olarak eş olsun. İlk tel sarımdan sonra 10 santim kısaldıysa, ikinci yaptığınız teli de 10 santim kısalana kadar döndüreceksiniz demektir. Ölçüleri özenle alınız.


 Şimdi ipliğinizin alttaki çubuğunu yere koyun ve elinizde tuttuğunuz çubuktaki ipi halkasını bozmadan çıkarın. Ardından Bu halkanın heman atından düzgün bir zemine bantlayın. İpi çıkarırken ipliğinizin boşalıp çözülmemesine özen gösterin ve çok az gergin tutarak ipliğin iki ucunu birbirinden uzak tutun. Yoksa ipliğiniz kendine dolanır.
İpliğin alttaki ucundaki halkayı da çubuktan kurtarın ve zemine bantlayın. İpliği çok germeyin, çok gevşekte tutmayın. Zeminde düzgün bir biçimde boylu boyunca uzanmış iki ucu zemine bantlı ipliğiniz artık çalgı teli olmak için hazır.

 Bu aşamada aynı iplikten çalgınıza birden çok takacaksanız yaptığınız iplikleri zemine teker teker bantlayarak biriktirebilir, ardından  iplikleri çözmeden onları yerlerinden alarak çalgınıza geçirebilirsiniz. İplikler çalgı burguluklarının delikleirinden geçemeyeceğinden dolayı (çünkü uçları halkalı ve sarılı durumdadır) burguluğa geçecek iplik ucunu bakır bir tele bağlayıp japon yapıştırıcısı ile sağlamlaştırdıktan sonra burguluk deliğine bakır teli sokup o biçimde takabilirsiniz. Diğer yöntem ise halkanın düğümlendiği boğaza japon yapıştırıcısı sürüp ipliğin dağılmaması sağlandıktan sonra halkanın kesilip atılarak ucu japonla sertleştirilmiş ipliği burguluğa geçirmektir. Burguluğa geçen ipliği burguluk attığında çözülmemesi için burguluğa düğümlemeniz çok daha güvenli olur. 
İpliğinizi çalgıya taktıktan sonra yayların sürteceği bölüme bolca reçine sürüp yedirin.
İnce bir iplik yeterli sesi vermeyebilir. Ya birden çok iplik takacaksınız, ki bu iniltili doğal bir ses verir, ya da tek parça kalın bir polyester kullanacaksınız,o da açık bir ses verir. İplikleriniz çok ince olursa bir kaç ayda bir değiştirmeniz gerekebilir, kalın iplik kullandıkça kullanım süresi artar.



Mızraplı Çalgılar İçin Ne Türlü Bir Yöntem Uygulanacak?

Mızraplı çalgılar için üstteki yöntemle ürettiğiniz telden üç-dört tane yapacaksınız. Ardından bütün bu telleri yine sargı yönleri eş olacak biçimde çubuklara bağlayıp yine döndürme işlemi yapacaksınız. Bir araya getirilip hem kendi içlerinde hem dışlarında bu biçimde döndürülerek sıkılaştıtılmış olan tek parça polyester tellerden çok güzel sesler çıkmaktadır. Eğer ipliğiniz kalın ise tek bir polyester iplikten de size gereken teli elde edebilirsiniz.


       Resim 1: Büyütülmüş Görüntüyle Karşılaştırmalar. Kırmızı Çizgiler Sarımların Yaptıkları Açının Son Aşamada Nasıl Düzene Girdiğini Ve Dikleştiğini Gösteriyor.




    

27 Ocak 2013 Pazar

Sabun Yapımı ( Evde )

deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı


 EVDE SABUN YAPIMI

 Sabun yapımını çoğumuz ilk kez Yeşilçam ın ''Gülen Gözler'' filminde, gençlerin evlerine gelen ipoteği kaldırmak için sabun tozu yapımına giriştikleri sahnelerde görmüşüzdür. Filmdeki söz konusu sahnelerde bir sürü cam borular, düzenekler, fokurdayan ilginç sıvılar gözükmekteydi. İlginç işlere girişme eğilimi olan ben gibi çocuklar da, sabun yapımının ne denli karışık bir iş olduğu görüşüne bu sahneler aracılığıyla kapılmış olmalı. Yıllar sonra üniversitede gördüğümüz kimya laboratuarı dersinin notları arasında da sabun yapımına denk gelmiştim. Kolayca yapılabilecek bir kaç aşama var gibi gözükmesine karşın; Molarite hesapları ve teorik anlatımlar gibi bir çok konunun aynı anda anlatıldığı bu deney konuları bana ''neyse artık başka bir gün bakarız'' dedirtmişti...
Ne var ki bundan bir kaç yıl sonra dönüp dolaşıp ''kendi sabunumu yapsam ne güzel olur'' düşüncesiyle yeniden bu konuya yoğunlaşmış, bu kez sıkı bir araştırmayla aslında bu işin ev hanımlarınca bile yapılan kolay bir eğlence alanı olduğunu görüp şaşırmıştım.

İlk denemelerimi, araştırmalarımda denk geldiğim ve yorumlarını okuduğum kişilerin önerdikleri oranlara göre yaptım. Ne yazık ki sonuçlar bir yıkım ve verimsizlik örneğiydi. Elde ettiğim sabunlar, kullandığım yağın kütlece %10 u gibi çok düşük oranlarda üretimden çıkıyordu. Üstelik bu sabunlar oldukça kötü kokuyor ve yapış yapış olarak beklediğim sonuçlardan uzak kalıyordu. Boşan giden yağlar, oranlar tutmadığı için elimi dilimi yakan kostiğin acısını ikiye katlıyordu. Araştırmalarımda  biriktirdiğim yazıları yine yine okudum, orantılardaki ortak yüzdeleri ve püf noktaları gözden geçirdim. Hesap kitap konusuna ucundan bucağından yine girişmiş olsam da, ağzıma kendi elimle çaldığım bir parmak baldan artık vazgeçemezdim.


 Denemelerime aralık vermeden, çocukluğumdam bu yana edinmiş olduğum kullanışlı bilgilerle okulda edindiğim temel bilgileri birleştirip sonunda %100 verime yaklaşmış çok iyi  kalitede sabunu üretmenin yolunu buldum. Çevremdeki kişiler doğal olarak bu kadar uğraştan sonra ürettiğim bu sabunları kullanmakta çekindiler. Gel gör ki ben evdeki sabun noktalarındaki satın alınmış hazır sabunları yok edip kendi sabunlarımı yerleştirince alışmak ve başarımı görmek zorunda (!) kaldılar...Yeni ve eğlenceli bir uğraşı edindiğim  artık kesindi...


Sabun oluşumu üzerine teorik bilgi için (Tıklayınız)

Sabun üzerine bilgi (Tıklayınız) 

Araç Gereçler

Araçlar

-Sıcağa dayanıklı, metal olmayan karıştırma çubuğu (Bambudan Yapılan Çöp Şiş Çubuğu Kullandım)


-Duyarlı Tartı (Hassas Mutfak Terazisi. Kesinlikle önemli. Oranları tutturamazsanız sabun derinizi yakabilir, ya da hiç oluşmayabilir)

-Plastik Bardaklar ( İki tanesi yeter, kullandıktan sonra atılmaları gerek.)


-Paslanmaz Çelik Tencere. (Kesinlikle Önemli. Kabın kimyasal tepkimeye girmemesi gerek)


-Plastik Kaşık (Kostiğe elle dokunamayacağımız için uzun bir plastik kaşık kullanmak gerek, iş bitince o da çöpe atılacak.)


Gereçler

-Saf Su. (Bulamazsanız kaliteli bir içme suyu kullanın. Suda kireç olmamalı)

-Süt Kostik (Katı Kostik) (NaOH - Sodyum Hidroksit) (Temizlik maddeleri satan yerlerden poşet içinde üç lira gibi ucuz fiyata bulabilirsiniz. Dikkatli kullanılmazsa deriyi tahriş eden çok tehlikeli bir bazdır)

-Yağ (Her türlü organik yağ olur. Bitkisel olması daha iyi, hayvansal yağlar koku yapar)

-Alkol (Saf alkol yerine kolonya kullanabilirsiniz; tepkimeyi hızlandırıcı bir özelliği var)

-Tuz (Kaya Tuzu olursa iyi olur, yoksa sofra tuzu da iş görür.)


Kullanılacak Ölçüler:

-Yağ: 100 g.

-Kostik: 16 g.


-Su: 84 g.


-Tuz: 5-6 g.


-Alkol: (Yazıda)


-Koku: Yarım yemek kaşığı kadar konsantre (yoğun)


Kullanılan Oranlar:

-Kostik-Su Karışımı:  %16 lık

-Tuz-Su Karışımı: Derişik Çözelti



deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı
Görüntü 1: Bütün Araç Gereçlerin genel Görünümü.

YAPIMI

Çelik Tenceremizi ocağa koyuyoruz ve içine 100 gram sıvı yağı boşaltıyoruz. Ocağın altını kısık ateşe alıyoruz. Böylece yağımız yanmadan ağır ağır ısınacak, bu arada diğer işlemleri yapmak için aralık bulacağız. Yağ ne kadar kızgın olursa tepkime o kadar çabuk olur.


deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı
Görüntü 2: Çelik Tencerede Kısık Ateşte Isınan Yağ.


Kostik torbamızı dikkatlice açıyoruz. Kostik torbasındaki tozlar bile elimize değmemeli. Eldiven giyerek bu işlemi yapabilirsiniz. Plastik bir bardağı tartımıza koyup tartıyı sıfırlıyoruz ve plastik bir kaşıkla torbadan 16 gram kostik alıp bardağa koyuyoruz. Önemli uyarı: Tartınızın doğru ölçüm yapıp yapmadığına göz atın, yoksa çabalarınız boşa gider.

deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı
Görüntü 3: Kostiği 16 Gram Olacak Kadar Tartıyoruz. 


Kostiği ölçtükten sonra, başka bir boş plastik bardak alıp 84 gram olacak kadar saf suyu bu yeni bardağa koyuyoruz.

Şimdiki işlemi yapmak için evinizin balkonu gibi açık bir havaya çıkmalısınız. Nedeni, kostiğin suyla verdiği tepkime sonucu ortaya çıkan ağılı (zehirli) gaz...
 İçinde 84 gramlık su olan plastik bardağın üzerine öteki bardaktaki 16 gramlık Kostiği boşaltıyoruz. Şu an elimizde 84 gram Su + 16 gram Kostik ten oluşan toplamda 100 gramlık çözeltimiz var.   Önemli uyarı: Kostiğin üzerine su dökmeyin, suyun üzerine kostik dökün. Eğer katı kostiğin üzerine su dökerseniz çevreye sıçrama yapabilir, sakıncalıdır.


Üstüne su boşalttıktan sonra kostik dolu olan bu bardağın hemen ısınmaya başladığını görebilirsiniz. Isı çok yüksek olabilir, bu nedenle bardağı yere koyun ve ahşap karıştırma çubuğu ile uygun biçimde karıştırın ki, katı kostikler çabuk çözünsün. Bu işlemler sırasında bardaktan çıkan gazı solumayın, Bardaktan elinize ya da çevrenize çözeltiyi sıçratmayın.

Kostiğin tümünün çözündüğünü gördüyseniz bu bardağın içine biraz alkol dökmelisiniz. Ben alkol olarak limon kolonyası kullandım. Alkolün miktarı size kalmış. Şişeyi 5-6 kez salladığınızda dökülen miktar yeterli olacaktır. Alkol, sabunlaşma tepkimesini hızlandıracak. Uçucu bir yapısı olduğundan işlemler sırasında arada bir yeni alkol eklemesi yaparsanız ve bardağın ağzını kapatacak bir şey koysanız iyi olur.


deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı

Görüntü 4: Kostik-Su Karışımı...



BAŞLIYORUZ!...

Anımsarsanız ocağa kısık ateşte olacak biçimde içinde sıvı yağın olduğu çelik tenceremizi bırakmıştık. Biz ara işlemleri yaparken yağ iyice kızmış, hatta yavaştan duman çıkarmaya başlamış olmalı. Eğer yağ bu durumdaysa işleme uygun demektir.

Şimdi içinde kostik çözdüğümüz sulu kostik çözeltimizin olduğu plastik bardaktan çok az bir miktarı kızgın yağın üzerine boşaltıyoruz. Önemli uyarı: Döktüğümüz bu azıcık çözelti yağa değer değmez fokurdayacak ve köpükler çıkarmaya başlayacak. Biraz geride durmanız iyi olur, herhangi bir şey size sıçramasın. Ocağın altı, kısık ateşte kalmayı sürdürsün.

İşte köpükler! Bu köpükler sabunumuzun ilk köpükleri!


Önemli Bilgi: Sakın ola bardaktaki tüm çözeltiyi tencereye bir anda ve tek seferde boşaltmayın, yoksa yağ kesilir, sabun oluşmaz. Her çözelti döküşünüzde tenceredeki ısı düşer. Her döküm işleminden sonra ısının yerine gelmesini bekleyiniz. Tencerenin ısındığını yavaşça duman çıkarmasından anlayabilirsiniz. Yarım saat içinde aralıklara bölerek döküm işlemini yapınız.
Ancak yarım saatin sonunda tüm çözeltiyi tüketmiş olmalısınız. 


deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı
Görüntü 5: Kızgın Yağa Değer Değmez Köpüren Çözelti.  


Her döküm işleminden sonra tahta çubukla tencereyi karıştırın. Gördüğünüz köpüklenmeler sabun oluşumunun göstergesidir. Çözeltinize yukarıda belirttiğim üzere arada bir kolonya eklemesi yapınız. Tüm bu işlemler süresinde ocağınız kısık ateşte yanmayı sürdürmeli. Tencerenin içindeki yağın gittikçe yoğunlaştığını görebilirsiniz.


deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı
Görüntü 6: Karıştır, Karıştır..  


Tenceredeki yağ, artık yağ olmaktan çıktı, köpük yığınına dönmeye başladı. Karıştırmayı sürdürün.


deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı
Görüntü 7: Sabun Muhallebisi.

Çözeltimizi azar azar dökmeyi aralıklarla sürdürürken tencerenin içindeki sabunumuz iyice muhallebi kıvamına geldi. Gelin görün ki daha yeterli yoğunlukta değil. Her çözelti dökümünden sonra karıştırmayı sürdürün.

deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı

Görüntü 8: Katılaşmaya Başlayan Sabun. Çözelti Bitene Kadar Eklenmeli. 


Tencere, artık karıştırılamayacak kadar katı bir biçime geldiğinde işlemin bu bölümü bitmiş demektir. Bardaktaki çözeltiniz bu aşamada tümüyle bitmiş olacaktır. Önemli uyarı: Sabununuzun kullanılmaya uygun olup olmadığını basit birkaç sınamayla görebilirsiniz.
Sabun, içine döktüğünüz kostik nedeniyle bazik bir yapıdadır. Eğer kostiğin ayarını kaçırırsanız cildiniz yanabilir. Bunu sınamak için karıştırma çubuğunuzla tencereden bir parça sabun alıp parmağınıza sürün. Dilinizin ucunu hafifçe değdirdiğinizde eğer sabun hiç bir şekilde dilinizi acıtmıyorsa doğru yoldasınız demektir. Eğer diliniz çok yanıyorsa sabunu kullanmayın. Ayrıca çubuğunuza aldığınız bir parça sabunu az miktardaki temiz bir suyla karıştırdığınızda su beyaza dönüyorsa yine doğru yoldasınız demektir. Sabunlu çubuğun kendisini çeşme suyuyla yıkadığınızda eğer çubuk temizleniyorsa yine işlemleriniz doğru demektir.


Şimdi 5-6 gram tuz tartın ve bir bardağa koyun. Üzerine de azar azar sıcak su dökün. Tuzlu suyun aşırı derişik olması gerekiyor. Bu nedenle suyun ölçüsünü kaçırmayın. Tuzun tümü çözündüğünde yavaş yavaş katılaşmış sabunun içine dökün. Tuzu sabunumuzun sert olması için katıyoruz. Ne kadar çok tuz katarsanız sabun soğuduğunda o kadar sert olur. Eğer tuzu çok atarsanız sabun topaklaşır, birleşmesi güç olur. Az atarsanız, her elinizi yıkadığınızda cıvıklaşan sabunla uğraşırsınız. Tuzlu suyu döktüyseniz artık ocağın altını kapatabilirsiniz.
deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı

Görüntü 9: Aşırı Yoğun Tuzlu Su Sabun Üzerinde Gezdiriliyor.    

Koku Eklemek...
Sabununuza yüksek yoğunluklu esanslar koymalısınız, yoksa pek etkili olmaz. Esansı yarım yemek kaşığı olacak kadar sabuna dökebilirsiniz. Dökmeden önce sabunun üzerinde delikler aşarak kokunun içine işlemesini sağlayın ve esansı gezdirerek dökün. Ben oda kokusu olarak kullanılan seyreltilmemiş bir kokuyu püskürtücü yardımı ile sabuna sıktım. Önemli Uyarı: Kokuyu sabun tencerede soğumaya başladıktan sonra ekleyin.

deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı

Görüntü 10: Koku Ekleniyor....
Tahta bir kaşık yardımıyla tenceredeki tüm sabunu toplayın ve bir topak biçimine getirin.

deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı
Görüntü 11: Sabunumuzu Kazıya Kazıya, Vura Vura Topluyoruz. 

Sabun, elinizi yakmayacak kadar soğumuş olmalı, buna karşın tümüyle de soğumuş olmamalı, yoksa biçim veremezsiniz. Aşağıda görüldüğü üzere tahta kaşık yardımı ile sabunumuzu kullanılabilecek bir biçime döve döve getiriyoruz.
deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı
Görüntü 12: Bu aşamada Sıcak Sabun Neredeyse Ekmek Hamuru Gibidir. Soğumadan her Türlü Biçim Bir Araç Kullanarak Verilebilir. 


İŞTE SAF ZEYTİNYAĞI SABUNUMUZ!
SOĞUMAYA BAŞLAYAN SABUNUN İÇİNE  HER KERESİNDE DEĞİŞİK BOYALAR, KATKILAR VE KOKULAR KATIP ŞEKİL VEREBİLİRSİNİZ.. ELİNİZİ TERTEMİZ YAPAR, EŞE DOSTA ARMAĞAN OLUR!...


deneyi, deterjan, el, evde, gözler, gülen, hobi, kimya, kostik, NaOh, nasıl, sabun, sabunlaşma, sahnesi, temizlik, tencere, ugrasi, yapımı, yapmak, zeytin yağı

Görüntü 13: Mutlu Son, Ak-Pak Kokulu Saf Zeytinyağı Sabunumuz.




:)

















15 Eylül 2012 Cumartesi

Uçak Maketi Yapımı


10 Dakikada...

Üç Boyutlu Savaş Uçağı Maketi Yapımı


basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar

Görüntü 1: Maket Uğraşılarıma Esin Kaynağı Olmuş Olan Phantom F-4 Savaş Uçağı.

(Kendi Çocukluk Tasarımımdır)
Çocukluk yıllarımın nice büyük bir bölümü uçaklara, özellikle savaş uçaklarına olan yoğun ilgi ve uğraşıyla geçmişti. Denk geldiğim her savaşlı, uçaklı, bombardımanlı filmi izlemeye çalışır, yerel kanallarda gösterilen en eski Hollywood yapımı savaş filmlerini siyah-beyaz demeden herkesi sıkmak pahasına da olsa bıkmadan izler, filmler biter bitmez de ağzımdan türlü türlü motorlu uçak sesleri çıkararak düşlerimde uçurmak için bineceğim bisikletime koşardım.
Doğal olarak artık bisikletim benim bir savaş uçağı olurdu ve tek elimde biriktirdiğim bütün taşları gelene geçene, önceden belirlediğim hedeflere  ''bombardıman'' yapmak niyetiyle  bıkmadan atıp, bıkmadan fırlatırdım. (motorlu uçak ve makineli tüfek seslerinin gürültüsüyle) 


Gece gündüz savaş uçağı resimleri çizer, yeri gelir kendi tasarımlarını da bu çizimlere ekleyerek hevesimi en üst düzeyde tutardım. F-4 ler, F-5 ler, Tornadolar; öyle bir noktaya gelmiştim ki tepemden geçen uçağın sesinden hangi model olduğunu söyleyerek çevremdekileri şaşırtıyordum. Sağdan soldan da sürekli resimler dergiler, posterler toplayarak ta kısa sürede elimde büyük bir uçak resimleri arşivi oluşturmuştum. İlgimi bilen ve oğlu havacılıkla ilgili bir alanda çalışan sınıf öğretmenimiz de bir gün yalnızca benim için bir çuval dolusu uçak dergisi ve posterleri getirmişti sınıfa. En büyük yanlışı şuydu ki
 bana bu büyük ''hazineyi'' elden vermektense sınıfta teslim etmeyi uygun görmüştü. Doğal olarak bu koca arşiv kısa sürede sınıftaki kız-erkek tüm diğer öğrencilerce yağmalanmış, bana da kala kala bir kaç parça resim ve tanıtım kitapçığı kalmıştı. Evet, çuvalım hiç yok yere yağmalanmıştı! Sınıftaki benden başka hiç kimsenin uçaklara bu denli ilgisinin olmayışı ise bu elden çıkan hazinenin yürekleti acısını bir kat dah artırmıştı.  Ne yazık ki büyük olasılıkla ellerine geçirdikleri güzelim ''Cobra'' helikopter posterleri bir kaç gün sonra kent çöplüğünü boylamıştı...


Savaş uçaklarına böylesine ilgi duyduğum günlerde, bir ilgi alanımda ''savaş uçağı maketleri'' olmuştu. Büyük alış veriş merkezlerine her gittiğimizde yağlı boya savaş uçağı resimleriyle dolu o maket uçak reyonlarının bende yarattığı heyecan bambaşkaydı. Ah bir de şu fiyatları pahalı olmasaydı!... En ucuzu otuz liradan başlıyordu ki; o yıllar deli paraydı benim için. Bir kaç satın alıştan sonra artık yeni bir pahalı maket daha isteyemez olmuştum. Bir süre sonra öğrendim ki askeri hava üslerindeki çalışanlara kimi sıra ''metal'' savaş uçağı maketleri veriliyormuş. Bu benim için inanılmaz bir duyumdu! Her önüme gelen subaya, astsubaya bana da bir maket bulmaları için yalvarırdım. Çok kişiden ''kesin'' söz aldım bu konuda, gel gelelim bu gün daha elimde bir tek bile ''metal'' uçak maketi yok : )

İşte bu ''savaş uçağı maketi'' yapımı konusu, benim o yıllarda kendi olanaklarımla bulduğum bir maket yapım yöntemiydi. Bizden ''üç boyutlu bir şeyler'' yapmamızı isteyen resim öğretmenimize bu maketi yapıp götürdüğüm gün çoğu kişi benimle dalga geçmiş; tüm ''iki boyutlu'' olduğu yönündeki suçlamalar öğretmenimizin karşı çıkmasıyla yerle bir olmuştu. Üç boyutlu olan bu maketten o sıralar bir sürü yapmış, evde küçük bir sergi oluşturmuştum. En iyi yönü gerçek uçakların modellerini de bu çalışmalarımda kullanabiliyor olmamdı....


YAPIMI

 Araçlar
*Makas
*Cetvel
*Kalem

Gereçler

*Kalınca karton
*Yapıştırıcı (Tabancalı sıcak silikon bu iş için en uygun yapıştırıcı dır. Çocukluk yıllarımda bu gereç elimde olmadığından kullanması güç iş olsa da uhu, bant gibi şeyler kullanırdım)

Başlangıç
Öncelikle elimizdeki kartona aşağıda görüldüğü gibi üçgene benzeyen şekli cetvelle çiziyoruz. Bu bizim uçağımızın kanadı olacak; bu nedenle olabildiğince düzgün ve bakışık (simetrik) çizim yapmaya çalışın. Boyutları size kalmış. Uçağınızın ne kadar büyük olacağı en başta yapacağınız bu kanat büyüklüğüne bağlı olacak.

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar



Görüntü 2: Kanadın karton üzerine çizimi

Görüntü 3: Kanadın çizildiği gibi kesilmesi.




Arka Ufak Kanatların kesilmesi.
Büyük kanatı kestikten sonra ondan daha küçük ve birbirinden ayrı iki küçük kanat daha kesilecek. Aşağıdaki görüntüde ''C'' olarak adlandırdığım iki parça keseceğiniz parçalardır ve uçağın arka kanatları olacaktır. ''C'' parçasının solundaki büyük kanat ilk adımda kesilen kanattır. Küçük kanatların ne büyüklükte olacağını büyük kanada göre ayarlayın..

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 4: ''C'' parçacı adını verdiğim arka ufak kanatlar
Uçak Gövdesinin Çıkarılması
Uçak gövdesi, kanattan sonra en önemli ikinci parça. Uçağınızın gösterişli olmasını da büyük ölçüde kanat ve gövde biçimleri etkiler. Kartonumuza aşağıdaki gibi bir uçak gövdesi şekli çiziyoruz ve ardından çizdiğimiz gibi kesiyoruz. Boyutunu ise şöyle ayarlayın: İlk kestiğimiz büyük kanadın uzunluğunun neredeyse iki katı olsun. Yazımın sonundaki resimlere bakarak ta kendiniz bir ölçü tutturabilirsiniz. 
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 5: Uçak Gövdesi. Ben Bu gövdeyi F-4 Phantom Uçaklarından Esinlendim. Eskiden Yaptığım Maketlerin Çoğu Da Bu Biçimde Olurdu. Buna Karşın Sizler Hoşlandığınız Diğer Uçakların İnternetteki Resimlerine Ve Çizimlerine Bakarak Kendi Maket Biçimlerinizi Oluşturabilirsiniz.



İniş Takımlarının (Tekerlerin) Çıkartılması
Uçağımızın iniş takımları kulağa gülünç gelse de yalnızca üç küçük diktörtgen parçadan oluşacak. Bu parçaları aşağıdaki görüntüde ''A'' parçaları olarak adlandırdım. İniş takımlarının ne büyüklükte olacağını önceden kestiğiniz uçak gövdesi parçasına göre belirleyin, o da aşağıdaki görüntüde gözüküyor.

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 6-7: İniş Takımlarının Çizimi - Kesilmesi.


Füzelerin (Silahların) Çıkartılması 
Füzeleri de aşağıdaki görüntüdeki gibi çizip düzgünce kesiyoruz. Boyutları uçak gövdemizin uzunluğunun tam olarak yarısı olacak. Füzelerin burunları ve arkaları kanatlara koyuldukları yerden dışarı taşmalı ki göze güzel gözüksünler.
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 8: ''B'' Parçası Olarak Adlandırdığım Füze Takımları.

Uçak Motorları
Uçağımız bir savaş jeti olacağı için uçağımıza iki jet motoru yapmamız gerekecek. Bunu da, aşağıda ''D'' olarak adlandırdığım iki diktörtgen parça keserek yapacağız. Boyutlarını uçak gövdesine göre aşağıdaki gibi ayarlayın. Çok uzun ya da çok kısa olurlarsa işinizi görmezler. Uçak kanadın burnundan uçak egzozuna kadar uzanmalılar.
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 9: Uçak Motorları İçin Gereken İki Dikdörtgen Parça (''D'')

---UÇAĞIMIZ İÇİN  ELDE ETTİĞİMİZ TÜM PARÇALAR--

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar

Görüntü 10: Uçağımızda Kullanacağımız Tüm Parçalar

UÇAK PARÇALARININ BOYANMASI,  SÜSLENMESİ
Uçağımızın elde ettiğimiz tüm parçalarını, işlevlerine göre her iki yüzlerini de boyayıp, çizmemiz gerekecek. Bu iş için baştan savma resimler değil, gerçeğe uygun çizimler yapmamız gerekecek. Bu nedenle elinizdeki gerçek uçak resimlerine bakarak bezemeler yapmanızı öneririm. Aşağıda benim artık el alışkanlığı olduğu için bir kaç dakikada çıkardığım süsleme biçimleri var. Ben çok uğraşmak istemediğim için abartmadan temel süslemeleri yaptım, siz isterseniz renkli kalemler, fırçalar, dahası yazıcınızdan çıkartıp kestiğiniz gerçek görüntüler kullanabilirsiniz.
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
 

---PARÇALARIN BiRLEŞTİRİLMESİ---
Parçaların birleştirme işlemini silikon tabancasıyla yapacağız. Başka bir yapıştırıcı türü de kullanabilirsiniz, yine de söylemeliyim ki bant ve uhu gibi yapıştırıcılar sizi çok zorlar. En iyisi sıcak silikondur, sıktığınız anda katılaşıp sertleşir.
 Uçağımızın ana büyük kanadını düz bir yere koyuyoruz.

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 12: Birleştirme işleminin ilk aşaması büyük kanatla başlıyor.

Büyük kanadın üzerine kanadı tam ortadan ikiye bölecek biçimde uçağın gövdesini dik bir şekilde yerleştiriyoruz ve aşağıda gösterildiği üzere kırmızı ok hattı boyunca silikonla buradan bir kez geçiyoruz. Aynı işlemi gövdenin arka yüzüne de yapıyoruz. Yapıştırma bitip silikon soğuduğunda gövdeden tutup uçağınızı biraz kaldırıp sallayın, eğer gövde ile kanatlar çok sallanıyorsa bir kat daha silikon geçin ki sağlam olsun.
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 13: Kanadın Tam Ortasına Denk Gelen Uçak Gövdesi, Solda Görülen Silikon Tabancasıyla Kanada Oturtulup Yapıştırılıyor.

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 14: Yalnızca Gövde İle Kanatları Birbirine Tutturulduğunda Bile Uçağımız Şimdiden Bir Savaş Uçağı Görüntüsünü Aldı.

Şimdi sıra, arkadaki kuyruğa küçük kanatçıkları eklemeye geldi. Daha önceden ''C'' parçası adını verdiğimiz kanatların her birini aşağıda görüldüğü üzere uçağın kuyruk kısmına kırmızı hat boyunca silikonla yapıştırıyoruz. ÖNEMLİ! Bu küçük kanatçıkları kanatlara doğru çok aşağı yapıştırmayın, üste doğru yükseltin. Nedeni kanatçıkların altındaki boşluktan jet motorlarını geçirecek olmamız. Eğer kanatçıkları çok aşağı yapıştırırsanız motor kanallarını büyük kanatla kanatçığın arasına sığdıramazsınız.   

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 15: Küçük Kanatçıklar Yapıştırılırken...

Tekerlerin yapıştırılması için uçağımızı ters çeviriyoruz ve görüntüdeki kırmızı çizgiler ve onların arka yüzleri boyunca kanat altlarına yapıştırıyoruz. Silikonlama işlemi bitince Uçağınızı düz çevirip masa üzerine bırakın. Eğer sağlam bir şekilde yapıştırmadıysanız teker çubukları uçağı taşımayacaktır, bir kat silikon daha geçin. Eğer çubuklar eşit boyda değilse uşağını yamuk duracaktır, o zaman bir makasla uzun olan parçaları kırpabilirsiniz.    

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 16: Tekerler Uçağa Yapıştırılıyor. Küçükken Bant Ya Da Uhudan Başka Yapıştırıcı Bilmediğimden Yapıştırıcısı Kurumayan Tekerler Sağa Sola Yatar, Kopar Ve Beni Çılgına Çevirirdi. Daha Sonradan Uhuyla Yapıştırdığım Tekerlere Bantla Sağlı Sollu Desten Vererek Kurutma Yöntemini Bulunca Biraz Olsun Sevinmiştim..

***Füzelerin yapıştırılması da tekerlerin yapışamsında kullandığımız yolla olacak.Ön ve arka tekerlerin tam arasına, füzelerin burunlarının biraz dışarı çıkacağı biçimde yapıştırma yapın. Altta, konumları gösteren bir görüntü daha ekledim.

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 17-18: Üstte Yapıştırılan Füzeler, Altta İse Uçağa Alttan Bakıldığındaki Yapıştırma Konumları Gözüküyor. Yeşiller Tekerler, Kırmızılar İse Füzeler.

Jet motorlarını yapmak için  daha önceden ''D'' adını verdiğim iki dikdörtgen parçayı kullanacağız.
Diktörgenlerin her ikisini de birer su oluğu şekline getirip katlıyoruz. İsterseniz silindir bir boru olarak  ta katlayabilirsiniz. Aşağıda işlem açıkça gözüküyor.
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar

Görüntü 19: Jet Motorlarının Dış Yüzeyini Kaplayan Tünelllerin Yapımı.


Oluk gibi katladığımız parçaların her birini gövdenin iki yüzeyine yapıştıracağız. Olukların ağızları gövdeye doğru bakacak biçimde gövdeye doğru parçaları sürün ve arkadaki küçük kanatların altına aşağıdaki gibi ittirin. Ardından kanalların üstündeki hat boyunca bu kanalları gövdeye yapıştırın. ÖNEMLİ! Bu işlemleri Uçağınız yerdeyken yapmayın, yoksa karton tekerleri yamultursunuz, uçağı elinize alarak bu işlemleri yapın.
basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 20: Motor Kanalları Her İki Yüzde De Yerleştiriliyor.

!!!İŞTE ÜÇ BOYUTLU SAVAŞ UÇAĞIMIZ!!!

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
 Görüntü 21: Savaş Jetimiz Göreve Hazır!..

basit, el, ev, için, kartondan, kağıttan, maket, modeli, origami, oyuncak, oyunu, savaş, ugrasi, uçağı, uğraşı, yapımı, çocuklar
Görüntü 22: Savaş Uçağının Arkadan Görünümü

Bütün İşlemler Bitti! Savaş uçağımız artık sergilenmeye, oynanmaya hazır. Kanatların uçlarını yukarı doğru bükmüş olduğumu görebilirsiniz, bu gerçek uçaklarda da görülen güzel bir biçim. Burada gösterdiğim tüm işlemleri kendinizce zenginleştirebilir, boyayabilir, modelleri değiştirebilir ve daha da geliştirebilirsiniz. Çocukluk yıllarımda 43 parçalık oyuncak uçak koleksiyonumun üzerine bir de bu yaptığım uçakları ekleyerek ne kadar çok eğlenirdim!  O günlerde elimdeki çok az  gereçle yapmaya çalıştıklarımı bu gün ile kıyasladığımda ne kadar içten, saf ve özgünlermiş...


8 Ağustos 2011 Pazartesi

Yok Olan Hazinelerim...


 Bu blog üzerinde bir süredir anımsayabildiğim kadarı ile bazı anılarıma, yeniden kafamda canlandırabildiğim kadarı ile de eski tasarımlarıma, deneylerime ve zaman geçirmemi sağlamış uğraşılara yer veriyorum. Çoğu zaman ise yaptığım bir uğraşıdan geriye herhangi bir belge ve parça kalmadığı için de bunları ya unutmuş oluyorum, ya da yeniden aklımda canlandırabilme olanağım olmadığı için yazıya aktaramadan hafızama gömmek zorunda kalıyorum. Ama bana en çok ''keşke'' dedirten bir kaç tane yok olmuş ve ''kişisel hazinem'' olarak nitelendirdiğim bir kaç şey var ki, onların adını bu blogda anmamak eksiklik olur. Her ne kadar benden başka hiç kimse için herhangi bir değer taşımalarsa da;  Kişisel tarihimin çocukluk dönemlerini anlamam ve anmam için büyük kaynak olacaklardı -Eğer şu an elimde olsalardı-...

BÜYÜK 1995 AJANDASI

1995, ajanda, anı, anılar, bastibacak, bilim, defteri, el, gözlem, hatıra, hazineleri, kaybolmuş, olmuş, oyuncak, proje, tasarım, ugrasi, uğraşı, yapımı, yok 
Resim1: Cetveliyle, Kalemiyle, Çay Bardağıyla Bütünleşen Büyük Beyaz 1995 Ajandası...
Bu ajanda büyüklerimin bize ''karalayıp oynasınlar'' diye verdikleri ya da bizim her türlü kalem çeşidi ile karalayıp zorla üstüne yattığımız  bir ajandaydı.  Altın sarısı bir ayıraç kumaşı ve mavi çizgilerle bezenmiş sayfaları vardı. Hiç bir şekilde kapağının olmadığını hatırlıyorum; demek ki kapağını yok edip öylece kullanmışım. Aklıma ne gelse yazıp çizdiğim bu ajandanın içinde bana ''Keşke kaybolmasaydı'' dedirten şeyler başlıca şunlardı;
*Çizgifilm Karalamaları...Her bir sayfasına farklı resim çizerek oluşturduğum onlarca sayfalık minyatür çizgifilmler. Bu çizgifilmleri önce çizer, sonra boyar, ardından çizimde kullandığım kalemlerin markasını bile yazarak kafamdan uydurduğum oyuncu isimleri ve prodüksiyon şirketi adlarından oluşan jeneriğine varıncaya dek hazırlardım. En sonunda seslendirmesini yapmak üzere aklımdan konuşma senaryoları yazardım. İleriki yazılarımda bu konu üzerine ayrıca duracağım.
*Şifreli Yazı Teknikleri...Birilerinden saklamak istediğim ne varsa ya da birilerinin benim bir şeyler sakladığımı düşünmeleri amacıyla ürettiğim pek çok çeşit alfabe ve şifre teknikleri.
*Öyküler ...Büyük olasılıkla yeni bitirdiğim bir kitabın etkisinde kalarak ''Bende bir kitap yazacağım'' diye başladığım, çoğu yarım kalmış öyküler. Yinede belirtmeliyim, bir öyküyü tam olarak bitirip sınıfta okumuş ve Türkçe öğretmenimden durduk yere artı almıştım.
*Karikatürler...Gangsterliğe, mafya işlerine, kalpazanlığa ve vahşi batı maceralarına merak saldığım günlerde yapmış olduğum oldukça karalanmış kısa karikatür dizileri. Bu dizilerin arasında İngilizcemi geliştirmek adına yapmaya çalıştığım bir sayfalık -THE KNIVE-(BIÇAK) adlı ingilizce bir karikatür sayfası da vardı. Kısaca; Bir adamın diğer adamla sorun yaşayıp bir birlerini bıçakla öldürmeleri gibi anlamsız bir sonla bitiyordu. Yinede ingilizcemi pek geliştirdiğini sanmıyorum.
*Gemilerimin Evrimi...Çocukluğumdan lise yıllarma kadar yaptığım tüm yüzer maket gemiciklerinin aşama aşama geçirdiği gelişmeleri, yarattıkları düş kırıklıklarını ve yapılış şekillerini resimlerle anlatan dev yazı dizisi.
*Anılar ...Şifreli yazılarımla yazılmış, bir günlük yaşantımı anlatan, genelde sonunda platonik çocukluk aşklarımdan söz ettiğim pek kısa günlük denemeleri. Şifreli yazmak zor olduğundan genelde günlüğü kısa keser, altına da bir resim çizerdim. Resim güzel olmadığı zaman ise onunla dalga geçen bir kaç ekleme yapıp iç burkan anılarla birlikte camın kenarından sokağa bakınmayı sürdürürdüm. Anıların çoğunlukla gün batımında ve kışın yazılmış olması da bu yazıların başka bir özelliğiydi.
*Haritalar ...Düşsel devletim FRANPİYUS için [franpiyus için bakınız: Mahalle İçi Savaşlar-1] yapmış olduğum bayraklar ve devletimizin sınırlarını gösteren özene bözene kara kalemle işlenmiş haritalar. Bu haritalardaki yer adlarını gerçek adlarıyla değil, kafamdan uydurduğum kulağa ağır ve güzel gelen adlarla yazıp, o bölgede en çok göze çarpan ne varsa onlarıda ufak resimler olarak yer adlarının yanlarına eklemeyi de unutmazdım.
*Karakalem Resimler ...Çocukluğun verdiği beceriksizlikle bir çok başarısız insan figürü çizimleriyle dolu karakalem resimleri. Zeugma da çıkarılan ünlü mozaiklere özenip mozaikçilik yapmaya çalıştığım günlerde bir sayfanın yarısını kaplayacak şekilde mozaik insan kafası çizmiş, saatlerce uğraşmama karşın resmi gösterdiğim birisinin ''Kurbağaya benzemiş'' sözü ile şok olmuş ve mozaikçiliği bırakmıştım. Lokomotif resimleri,  ateşli dumanlı savaş sahneleri, savaş uçakları , piramitler, tanklar ve en önemlisi yelkenli gemilerde başta gelen resim konularını çekiyordu. 10 dakikada tam donanımlı bir yelkenli gemi çizmeyi bu gün bile sever, her keresinde arkadaşlarımın zorla elimden almasını da engelleyemem.
*Tasarımlar...Pistonlu motor çizimlerinin olduğu, deneylerimi anlattığım, yap bozlarla yaptığım maketlerin yapılış şekillerini yazdığım, anımsayamadığım pek çok tasarımı anlattığım dökümlerdi.
Tüm Bunların dışında kalan şeyler ise anımsayamadığım, anlatmaya değer olmayan şeyler ve ders çalışma karalamalarıydı.

TASARIM SANDIĞI
 Adından  anlaşılacağı üzere bir sandık olmayan, basit bir yazısız, kahverengi cam bardak kutusuydu kendisi. Onun içine benim en çok değer verdiğim tasarımları koyar, evin en gizli yerinde saklardım. Üstüne üstlük kimseler açmasın diye bir de kilit sistemi yapmıştım bu kutuya. Tellerle, bantlarla yaptığım bu basit kilit bir süre sonra bozuldu doğal olarak. Böylece kilit düzeneğinin tellerini bir süre sonra kutunun ağzını doğrudan kör düğümle bağlamak için kullanmıştım. Kutunun basitliği bir yana asıl önemli olan onun içine koyduklarımdı.  
 Önce bir A4 kağıdı alır, tasarımımı çizip kağıdın yarısını kesip atar, ardından tasarımımın olduğu kağıdı rulo şekline getirip bir ipi ruloya geçirirdim. İşte size antik çağlardan kalma bir tasarım parşömeni. Tasarım dolu bu rulolardan biriktirip kutusuna koydukça içim bir başka sevinçle dolar, uyduruk kutunun değeri gözümde gittikçe artardı.
Çöp arıtma sistemlerinden tutun, halat gerdirmeyle çalışan kendi boyuma  göre düşündüğüm arabalara kadar pek çok ilginç tasarım bu kutunun içine sığdırılmıştı. En önemlisi şifreli yazılarımın anahtar alfabesi,  yani tüm sırları da buradaydı. O kutu bu gün elimde olsaydı, bloğuma yazılacak oldukça çok konu çıkaracağı kesindi. 
1995, ajanda, anı, anılar, bastibacak, bilim, defteri, el, gözlem, hatıra, hazineleri, kaybolmuş, olmuş, oyuncak, proje, tasarım, ugrasi, uğraşı, yapımı, yok
Resim2: Yalnızca Tasarım Yaptığım Ya Da İçinde Aklıma Takılan Şeyler Olduğu Zaman Kördüğümlerini Açtığım Tasarım Kutusu. 

MUMYA KUTUSU
 Blog üzerinde anlattığım teknikle mumyaladığım böceklerin, çiçeklerin, yaprakların ve bu türlü şeylerin saklandığı kutsal kutu. Evet, kutsal diyorum çünkü bu mumyaların üzerini aklımdan uydurduğum gizemli dua yazılarıyla kaplar ve tüm mumyalama işlemlerini tören havasında yapıp, kutuyu da bodrumun en karanlık köşelerinde saklardım.  Her mumyanın üzerine kendi özel alfabemle, ''Onu açanın  lanetleneceğini'' de yazmayı unutmazdım.  Buradaki mumyaların bir kısmını;  apartman bahçesinde yaptığım ''Yer Altı Piramidi'' ne yerleştirip sonsuz uykularına gönderirdim.
(Nasıl Mumya Yaptığımı Okumak İçin-> http://ugrasi.blogcu.com/mumyalar-ve-ev-isi-mumya-yapimi/5594895
)
 1995, ajanda, anı, anılar, bastibacak, bilim, defteri, el, gözlem, hatıra, hazineleri, kaybolmuş, olmuş, oyuncak, proje, tasarım, ugrasi, uğraşı, yapımı, yok
Resim3: Dizi Dizi Sıralanmış Mumyalarım  Kutularının İçinde Boylunca Yatarak Yanlarına Koyacağım Yeni Ölümsüzleri Bekliyorlar...

15 Temmuz 2010 Perşembe

Savaş Topu (Minyatür Ev Yapımı )



[DİKKAT]
Yazıda anlattığım uğraşıyı denemenizi önermiyorum, çok tehlikeli olabilir. 
 Liseye ilk başladığım yıllarda yaptığım bu uğraşı, belkide şu zamana kadar uğraştığım uğraşıların en tehlikelisiydi.

  Bu, bir savaş topu maketiydi. İçine doldurduğum çivi, raptiye vb. gibi demir parçalarını balkonumuzun duvarlarına acımasızca atmamı sağlayan bu oyuncak, elektrikle çalışması bakımından da bir yenilikti.

Alt komşumuzun bana öğrettiği iki kibriti ters bir şekilde folyoya sarıp ateşleme numarasından da etkilenerek yaptığım ilk çalışmam gerçektende ilkeldi.



Resim1,2: Yukarıda Kibrit Füzelerin Yapımı, Aşağıda İse Tam Ortadan Yakılması Görülüyor. Daha Sonra Ön Veya Arka Kibrit Yanıp Fırlıyor.
 İlk savaş topu yapma çalışmam apartmanımıza döşenecek olan doğal gaz borularından kalan ufak bir boru parçası ile yapacaktım. Ama ne yazık ki bu boru oldukça geniş ve işleyemeyeceğim kadar kalındı.

  Bu arada, barutla çalışan bu küçük oyuncağın barutunu nereden bulduğum sorusuna gelince, bunu babamın sıkı bir avcı olmasına borçluyum. Uzunca bir süredir ava çıkılmamasından ötürü de kullanılmayan, artmış barutlar benim için biçilmiş kaftandı.

 Kibritle yaptığım uyduruk fişek numarasından sıkıldıktan sonra elime geçen güzel ve kalınca bir alüminyum levhadan bir boru oluşturarak ilk savaş topumu gerçekleştirmeye yaklaşmıştım. Borunun arka tarafını iyice sıkıştırdığım alüminyum folyolarla kapatıp ağızdan kara barutu doldurmuştum.

  Ateşleme sorununu çözmem pek sorun olmadı, bir zamanlar şeklinden dolayı bombaya benzettiğim güzel bir mumu yakarak borunun en altına tutturdum. Bu işlemlerin hepsini evin çabukça su bulabileceğim yerlerinde yapıyordum, ayrıca buralarda yanacak pek fazla şey yoktu içinde ben olmadığım sürece:)

Düzeneği hazırlayıp mumu yaktıktan sonra hemen ışıkları söndürüp evdeki inşaat ve ilaçlamalarda kullandığımız lastikli gözlüğümü taktım, banyonun dışına çıktım ve kapıyı, içerisini görebileceğim kadar açık bırakıp gizlice içeriyi seyrettim.


Resim3: İlkel Topun Canlandırması. Tutanaklar Çamaşır Mandallarından oluşmuştu.

  Bir dakika bile geçmeden borunun ucundan parlak, beyaz bir alev çıktı ve boru yerinden fırlayıp şiddetli bir pohlama sesi ile yan tarafa düştü. Ağzından yanmayan barut parçaları da saçılmıştı çevreye. Banyonun içi de bir anda ışıldayıp kararmıştı.

  Kara barut kullandığım denemelerde içerisi gerçekten çok ağır ve çekilmez kokardı. Eski zamanlarda yapılan savaşlarda kara barut kullanıldığından savaş alanlarının nasıl bir koku ile kaplandığını da hisseder gibi oldum böylece. Kahverengi barutun kokusuna ise bu kokunun yanında hoş bile denilebilir.

   Bu denemelerimden bir süre sonra ise beni doyuracak, ’’işte bu bir savaş topudur’’ diyebileceğim bir şey yapmak istemiştim.
 Öncelikli sorunlarım ise güvenlik (çok önemli!), ateşleme, borunun tutanaklı bir şekilde oturması, maketin yeniden kullanılabilir olması gibi sorunlar vardı, ayrıca görünümü de hoş olmalıydı.
 O günlerde denk gelmişti ki, elektrik ve elektronik uğraşılarına çok ilgiliydim ve emekleme aşamasında olmama karşın elimde kaliteli doğru ve alternatif akım kaynakları vardı.  Elektronikle uğraşırken her gün mutlaka bir kısa devre oluşturur ve ellerimi de yakardım. Tam hatırlayamıyorum ama sanırım uzaktan kontrol edebileceğim bir ateşleme sistemini bu zamanlar akıl etmiş olmalıydım çünkü kızaran teller canımı epeyce yakmıştı.
  İşte en büyük sorunumu çözmüştüm! Artık yeni top modelimi yapmanın zamanı gelmişti. Elimdeki kola kutularından levhalar kesip, düzgünce bir araya getirdim. İnce inşaat telleriyle de halkalar şeklinde destekleyerek boru şekline soktuğum levhayı, iyice sağlamlaştırdım.İçeride oluşan basınç, bu kemerlerle levhaların şişmesini bir şekilde engelleyecekti.

  Borunun üzerine eğlenceli olur, işi abartayım ve belki de işe yarar düşüncesiyle bir kaç kat kağıt peçete, birkaç kat alüminyum folyo ve son olarak ta karton bir kutu ile kılıf yapmıştım. Bütün bu parçalar benim savaş topumun içinde oluşan ısıyı yalıtarak bana gelecek bir zararı önleyeceklerdi.
 Sıra topu oturtacağım düzeneğe gelmişti ki, bu da estetik açıdan önemliydi.
İlk olarak topun geri sekmesini önlemek gerekirdi ve ikinci olarak ta Medial of Honor adlı İkinci Dünya Savaşı temalı bir oyunda beni çok etkileyen savaş toplarına benzer, etkileyici çizgilere sahip görünümü olmalıydı. Mukavva kartondan kestiğim tek parçalı bir tasarım, işimi görmüştü.

 İlk yaptığım toplarda gördüğüm kadarı ile de patlama anında ağız kısmından epeyce parça çevreye saçılıyor ve alev yumağı oluşuyordu. Bunu önlemek için de hem arkadan hem önden olmak üzere yine yukarıda saydığım sıra ile içi döşenmiş yalıtımlı folyolar kullandım.

İsmini ise topun görüntüsünden dolayı ''Zımba'' koymuştum.
Sonunda Top Hazır!
Resim4: Tasarımın Oluşmuş Şekli. Bu Resmi Cep Telefonlarının İlk Fotoğraf Çeken Modellerinin Olduğu Dönemde Çekmiştim. Bir Çok Uğraşımı Fotoğraf Makinamın Olmadığı Dönemlerde Yapmam Ve Yaptıklarımı Unutmama Bakılırsa Bu Fotoğraflar Bir Hazine Benim İçin. Namlu deliği ve fünye yerleştirme kısımları üstlerindeki kıvılcım önleme kalkanlarından dolayı gözükmüyor. Topun hemen yanında attığı mermi gözüküyor.
  İlk denememi balkonda yapacaktım, nedeni hem sesi mahalleye duyurmak, hem de zarar vermek istediğim nesnelerin burada olmasıydı. Topa kendi yaptığım özel ateşleme sistemini arkadan yerleştirdim ve namludan içeriye küçük bir vida parçasını bıraktım.

 Ardından hemen içeri girip camın arkasından siper aldım ve elimdeki ateşleme düğmesine bastım.

Güzel ve keskin bir patlama sesi yayıldı çevreye bir anda. Balkon bir anda dumana boğuldu ve bu kargaşanın ortasında havada bir şeyin takla attığını gördüm.

Ortalıkta alev ve duman adına bir şeyi kalmayınca hızla dışarı çıktım (Elimde de her duruma hazırlıklı olmak için bir tas su vardı:)). Savaş topum ters dönmüştü! Çevreye barut kalıntıları saçılmıştı ve en önemlisi top namlusunun baktığı duvarda benim için büyük, ev ahalisi için fark edilmeyecek kadar minik bir delik oluşmuştu.

Biraz aradıktan sonra duvardan seken çivi de elime geçti. Yaşasın! Artık istediğim zaman çalıştırabileceğim bir savaş topum vardı!

Tüm araç gereçleri balkondan çıkardıktan sonra çözmem gereken bir sorun olduğunu hatırladım. Maketim patlamanın etkisi ile ters dönmüştü. Zımba adını verdiğim bu maketin, zımba gibi fırlayıp düşeceği kimin aklına gelirdi ki...

 Geri tepme kuvvetinin bu kadar etkili olacağını düşünememiştim, çünkü birkaç ağırlığı topun zemine değen kollarına yerleştirmiştim. Okuldaki ders aralarında bir çok çizim yaptım kâğıtlara.
 Hatta ilk defa bir kız arkadaşımın böylesine şeylere meraklı olarak bana birçok soru sorduğuna da şaşırarak. Çünkü bırakın kızları, erkek arkadaşlarımdan bile pek azı ilgiliydi bu tür ilginç eğlencelere.
 Yaptığım çizimler çok hayali olmuştu. Çünkü geri tepmeyi önlemek için hidrolik pistonları kullanmayı düşünüyordum. İçini gaz veya sıvıyla dolduracağım bu pistonlar, o günkü şartlarıma göre yalnızca birer düştü.
Resim5: Bacak Aralığına Ağırlık Eklenmiş Model. 4.Resimde Bacakların Sonunda Görülen Ağırlık Somunlarının Ön Tarafa Alınması da Ufak Bir Ayrıntı. Bu Ağırlıklar, Kuvvetin Uygulama Noktasının Olabildiğince Uzağa Alınmasıyla Momentinin Artırılması Amacı İle Uzaklaştırılmıştı. Ne Kadar İşe Yarardı Bu Tam Bir Bilmece.
Yapağım tek şey, topun önüne biraz daha ağırlık koymaktan başka bir şey olamadı. Ağırlığı eklemiştim eklemesine ama artık bir deneme daha yapmak içimden gelmemişti. Sanırım bu işten hevesimi almıştım. Özene bözene yaptığım bu maketi ilk ve son defa kullanmıştım. Nedeni bir başarısızlık değil, bu konuya ilgimi kaybetmemdi ne yazık ki….